9/10
·480 syf.··
2018 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2018 20:56
Üniversiteye ilk girdiğim seneydi. Öğrenciler arasında kulaktan kulağa bir fısıltı yayılıyordu. Derse İlber Ortaylı gelecek, derse İlber Ortaylı gelecek... İyi ama kimdi bu İlber Ortaylı? Bu yaşıma kadar ismini neden hiç duymamıştım. Utandım. Kimseye söyleyemedim; ama İlber Ortaylı'nın dersine girerken İlber Ortaylı'yı tanımıyordum. Ah şimdi olsa nasıl koşa koşa girerim dersine bir bilseniz... Neyse, İlber Hoca, senede bir kere üniversiteye ders vermeye gelip binlerce öğrenci karşısında konferans şeklinde ders anlatır. Dersimize ilk girdiği gün tam iki saat boyunca "mühendis" kelimesinin "engineer" kelimesinden çok daha kapsamlı ve kullanışlı olduğunu anlattı. Bambaşka bir tarzı var tabii. Sadece "mühendis" kelimesi üzerinden oldukça detaylı bir ders vermişti... İlber Hoca tarafından Mustafa Kemal Atatürk anlatımını okumak veya dinlemek, her ikisini de seven okurlar veya dinleyiciler için kuşkusuz bulunmaz bir nimet. Bu kitabı da elime aldığımda benzer hisler içerisine girdim ve her kelimesini dikkatle okudum. Uzun bir zaman diliminde sindire sindire okudum. Aslında tarihi hiç sevmem. Tarihin tarihte bırakılması gerektiğini düşünenlerdenim. Zira geçmişe takılı kalan hiçbir millet geleceğe umutla adım atamaz. Geçmişte kalan kişi Atatürk de olsa Fatih Sultan Mehmet de olsa artık onların ötesine geçip modern dünyaya ayak uydurmak gerekir diye düşünüyorum. Kitap birçok okurun beklentisini karşılamamış. Benim beklentimi karşıladı. Çünkü büyük bir beklenti içerisine girmeden okudum. Nasıl bir beklenti olabilir ki zaten? Atatürk'ü de tarihi de az çok hepimiz biliyoruz. İlber Ortaylı'nın vereceği bilgilerle bizi şaşırtmasını beklemek yazara haksızlık olur. Her şeyden önce günümüz şartlarında böyle bir kitaba ihtiyaç var mıydı? Vardı. Siyasi propagandalar sonucu itibarsızlaştırılmaya çalışılan Atatürk ile ilgili böyle bir kitabın böyle bir dönemde basılması takdire şayandır, kabul edelim. İlber Hoca da görsel veya yazılı basın organlarında çıkan türlü iddialar ve ithamlara tek tek cevap vermeye çalışmış kitabın içerisinde. Bana sorarsanız bu şekilde cevap verme gayretine girişmesine hiç gerek yoktu hocanın. Zira günlük iddialara cevap verilerek kitabın içerisinde yer alan konuların evrensellik arz etmesi engellenmiş. Mesela bu kitabı 10 sene sonra okuyacak olan okurlar, neden İlber Ortaylı şimdi bu konudan bahsetti ki diye kendilerine soracaklardır. Bunlara gerek yoktu; fakat dediğim gibi türlü iddialara ve ağır ithamlara böylesine nitelikli bir dille cevap vermek de karşı çıkamayacağım bir durum. Atatürk ve din konusu ülkemizde sürekli tartışma konusu yapılan bir konu. Hiçbir zaman da bitecek gibi durmuyor. İlber Ortaylı'nın bu konuda: "Bireyin dindarlık derecesi tespit edilemez. Yalnız şurası açıktır ki Atatürk dine karşı olacak, pozitivizm uygulayacak diye beklemek gülünç olurdu. Tutun ki daha muhafazakar biri olsaydı; zannediyor muyuz ki her yerde tekkeler besleyecek, her gün bir yerde cami yaptıracaktı? Bu her iki halde söz konusu değildi." diyerek bana göre kapıyı kapatmıştır. Kitapta hoşuma giden bir başka durum ise, İlber Ortaylı'nın sırf Atatürk'ü övmek için Osmanlı'yı ve Osmanlı padişahlarını yerme gafletine düşmemiş olmasıydı. İncelememi İlber Ortaylı'nın bu konudaki en beğendiğim paragrafı ile sonlandırıyorum. Gerçekten bu paragrafı anlarsak ve geçmişimizle hesaplaşma derdine düşmezsek aydınlık bir geleceğe adım atabililriz: "Osmanlı İmparatorluğu da Türklerin imparatorluğudur, bu cumhuriyet de Türklerin cumhuriyetidir. Onu kuran monarkları, başbuğları, mareşalleri unutmayız, biz unutsak bile zaten başkaları menfi veya müspet olarak bu tarihî şahsiyetleri kurcalar. Bu cumhuriyeti kuran kumandanları da unutamayız.Bu vakayı kabul etmek insanın hem tarih yorumunu rahatlatır hem de politikasının ne olacağını daha iyi gösterir."
Tarih
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma
··
1.063 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Teşekkürler güzel inceleme için, ben tarihi severim. Belki de tarih dersi almadığım içindir sizin gibi:) Ama ders almak içn okumuyorum genelde, sadece eğlenceli olduğunu düşündüğüm içn okuruyorum dünya tarihini. Zamanında öğrenemediğim şeyleri bilmek, ya da öğrendiklerimin yanlış olduğunu anlamak için bir de. İlber Ortaylı bu kitabı çıkarınca insanlardan genel olarak farklı yorumlar gelmişti. Bazıları kendisinin şu anki rüzgarla beraber (Hem Atatürk, hem de kendi bilinirliği) yolunu bulmak için böyle bir çoksatan çıkardığını düşünüyordu. Diğerleri ise tam da bu zamanda, tam da kendisi gibi birisinin çıkaracağı böyle bir kitaba ihtiyaç duyulduğu için yazdığını söylüyordu bu kitabı. Gerek sizin incelemenizden, gerek de Necip Hocamınkinden ikinci seçeneğin geçerli olduğu tam olarak anlaşılıyor.Gençlere hitap eden bir kitap yazmış anladığım kadarıyla İlber Hoca, iyi de yapmış. Çünkü bizden çok onlar kuşatılmış durumda her yerden. Saygı duydukları birisinin bir şeyler söylemesini bekliyorlar. Ayrıntıyı sevmiyorlar, sonuç istiyorlar sadece. Onlara ulaşabilmişse yeterlidir benim için bu kitap. Bir de şey düşünüyorum, bütün kitapların evrensellik arz etmesi gerekmez bence. Bazı kitaplar sadece doğru an için çıkarlar, bence de güzel bir dönem bu kitap için. Elinize sağlık.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Evet öyle bir şeyler duymuştum ben de. Can Dündar'ın Atatürk karşıtlığı yapacağına ihtimal vermiyorum zaten.
Son zamanlarda Nutuk'la birlikte paralel okuma yapmak istediğim kitaptı İlber Ortaylı'nın bu kitabı. Açıkçası böyle bir okuma deneyimiyle alakalı tereddüdüm de vardı. Kitaba dair birçok inceleme okudum. Necip hocamın incelemesi de dahil olmak üzere kafama dank etti incelemeniz. Tereddüdü yok ederek yakın zamanda mutlaka temin edip okumalıyım. :) Ellerinize sağlık Semih Bey. :)
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Nutuk'la birlikte paralel okuma fikri çok iyi bir fikirmiş aslında. Bence mutlaka denemelisiniz. Teşekkür ederim katkınız için :)
Tarih hakkındaki fikirlerinizin hiçbirine katılmıyorum. Ancak tarih okumayı sevmeyen biri olarak herhalde sizin gibi düşünürdüm okuduktan sonra. Teşekkürler Semih Bey. Bilgilendirici olmuş.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Sizin gibi düşünenlerin çoğunlukta olduğunu biliyorum Ceylan Hanım. Belki de siz haklısınız, bilemiyorum :) Teşekkürler katkınız için.
Semih, son paragraftaki alıntıyı ben de kitabı okurken alıntı şeklinde paylaşmıştım. Kitapta bunun gibi bazı nokta atışı tespitler var. Ve İlber hocanın bu kitabı daha çok genç insanları hedef alarak yazdığı kesin. Kendi de diyor bunu. Eleştiri yapanlar bu noktada biraz fazla abartıyor. İlber hocadan tez gibi bir kitap beklemişler belli ki... Oysa genel olarak her konuya değinmeye çalışan, bir yandan Atatürk’ü anlatırken diğer yandan ‘tarih okumaları’ konusunda tüyolar veren, yer yer eleştiri getiren, ilginç olmak için saçma sapan iddialar ortaya atmayan bir kitap. İncelemen, kitabın bu yönlerine vurgu yapan, ‘güncelliği’ konusunda bilgi veren ve bana göre ‘bu kitap okuyana ne kazandırır?’ sorusuna net yanıt veren çok güzel bir inceleme olmuş. Emeğine ve kalemine sağlık değerli dostum. Sevgilerimle...
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Necip abi zaten incelemenin son kısmı direkt senin o alıntından kopyalandı :) Bu konuda tam olarak aynı fikirdeyiz... İlber hoca tez gibi bir kitap yazsa herkese hitap etmeyecekti. Her açıdan düşünmek gerekir. Teşekkür ederim katkın için. Sevgiler benden...
Semih Bey,bilgilendirici bir inceleme olmuş.Tarafsız detaylı ve kuvvetli.Emeğinize sağlık. Henüz okuma fırsatım olmadı ama şöyle bir karıştırdığımda bir çok bilgiyle birlikte dönemsel bir anlatımı olduğunu fark ettim.Geçmişle yakın tarihin harmanlanması sonucu ortaya çıkan bir Atatürk anlatımı var gibi. Geçmiş şu anki kimliğimizi oluşturuyor.unutmak ya da geride bırakmak çok mümkün değil ama takılıp kalmamak da önemli.Bu noktada size katılıyorum.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim katkınız için Ayça Hanım. Elbette geçmişi tamamen silelim düşüncesinde değilim. İstesek de olmaz zaten. Fakat yeni Atatürk’lere ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm bir dönemdeyiz. O sebeple biraz daha geleceğimizi şekillendirme taraftarıyım...
Reklam
Aslında ben de tarih okuyamıyorum, hele İlber Ortaylı kitapları ile ilgili deneyimlerim her seferinde hüsranla noktalandı, konudan konuya atladığı için eksikliklerimle tamamını anlamam mümkün olmuyor. Ama tarihe takılı kalmasak bile bir şekilde öğrenmek, yorumlamak, ders almak gerekiyor. Kitabın zamanlaması güzel, inceleme güzel:)
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Kesinlikle katılıyorum. Bu kitap da sadece Atatürk'ü anlatmıyor. Bütün tarihsel konuların üzerinden geçerek anlatıyor. Biraz dağınıklık var tarih bilgisi yetersiz olanlar için. Ben de onlardan biriyim... Ama her şeye rağmen okunmalı. Senden de doğru zamanını bekliyorum o zaman :)