Bir şairi okurken, bir şair düşüyor aklıma inceden... "Yoruldum, gereklilik kipinde yaşamaktan." Sahi, neden yorgunuz bu kadar?
"Fakat yoruldum albayım," diyor Oğuz Atay, "artık hiçbir şey yapmak istemiyorum. Gerçekten hiçbir şey yapmak istemiyorum." Yitirmeye bağlıyor yorgunluğu Ümit Yaşar Oğuzcan, "Yoruldum, her bulduğum yerde seni kaybetmekten." Başka bir yorgunluk İsmet Özel'inki, "Yoruldum dünyayı tanımaktan." "Şimdiyse dinlenemeyecek kadar yorgunum," der Nermin Yıldırım, ve John Steinbeck sanki içimizi okur, "Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık."
Olanca yorgunluğumla aldım kitabı elime... Hani kitaplar dinlendiricidir, terapi gibidir vesaire derler ya, hepsi hikâye! Okudukça daha çok yoruluyor, harese misali; okudukça kanıyor, kanadıkça kana susamış gibi daha çok okuyoruz. Hele ki o kitap, dünyanın derdini derdi bilen bir yazarın kaleminden çıktıysa: "... kitabımda sadece benim değil, mazlum coğrafyalarda yaşayan insanların da iç seslerini duyurma, isyanlarını dile getirme çabama ortak olacaksınız." Her kitap bir ortaklık değil mi zaten? Kimi suç ortaklığı, kimi dert ortaklığı. Dertsiz olsak kitaplarla işimiz ne değil mi? Hangimiz mutluluktan uçarken sabaha kadar kitap okurken bulduk kendimizi?"Çünkü siz sustuklarımı hiç duymadınız."Sözümü Kesme Hayat,
Şairin okuduğum ikinci şiir kitabı: #298748642 Sustukları duyulmayınca bu defa haykırıyor dünyaya; yok olan çocuklara, çocukluklara, savaşlara, siyonizme!
"Bir taş alıp atamıyorsam zalimeTüküremiyorsam utanma bilmez yüzüneYazıklar olsun ellerime!"
Ne taraflı bir acı onunki, ne taraflı bir sancı!
Dilinde Gazze,
Doğu Türkistan dilinde...
"Bir rüya gördüm kan ter içindeDoğu Türkistanlı çocuktum vahşet yerinde!"instagram.com/reel/DPjkyZdiFq...
"Öyle bir çocuk olasım var şimdi."
Sizin olsun en sevdiğim renkler
Hatta gökkuşağı,
Söylemeye kıyamadığım türküler...
Belki de çocukluğumuzu değil o günkü dünyayı, o anki ruh dünyamızı özlüyoruzdur kim bilir... instagram.com/reel/DUoRteWjNm...
Çok denedim çocukluğumun çizgi filmlerini izleyip yeniden gülebilmeyi, hiç olmadı. Aksine daha da hüzünlendim. Haklı şair, "büyüyerek azalıyor insan," "düş kırıklıkları ve anlam kargaşaları aynı tabakta servis ediliyor." Büyüdükçe yitiyor aradığımız anlam arayışı, büyüdükçe küçülüyor hayallerimiz. Büyüdükçe çıkıyoruz insan olmaktan.Kayıtlara geçilsin Hakim Bey, ben insandımBizler insandıkÖlüm döşekleri serilirdi her gece altımızaKana kana yaşayamadığımız hayatıKana kana harcayalım diye en tatlı uykularda.Güneşin eşsiz ziyafetine tanıklık ederHer sabah yeniden açardık gözlerimiziBir kuru günaydınla.