Gönderi

Maskülen Erilliğin Farklı Yüzleri
8/10
·204 syf.·
2026 3. kitabı
Maskülen Erilliğin Farklı Yüzleri --- Carl Gustav Jung (Aspects of the Masculine) Klasik bir “erkek psikolojisi” gibi görünse de Jung’un erkekliğe dair kesin hükümler verdiği bir el kitabı değil. Daha çok onun düşünce dünyasında dağınık halde duran metinlerin diğer tüm çalışmaları içinde maskülen ve erillikle olan düşüncelerin editörler tarafından bir araya getirilmiş bir derlemedir. Zaten kitabın orijinal adı Erilliğin Görünümleri tek bir erkeklik tanımı sunmak gibi bir iddiası olmadığını açıkça söylüyor. Ergenlikten yetişkinliğe erkeklerin yaşadığı büyük benlik değişimleri hakkında derinlemesine açıklamalar vardır. Ama bunlar herkesin yaşadığı değil, kişilik sorunları olan hastalar, rüyalar üzerinden çıkan çatışmaların nasıl ilerlediği üzerine tanımlamalardır. Bu derlemede Jung, erkekliği ahlaki öğütler ya da toplumsal roller üzerinden değil mitler, rüyalar ve arketipler aracılığıyla ele alıyor. Kendi tanımladığı arketipler üzerinden Eril benliğin ne gibi çatışmalar yaşadığını ve bu çatışmaları diğer psikologların hastalara yanlış teşhislerde bulunduğunu da anlatıyor. Daha en başta –ki bu rüyası diğer Jung okumalarımda da vardı kendi benliğini erilliğini keşfettiği rüya olarak çalışmalarına konu olmuştur.- çocukluğunda gördüğü meşhur rüyayla bizi yeraltına indiriyor. Karanlık bir tapınak, altın bir taht ve üzerinde oturan, hem kutsal hem korkutucu devasa penis figürü. Jung’a göre bu sahne erilliğin babadan değil çok daha ilkel ve bilinçdışı bir kaynaktan doğduğunu simgeliyor. Bu bilinçdışı dediğimiz farklı kültürlerde de ortak olarak birleşen hikayeler mitler bütününe bağlanır. Kitabın bir sonraki bölümü kahraman miti yer alıyor. Carl Gustav Jung Kahraman’ı, psişik yaşam enerjisinin yani libidonun en güzel sembolü olarak açıklar. Ancak bu yolculuk romantik bir başarı hikayesinden çok aksine anneyle (bilinçdışı anne figürü ile) zorunlu bir hesaplaşmayı içeriyor. Kahramanın ilerleyebilmesi için geriye, güvenli olan çocukluk dünyasına dönme arzusundan vazgeçmesi gerekiyor. Anneden kaçma veya anneden kurtulma savaşı olarak adlandırdığı bu durumu bir trajedi olarak anlatıyor. Anneye dönmek ister ama dönerse erilliğini libidosunu çözememiş olur ve yok olur aynı zamanda erilliğini anlaması ve benliğini bulması için ilerlemek ister ama yeni bir durum olduğu için de korku ve suçluluk duyar. Jung’un belki de en çarpıcı tespitleri benim için yaşamın ikinci yarısına dair olanlar. Günümüzde orta yaş krizi diye adlandırdığımız 35-40 yaşları kadın ve erkek için kendi ikililikleri ile karşılaşmasını açıklar. Yaşamın ortasına gelindiğinde ise psike yön değiştirir. Kadınların daha erilleştiği (fiziki ve düşünce olarak) erkeklerin de daha feminenleştiği bir döneme girerler. Bu değişim çoğu zaman bilinçdışında gerçekleşir. Güneş metaforuyla anlatılan bu süreçte yaşamın sabah programı artık akşam için geçerli değildir. Artık dış dünyayı anlamak yerine iç benliğindeki bu çatışmayı çözmemiz ve kabullenmemiz gerektiğini açıklar. Kitap bir derleme olduğu için bu bölümde sadece erillik değil kadın değişimini de açıklamalar bulunması beni tatmin etti. Bundan sonra Jung tan Feminen kitabına bakacağım çünkü. Bir sonraki başlıkta anima–animus, Logos–Eros (sol ve luna) ve baba arketipi gibi Jung un kavramlarına değinerek kadın ve erkeği karşı karşıya koymaktan ziyade, her insanın içinde işleyen karşıt güçleri açıklamaya çalışıyor. Ki Jung un persona ve gölge arketipi d ebir karşıtlık ve bu zıtılığı kabul edersek tamamlanmış olarak hayatımıza devam edebiliriz. Bir önceki orta yaş değişimini anlamak için bu kavramları Jung tarafından açıklanması gerekiyordu. Kitaba bu kısımların eklenmesi Jung un çalışmalarından bilgisi olmayanlar için iyi olmuş ama kitabın başında değinilmesi daha iyi olabilirdi. Daha önce okuduğum Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabında geçen Jung kavramları dolayısıyla küçük çaplı araştırmalar yapmıştım. Daha sonra okuduğum Malina kitabında ise bu araştırmalarım sayesinde kitabı daha iyi anlamış olmuştum. bakınız incelemem için: #225196087 Son kısımda Jung un yine meşhur bilge adam(yaşlı adam) arketepi ve Merkür Cini ile ilgili hikayelere yer vererek bu kavramları da açıklıyor. Kitabın başlarında gençlik kısmında erkeklikteki eşcinsel düşünce ve rüyaların açıklaması olarak da anlatılan genç ve yaşlı adam ilişkisine bağlanabiliriz. Yaşlı bilge adam mit ve hikayelerde kahramana yol gösteren çelişkiye düştüğünde bilgisiyle yardımcı olan bir roldedir. Merkür cini ise hem hilebaz arketipini hem de yaşlı bilge arketipini simgeler. Hristiyanlıkta ise hem kurtarıcı hem şeytan figürüne dönüşür. Maskülen kitabı erkekliği yücelten ya da tarif eden bir kitap değil. Erilliğin bir hikayesi değişimi dönüşümü ve kabullenmelerini tarif ediyor. Kahraman olarak yola çıkan erillik baba olarak bütünleşip bir bireyleşmeye ulaşıyor. Hem bilinçdışı hem iç dünyasında yaşadığı çelişkilerken yaşamayı öğreniyor. Jung kitapta Freud’un düşüncelerinden de bahsederken Kadın bilinci ile çalışma yapmadığı için eksik olduğunu da açıklamış oluyor. Belki Jung un düşüceleri o yüzden bana daha yakın geliyor. İyi okumalar dilerim… Kültür Ebesi
Psikoloji
MaskülenCarl Gustav Jung · Pinhan Yayıncılık · 2016431 okunma
··
1 +1'leme
·
542 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kültür Ebesi
Gönderi Sahibi
Şuan okuduğum Feminen bu kitabından daha derin ve farklı yanları kapsıyor. Maskülen de sadece erkek gelişimini anlatırken çok az kadının içindeki animus'a (eril bilincine) değiniyordu. Feminen de ilk başta kadına hiç değinmeden erkek içindeki anima'sına (kadın bilincine) değindi. hatta kadınlar hakkında çok az söylemi olacak diye düşünürken Avrupa'da Kadın metninde kadının şuanki yeri düşüncesi ve psişesi ile ilişkisi ve kavgasına değinmesi benim için çok tatmin edici oldu. daha 65. sayfadayım bakalım devam edelim Feminen'e