Selammm arkadaşlar!..
Günün bütün o kafa şişiren yorgunluğunu şu satırları yazarak dağıtayım diyorum. (; Buraya kadar gelip sıkılmadan okuyan gerçek okur dostlara selam olsunn diğerleri zaten çoktannn kaydır geç yapmıştırr, canları sağ olsun ne diyelim. (;
Yaşar Kemal’in Teneke’sini baş ucuna bıraktım ama dertleşecek birilerini ararken kendimi burada buldum. İncecik bir şey aslında şöyle bir bakıp çıkarım diyorsun ama usta bırakmıyor yakandan tuttuğu gibi seni o Çukurova’nın tozuna toprağına fırlatıyor resmen.. :) Okudukça Vaay bee diyorsun, yıllar geçmiş ama şu kasaba kurnazlıkları, şu bitmek bilmeyen koltuk sevdaları zerre değişmemişş. Usta bugünleri o günden görmüş, her şeyi nakış gibi birer birer işlemiş.
"Düşenin dostu olmaz.."
(s.56)
Sadece bir kitap cümlesi değil bu haysiyetin, o bir başına kalışın, dik durmaya çalışan adamın sırtındaki o yalnızlığın özeti.. Tıpkı Sabahattin Ali’nin o mağrur karakterleri ya da Orhan Kemal'in ekmek peşinde yorulan insanları gibi. Hepsi aynı yerden yaralı aslında, hepsi aynı yerden sessiz..
Hikayenin içinde gezinirken fonda istemsizce Ahmet Kaya’nın o sesi yankılanıyor zihnimde Giderim.. Hani diyor ya üstad; "Sinsice olmaz gidişim, kapıyı çarpar giderim.!" İşte o gencecik idealist kaymakamın Çukurova’nın bataklık ağalarına karşı verdiği mücadelenin özeti tam olarak bu. Bir yanda (koltuğuna parasına) tapanlar, diğer yanda tek başına koca bir sisteme kafa tutan o saf çocuk. Ve sonunda o kulak tırmalayan teneke sesleri!..
Aslında o sesler sadece bir adamın gidişine yükselmiyor. Kemal Sunal’ın o efsane Deli Deli Küpeli filmindeki isyanını getirin gözünüzün önüne; Halkı kazıklamak diye özgürlük hangi kitapta var? Bu ülkede kanun var namuslu adamlar korunsun diye kanun var! Kanun namussuzu koruyacaksa o kanunu kaldırıyorum!!!" o isyanın, o bitmeyen hak ve hukuk kavgasının tam göbeğidir bu anlatılanlar.
youtu.be/g0AbF7q38r8?si=...
Şu videodaki o bakışlar ve o dik duruş aslında Yaşar Kemal’in satırlarından fırlayıp gelmiş gibi değil mii!?
Neyse sadede geleyim. (;
Kitabı kapatınca şunu anlıyorsunuz o arkadan yükselen teneke sesleri aslında kaymakama değil bizim her gün biraz daha eksilen vicdanımıza çalınıyor.Biz sustukça, biz aman tadımız kaçmasın dedikçe o çirkin tantana daha da büyüyor.Yaşar Kemal bize şunu gösteriyor dünya hala dönüyor ama ADALET dediğimiz o bağ koptu kopacak.
Eğer bir gün sizin de arkanızdan teneke çalarlarsa hiç canınızı sıkmayınn demek kiii birilerinin rahatını kaçırmışsınız, (; demek kiii hala omurgalı kalabilmişsiniz.. Bu devirde en büyük başarı o tantanaya rağmen eğilip bükülmeden onurunu yanına alıp kapıyı çarparak çekip gidebilmektir!..
Ben bugün tüm bu haksızlığın ortasında dimdik duranların şerefine bir Ahmet Kaya şarkısı daha açıyorum. Peki ya siz? Kimler, ustanın hangi şarkısıyla bu onurlu duruşa omuz vermek ister!? Gelin o çirkinliği hep beraber, Ahmed Arif’in dediği gibi..
Dayan kitap ile, dayan iş ile diyerek göğüsleyelim.. (;