Gönderi

10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2018 23:58
Kitabı Öteki Yayınları / Serpil Demirci çevirisiyle okudum. Çevirmen tavsiyesi için öncelikle Kübra 'ya teşekkür ederim. Bana söyleyecek değişik pek bir şey kalmadı kitapla ilgili, söyleyebileceğim bir ilk eser olarak çok başarılı olduğu... Okurken okurken birden sonuna geldiğimi görüp şaşırdığım... 1845'ten 2018'e hala içimizi sızlatabildiği... İnsacıklar... Çünkü Makar da Veranka da insanlıktan uzak bir yaşam sürdürmektedirler. Her sabah bir komşunun öldüğü, açlık ve sefalet içinde kutu kadar yerlerde yaşayıp, olmayan paralarını bile paylaşmaya çalışan insanlar. Yemek yemeye para bulamazken yeni bir çift ayakkabı alacak parayı nereden bulsundu Makar Devuşkin. Mecburen tabanı kopmuş çıkmış ayakkabıyla gezecek, dirsek kısmından kollarının gözüktüğü ceketi giyecekti. Fakirlik utanç sebebi midir? Aşağılanmaları için haklı bir sebep midir? Kendisi açken komşusuna kitaplar, çiçekler, şekerler gönderen koca yürekli adam Makar Devuşkin. Düşündüm böyle kimseler kaldı mı hayatta hala, ya da belki o zaman da yoktu ama olmasını dilediği için böyle yazdı Dostoyevski. Tıpkı Palto'nun kahramanına kendi dilediğince bir son hayal ettiği gibi. İçim acıdı, hayal etmeye çalıştım parasızlıktan kolları yırtık ceketle, tabanı kopuk ayakkabıyla onca yolu yürümesini, üç kuruşçuk için neredeyse dilenmesini.. Üşümesini, aç kalmasını, utanç duymasını... Utanması da aslında fakirlikten değil de fakir olduğu için insan yerine konmamasındandı, küçümsenip, aşağılanmasındandı; bundan dolayı Ekselansları elini öptürmeyip, onunla tokalaştığında bütün ızdırabı silinivermişti sanki. Uçurum İnsanları 'nda Jack London'ın anlattığı ruhsuz, sadece gözlemci sefalet değil insanın iliklerine işleyen, birebir yaşanmış bir sefaletti anlatılan. Sevgili Quidam'a, fikir anası https://1000kitap.com/incierdem/Duvar/ hocama ve kendisi arayı Dosto ile bir türlü düzeltemese de kraliçem Ebru Ince'ye #28324848 etkinlik için teşekkürlerimi sunuyorum. :)
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
··
54 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çeviriyi beğenmene sevindim Nigra. Kitaptaki fakirliğin ve düşüncelerin anlatılışı insanın yüreğini burkan cinstendi. Kalemine sağlık.
NigRa
Gönderi Sahibi
Kitabın en çarpıcı yeri bence şuydu #28545957.
"Mutlulukların en büyüğü, kendini feda etmekten duyulan mutluluktur." demiş Dostoyevski. Şahsen buna katılıyorum. Hem insanlarda, hem de diğer canlılarda böyle bir istek oluştuğu zaman durdurulamaz oluyor. Her birimizde yok tabii. Ancak içinde bu istek oluşanlar, kendilerini azar azar veya bir kere de feda edebiliyor. Kendilerinden daha yüce bir şeyin içine dahil olduklarını hesap ederek. Bir annenin, kendi veya başka bir çocuğun hayatını, kendisininkinden daha kutsal görmesi gibi aslında. Söylenebilecek çok şey var. Siz de kitabın güzel bir anlamsal özetini yazmışsınız. İnceleme için teşekkür ederim, Nigra Hanım. Emeğinize sağlık.