Gerçek edebiyata her zaman saygım var. Kitabın konusu çok ilgi duyduğum konulardan değil ancak parmak bastığınız, içtenlikle ve son derece haklı olarak dile getirdiğiniz çürüme maalesef acı gerçeklerimizin belki de en kötüsü. Sermayenin güdümündeki yayın organları, yersiz uzun yerli diziler, değerlerin içinin boşaltılmış olduğu bir iklim, kafası allak bullak olmuş kuşaklar, sağduyu ve erdemi susturup sindirmiş popülizm ve güç odakları, sadece aklıma ilk gelenler. Burada saymakla bitmez. Maalesef yaşantımız, tükettiklerimiz her geçen gün hem daha kalitesizleşiyor hem de çok yüksek bedeller ödetiyor. Zamanımızı, ömrümüzü, umudumuzu, yüreğimizi tüketiyor. İyi-kötü, nitelikli-bayağı, öğretici-uyuşturucu ayrımını yapan, düşünen, sorgulayan, doğruda ısrar eden, dayatmalara teslim olmayan, sağduyulu tercihlerde bulunan bir toplum vasfı kazanmadıkça sürüp gidecek kısır bır döngü. Kaleminize, emeğinize, yüreğinize sağlık... 👏👏👏👏👏