Bir Deli Eniştenin Portresi
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 00:14
Bir insanın tüm görüngülerini, çevresindeki tüm insanları ve nesneleri, zevklerini, öfkelerini, uçarılıklarını, sevdiği sevmediği, yaptığı yapmadığı, hayal ettiği etmediği ne varsa tüm gerçekçiliğiyle, tüm detaylarıyla bir portrede somutlaştırılmışçasına zengin bir edebiyat ziyafeti bu. Bir insanın resmi çizilse ancak dış görünüşünün belli bir safhası görünmekle kalır: #283023012 Oysa edebiyatla, bir insanın hem içindeki çapraşık dünya hem de dışındaki binbir görünüş, yüzünden dökülen onlarca mana sözlerin büyüsüyle ayyuka çıkar. Bilhassa bu eserde. Böyle süslü, böyle betimlemeli bir dilin ardını bürüyen hakikatler olunca eserin verdiği edebî zevke de doyum olmuyor. Abdülhak Şinasi Hisar insan hayatını bir bütün haliyle eserlerine çok iyi yediriyor. Kalemiyle hep bütüne hitap eden anlamı altın bir tepside sunuyor okuruna. Hayata, ölüme, hayallere, hakikatin öznel pencerelerine ve yaşamanın o inişli çıkışlı döngülerine yönelik etkileyici bir anlatımı ve tespitleri var. Ayrıca Fahim Bey ve Biz adlı diğer eseriyle kıyasla betimlemeler çok daha fazla. İstanbul ve özellikle Çamlıca'nın uzun uzadıya hoş betimlemeleri kitabın âdeta dokusuna sirayet ediyor. Fahim Bey ve Biz kadar olmasa da yine muhteşem bir Abdülhak Şinasi Hisar kitabıydı. Ek Not: Ben şahsen anlatılan deli enişteyi tanıdıkça ondan çok tiksindim. İşlediği günahların bu kadar uzun ve sanatlı tasvir edilmesi gerekir miydi? Bence gerekmezdi. Bu konuda yazarın biraz güzellemeci bir tavra büründüğünü hissettim.
Türk Edebiyatı
Çamlıca’daki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 2022420 okunma
·
622 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Artık böyle bir üsluba olanak olmadığı için değeri gittikçe artan bir yazar bence. Yazar, konularda ziyade üsluba ve birey olarak kişileri işlemede oldukça başarılı.
Monsilya
Gönderi Sahibi
Aynen öyle hocam.
Şahsi fikrim kitaptaki karaktere değil de yazarın anlatısına, kelimelerle ettiği uzun ve ahenkli dansa odaklanmak daha doğru olur. Burada enişteye odaklanıldığında yazarın büyüleyici anlatısından, binbir emekle benzediği cümlelerden alının tat biraz eksik kalır diye düşünüyorum. Daha daha uzun yazsa yine sonuna kadar okunurdu. Abdülhak Şinasi Hisar nevi şahsına münhasır bir kişilik. Muhtemelen bu kitap basıldığında pantolonunun, ceketin, paltonusun ceplerinde kitapta geçen cümleleri daha da güzelleştirmek için yazdığı küçük küçük kağıt parçaları kalmıştır. Baskıya yetisememiş veya Fahim Bey misali kitap basılmış olsa dahi o daha basılmamış gibi cümlelerle kelimelerle oynamaya, onları daha estetik, daha uzun ve lezziz hâle getirmeye devam etmiştir. Buradaki enişte gibi karakteri yok değil, geçmişte de vardı, şimdi de var, yarında olmaya devam edeceklerdir. Sevilmeyen özelliklerinin yanında, sevilen ve kimsenin aklına gelmeyen şeyler de yapabiliyor bu tarz karakterler. Böyle bir kitabın yazılmasına sebep olmuş, konu olmuşlar. Abdülhak Şinasi Hisar daha çok okunmalı, onun dili incelenmeli, bu kadar uzun ve anlamlı cümlelerin kurulumu konusundaki ustalığı takdir edilmeli.
Monsilya
Gönderi Sahibi
Ben zaten Abdülhak Şinasi Hisar'ın kalemini çok beğeniyorum. Muhteşem bir betimleme ustalığı var yazarın. Kitabı okurken de çok keyif aldım. Edebiyat böyle anlatımlarda daha çok ortaya çıkıyor. Zaten yazımda da bundan bahsettim. Kesinlikle takdir edilmesi ve daha çok okunması gereken bir yazar. Eleştirdiğim mesele çok küçük bir şeydi. Karakterlerin elbette kötü özellikleri olacak, yazarın bunlardan bahsetmesi kadar doğal bir şey yok. Sadece aldatmanın bu kadar süslenip püslenerek anlatılmasını hoş bulmadım. Bunun haricinde bütün betimlemeler muazzamdı. Bir okur olarak kitapları övdüğümüz kadar yermeye de hakkımız olduğunu düşünüyorum. Bu, yazara saygı duymadığımız anlamına gelmez ki.
Eniştenin bir "deli" olduğunu unutmamak lazım.
Monsilya
Gönderi Sahibi
Bunun farkındayım. Ancak yazar bu aldatma olaylarını gereksiz uzun betimlemişti bence.