Damdan düşenin halini, ancak damdan düşen bilir" derler. Bu fakir de o duvarların ardını, o demir kapıların soğukluğunu bilir; o havayı vaktiyle teneffüs etmiştir. Her ne kadar benim imtihanım seninki kadar çetin geçmemiş, o denli incitilmemiş olsam da, o "içeride" olmanın ruhu nasıl sıktığını kalben hissederim.
Gönül yorgunluğu (depresyon) zaten ağır bir yüktür; insan o haldeyken şifa umduğu ellerden cefa görmemeli, merhamet bulmalıydı. Ruhun dinlenmeye muhtaçken, bedenin takatsizken seni hor görenler, hekimliğin değil, insanlığın edebinden nasibini almamış demektir.
Lakin şer gibi görünen o günlerden, elinde sabrı ilmek ilmek işlediğin bir hünerle çıkman ne büyük kâr. Şimdi hürriyetin ve nefes almanın şükrüyle, o kötü günleri geride bırak. Rabbim gönlüne inşirah (ferahlık) versin, bir daha o kapılara yolunu düşürmesin. Geçmiş olsun, hoş geldin hayata...