Gönderi

DİZİSİ YÜZÜNDEN HARCANAN KİTAP!!!
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:46
Herkese selamlar kitap dostlarım… Yıllardır dizisinden dolayı önyargıyla yaklaşıp okumayı ertelediğim, fakat okuyunca tıpkı tahmin ettiğim gibi dizinin tam tersine çok derin bir içeriğe sahip olduğunu gördüğüm kitabın incelemesini yapacağım. Baştan söyleyeyim bu incelememde dizi kitap karşılaştırması çok olacak çünkü dizinin bu denli kitabın önüne geçmiş olması beni aşırı derece irite ediyor. Dolayısıyla bir edebiyatsever olarak bunu boynumun borcu olarak görüyorum. Kitaba geçmeden önce çok dolu olduğum iki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; muhteşem edebi eserlerimizin reytinglere kurban edilmesi… Dev yazarlarımızın emek emek yazdıkları; alt metinde psikolojik, sosyolojik, tarihi, edebi, kurgusal, sanatsal ve daha bir sürü derin konuların işlendiği başyapıtları alıp; tamamen yüzeysel, ahlaksızlığı aşk diye gösterip güzelleyen, toplumun ahlaki değerlerine dinamit yerleştiren, ve bunları yapabilmek için kitaptaki birçok şeyi değiştiren ( farklılardan bahsedeceğim birazdan ) dizi sektörümüze buradan isyan etmek istiyorum! Lütfen elinizi bu değerlerimizden çekin artık! Ya kitaplara tamamen sadık kalıp onlarla oynamayın, ya da kitapları dizilere uyarlamaktan vazgeçin! Ve bu dizileri izleyip üstüne fanatiği olan, karakterlere gıyabi cenaze töreni kılacak kadar ileri giden izleyiciler! Artık uyanın, evlerimizin salonlarına kadar girip ahlaksızlığı, ensest ilişkileri, mafyatik tipleri normalleştiren, çocuklarımızın zihnine bebekliğinden itibaren bunları empoze eden bu işleri izlemeye ve savunmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Dolu olduğum ikinci konu ise şu: Kitabın 1K’daki incelemelerine baktım ve şok oldum… En çok etkileşim alan incelemelerin birçoğu diziyi yorumlamış, kitap ile alakası yok. Bildiğiniz kitabı okumadan dizi üzerinden kitap incelemesi yapmışlar! Arkadaşlar bu kadar mı seviyosunuz bu diziyi, insanları kandıracak yalan söyleyecek kadar mı? Ya da bu kadar mı etkileşim kasıyorsunuz? Anlam veremiyorum gerçekten insan nasıl böyle bir psikolojiye girer… Şimdi yavaştan kitaba girelim. Yazar ile ilgili çok ayrıntıya girmeden kitaba geçeceğim çünkü Mai ve Siyah incelememde #273893415 kendisinden detaylı şekilde bahsetmiştim. Aşk-ı Memnu edebiyatımızın Servet-i Fünun döneminde yazılmış, ilk Batılı romanı olarak kabul edilir. Gerek dönemin toplumsal yaşamını olsun, gerek bireylerin iç yüzünün görülmesi açısından çok çarpıcı bir eserdir bana göre. Karakterlerin her birinin sayfalarca tasvir edilen iç çatışmaları, kaygıları, ihtirasları; hata olduğunu, kötü olduğunu bile bile yaptıklarına kılıf uydurmak için kendilerini kandırmaları vs. mükemmel psikolojik tahlillerle okuyucuya aktarılmıştı. Mai ve Siyah’ta olduğu gibi bu kitabında da gerçekçilik akımını öyle güzel kullanmış ki yazar; hiçbir karakteri güzellememiş, her şeyi olduğu haliyle aktarmış. Ne Bihter dizideki gibi bir kurban, ya da tam bir günahkar; ne de Behlül romantik bir baştan çıkarıcı, ne de Nihal tam bir melek… Hepsi birer insan aslında tıpkı bizler gibi… Eksik, kusurlu, arayışta… Toplumsal kalıplar ile arzuların, vicdan ile tutkunun çatışmasını tüm çıplaklığıyla okuyoruz Halid Ziya’nın tarafsız kaleminden. O dönemin insanını, kadının toplumdaki yerini, “namus” kavramını, sınıf farklarını, iki yüzlülüğü, o kadar ustalıkla satırlara yerleştirmiş ki yazar hayran kalmamak mümkün değil… Kitaplarda ve dizi-filmlerde ihanet, yasak aşk, şiddet, vs gibi toplumu kötü etkileme potansiyeli olan hassas konular işlenirken ince bir çizgi var fikrimce: Bir güzelleme mi yapılıyor yoksa tarafsızca ya da ders verici bir hikayemi var? Çünkü gerçek hayatta da böyle şeyler oluyor maalesef ve bunları işlemeyip halı altına süpürmek doğru bir iş olmaz; aksine tıpkı bu kitapta olduğu gibi gerçekçi şekilde işlemek gerekiyor. Hatta ders verici şekilde de işlenmesi toplumsal fayda açısından daha da güzel olabilir. Fakat bir güzelleme var ise ve bu çoluk çocuk herkesin birlikte oturup tv izlediği saatlerde yayınlanan bir dizi ise işte orada büyük sıkıntı vardır. Dizi sonuçta deyip geçmeyin çünkü yapılan bilimsel çalışmalarda izlediğimiz şeylerin bireyi ve toplumu ne derece etkilediğiyle ilgili çok çarpıcı sonuçlar var. Toplumsal çürüme böyle böyle başlıyor ve zaman içinde bir ur gibi büyüyor biz farkına varmadan… Devam edelim… Kitapla dizi arasındaki farklılıklardan biraz bahsederek kitabın kalitesi ve dizinin basitliğine ve ahlaksızlık güzellemesine değineceğim. Kitapta Bihter babasını çok küçükken kaybetmiş, onu hatırlamıyor bile. Fakat dizide Bihter, annesinin babasını aldatması sonucunda babasının kalp krizinden öldüğüne bire bir şahit oluyor. Ve sonrasında annesinden intikam almak için onun hoşlandığı adam olan Adnan Bey ile evleniyor. Ayrıca kitapta Bihter, Adnan Bey ile evlilik kararı aldığı sırada hep maddi olarak nasıl rahat edeceğini, takacağı mücevherleri, muhteşem bir köşkün hanımı olacağını vs. düşünür, annesine olan nefreti dizideki kadar belirleyici değildir. Toplumun evlilik baskısı da bu kararında çok etkilidir. Yani kitap Bihter üzerinden hem bireyin iç dünyasını tüm çıplaklığıyla gösteriyor hem de toplumun kadın üzerindeki baskısının ne denli etkili olduğunu çarpıcı şekilde vurguluyor. Dizi ise başından itibaren kitabın ayrıntılarını değiştirerek Bihter’i ve yasak aşkını masumlaştırmak için zemin hazırlıyor. İzleyici böylece diyor ki Bihter bir kurban, asıl suçlu Firdevs Hanım. Ya da asıl suçlu onu yarı yolda bırakan Behlül. Ha bu arada Behlül demişken kitapta Behlül Adnan Bey’in öz yeğeni, dizide ise yanında büyümüş uzaktan bir akraba gibi bir şeydi sanırım. Yani burada da biraz Behlül’ü masumlaştırmak var. Ama Halid Ziya hiç acımamış yine insan denen varlığın nasıl da çirkinleşebildiğine ayna tutmuş. Çünkü Behlül kitapta tamamen duygusuz yüzeysel bir karakterdir ve sonunda da kaçıp gider, dizideki gibi saç sakal karışmış halde Bihter’in mezarında ağlamıyor yani. Dizi yüzünden Bihter belki de Türk edebiyatının en yanlış anlaşılan karakterlerinden biri. Dizide çoğu zaman “yasak aşkın simgesi” olarak gösterildi. Güzel, ihtiraslı, tehlikeli bir kadın… Ama Halid Ziya’nın Bihter’i öyle değil. Onun aşkı Behlül’e değil, sevilmeye ve değer görmeye duyulan bir özlem aslında. Annesinin hırslarıyla, toplumun ikiyüzlülüğüyle büyümüş bir kadın… Evliliğinde aradığı duygusal tatmini bulamayınca içindeki boşluğu doldurmak için aldığı yanlış kararların cezasını hayatıyla ödüyor. Dediğim gibi yazar onu güzellemiyor da kötülemiyor da… İç dünyasında yaşadıklarını anlamamızı sağlıyor, insanın iç dünyasına ayna oluyor; tabii kendinizle yüzleşmeye cesaretiniz varsa… Kitap o kadar derin ki, dizinin bu kadar basite indirgemesine aslında bu öfkem. Kitapta bir tane bile erotik sahne yok fakat dizi bunlarla dolu. Kitabın sonunda dizideki gibi Nihal ile Behlül’ün düğünü felan da yok, yani Bihter aslında Behlül’e olan aşkından değil; vicdanından, utancından intihar ediyor bence. Velhasıl kelam; kitap dizideki gibi bir yasak aşk güzellemesi değil, insanın arzularına yenildiğinde nasıl çürüdüğünü gösteriyor… Bu arada kitaptaki en masum karakter bence Nihal’di çünkü henüz bir çocuktu. Biraz fazlaca şımartılmış olmanın ve gerçek hayattan izole şekilde büyütülmenin etkisiyle gerçekleri çok daha ağır yaşadı. Ve Adnan Bey de dizideki gibi bir beyfendi değil, kızı olacak yaşta biriyle evlenen sapkınlık içinde birisiydi bence. Ama tabii zengin olduğu için sıkıntı yok!!! Bu da toplumun iki yüzlülüğünü yansıtan güzel bir detaydı. Biraz uzun, dizi ile karşılaştırmalı, içimi döktüğüm bir inceleme oldu. 8 yaşındaki yeğenimin mafyatik bir dizi karakterine özenip “Eşref tek siz hepiniz” repliğini son zamanlarda sık kullanmasıyla iyice dolmuştum, o yüzden yerli dizilere öfkemi de boşaltmış oldum aslında. Buraya kadar okuduysanız hakkınızı helal edin kitap dostlarım. :)) Benim gibi dizi yüzünden önyargılı olup okumayı ertelediyseniz eğer mutlaka en yakın zamanda okumanızı tavsiye ediyorum. Edebiyatımızın başyapıtlarından birini diziye kurban vermemek biz edebiyat tutkunlarının boynunun borcu! Lütfen okuyun, okutturun… Kitap ile kalın, iyi akşamlar…
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma
··
3.900 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı diziye çevirerek derinliği baltalamaya çalışmışlarsa, okuyarak derinliğini anlatmak da biz okurlara düşüyor o zaman♥️⚘️. Ben bu kitaba dizi yüzünden şans vermiyordum, incelemeniz vesilesiyle şans vermeyi düşünüyorum. Farkındalık ve farklılıkları yazdığınız için teşekkürler Emine İnen hanımcım, kaleminize sağlık 👏🏻🌷🤗 Keyifli istifadeli okumalar diliyorum
Emine İnen
Gönderi Sahibi
İncelemeyi yazarken amacım tam olarak buydu Fatma Hanımcım, oluşan önyargıyı bir nebze olsun yıkmak… Eğer vesile olduysam ne mutlu bana🙏🌸 Vakit ayırıp okuduğunuz ve güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum…🤍 Bol okumalı, huzurlu günler diliyorum…💫📚❤️
Zaten ne bekliyoruz ki, TV bir toplumu yozlaştırmak için birebir! Özel platformlara bile senaryo getiren ve karşılığında onlara ne dediklerini duymuşsunuzdur belki 🤨 Halid Ziya Uşaklıgil okumalarında dizisi yapılmayan kitaplarından seçmiştim özellikle 🤭 Mai ve Siyah'ı okuyunca, yazarın eserlerinin hiçbiri kötü olmamalı demiştim. Bu inceleme sonrası bu kitabını da temize çıkarmış oldunuz, tebrik ediyorum hanımefendicim.. Özveriniz esere saygısını iade etmiş bulunuyor.😇✨🍀 Emeğinize sağlık.. ☺️🌹
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Verimli bir inceleme olmuş elinize sağlık 🍀
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ediyorum vakit ayırıp okuduğunuz için..🙏🌸
Teşekkürler bu güzel inceleme için.. İncelemenizi tek kusuru ; kısa oluşu.. keşke biraz daha yazsaydınız.. 1000k da inceleme okumanın zararlarına bir örnek bu inceleme ; O da ' okuma planınızı etki yapıyor '. Tekrar teşekkürler.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ediyorum gülümseten, ironik yorumunuz için… 🙏😇🍀
Yanlış hatırlamıyorsam kitapta Behlül Nihal'e gerçekten aşık oluyordu. Dizide onu da yanlış gösterdiler. Kitaptan uyarlama olan bütün dizilerde var bu durum. Ben de Orhan Kemal'in Kötü Yol kitabını okuduktan sonra dizisini izleyeyim dedim ama dizinin kitapla hiçbir alakası yoktu, bütün karakterlerin huylarını değiştirmişlerdi. Kitapta iyi olan bir karakteri dizide kötü karakter olarak göstermişler. Emeğinize sağlık çok güzel yazmışsınız. 😇
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Gerçekten aşık olmuyordu ama hoşlanıyordu diyelim, ki Behlül zaten elde edene kadar bütün kadınlardan hoşlanan bir karakterdi. Kesinlikle öyle maalesef, çok kızdığım bir durum. İşin hukuki boyutunu telif hakları açısından bilmiyorum ama keşke yazarların aileleri izin vermese bu duruma… Çok teşekkür ederim yorumunuz için. 🙏🌸
Reklam
Gerçek edebiyata her zaman saygım var. Kitabın konusu çok ilgi duyduğum konulardan değil ancak parmak bastığınız, içtenlikle ve son derece haklı olarak dile getirdiğiniz çürüme maalesef acı gerçeklerimizin belki de en kötüsü. Sermayenin güdümündeki yayın organları, yersiz uzun yerli diziler, değerlerin içinin boşaltılmış olduğu bir iklim, kafası allak bullak olmuş kuşaklar, sağduyu ve erdemi susturup sindirmiş popülizm ve güç odakları, sadece aklıma ilk gelenler. Burada saymakla bitmez. Maalesef yaşantımız, tükettiklerimiz her geçen gün hem daha kalitesizleşiyor hem de çok yüksek bedeller ödetiyor. Zamanımızı, ömrümüzü, umudumuzu, yüreğimizi tüketiyor. İyi-kötü, nitelikli-bayağı, öğretici-uyuşturucu ayrımını yapan, düşünen, sorgulayan, doğruda ısrar eden, dayatmalara teslim olmayan, sağduyulu tercihlerde bulunan bir toplum vasfı kazanmadıkça sürüp gidecek kısır bır döngü. Kaleminize, emeğinize, yüreğinize sağlık... 👏👏👏👏👏
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Murat Bey katkınız için. 🙏 Söylediklerinizin hepsine katılıyorum, çok haklısınız.. Ve maalesef ki dediğiniz gibi bir kısır döngü içindeyiz. Çok umudum olmasa da bahsettiğiniz bütün vasıfları kazanmış bireylerden oluşan bir toplum olabilmek ümidiyle diyelim yine de..💫🍀