Gönderi

--- Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız.---
10/10
·414 syf.·
2018 99. kitabı
TÜRK EDEBİYATI İÇERİSİNDE EN BEĞENDİĞİM İLK 10 ESER İÇİNDESİN Neden mi? Başlayalım o halde. Peyami Safa'yı herkes sevmez. Bunu hala anlayabilmiş değilim. O kadar dergi alıyorum yahu dedim ben neden hiç kapakta bir 'Peyami Safa' göremedim bugüne kadar? Nedir bu ön yargı? Hep aynı yüzler dönüp dolaşıp karşımıza çıkarken neden bu muhteşem yazar, bu muhteşem eser hiç dillendirilmiyor? Sağa yatkın oluşu, siyasi tercihleri ve ağır eleştirileri onun mükemmele yakın olan ( özellikle bu eserinde) yazarlığını nasıl gölgeleyebilmiştir? Ufak bir araştırma yaparsanız eğer yaşadığı dönemdeki söylemlerini bulabilirsiniz ve sanılanın aksine doğuyu da batıyı da gayet net anlamış bir insan olduğunu görebilirsiniz. Ben incelememi hiç hazzetmediğim bu konudan uzaklaşarak esere yoğunlaşmak istiyorum. YALNIZIZ ; yoğun melankoli, dram, trajikomik ve tabi ki yalnızlık içeren bir eser. Hah tam aradığımız. Ne kadar da biz! Samim, eserin baş kahramanı. " Simeranya " adlı ütopik bir şehir hayal ediyor ve kitabını yazıyor. Aşık. Çocuğu yaşındaki Meral'e. Belki de çocuğu. O da muamma. Adam bir göz kırpmadan, bir nefes alışından, diz oynatışından senin içini dışını, düşündüğünü düşünmediğini, yaptığını yapacağını anlayabiliyor. Allah'ım erkeğin fazla zekisi de başa bela. Zavallı Meral ne yalan söylese inandıramıyor. Bir örnek vereceğim. Meral kızımız aşırı Paris düşkünü. Toplum tarafından dışlanmış ve 'orospu' olarak yaftalanmış yakın arkadaşı Feriha tarafından kandırılıp, Paris'e götürülmek, zengin ve yaşlı bir koca bulup zevk-i sefa sürmek peşindeler. Samim durur mu? Ah içinde ne fırtınalar kopar bu Samim'in. Meral ona yaptığı bir kaçamak hakkında yalan söyledi ve bir yalanından bakın ne ihtimaller kurdu Simeranya Kral'ı: “Bazı incelikleri feda edilmesi pahasına, bu arzuları saymaya çalışayım: 1. Bütün şanslarını denemek imkânını veren bir hürriyete kavuşma arzusu, 2. Kendi kendisinin tam ölçüsünü bulma arzusu, 3. Kendi kendisini değiştirme arzusu, 4. Muhitini değiştirme arzusu, 5. İnsan temaslarını zenginleştirmek arzusu, 6. Tecrübelerini zenginleştirmek arzusu (Hadise olarak), 7. Kireçlenmiş itiyatları kırıp yeninin meçhulüne yönelen ruhta yaratıcı hamlelere serbest zemin hazırlamak arzusu, 8. En son haddinde iyi giyinip güzelliğinin azamisini kendi kendisinin hayranlığına arzetmek arzusu (Narsizm), 9. Başkalarının arzusunu son haddine vardırmak arzusu, 10. Kendi nefsine karşı bir şahsiyet ve irade zaferi kazanıp aşağılık duygusundan kurtulma arzusu, 11. Bu zaferi başkalarına da göstermek arzusu, 12. Aşka ve benden gelen tesirlere isyan ve mukavemet imkânlarını çoğaltan yeni alaka ve cazibe merkezleri bulmak arzusu, 13. Bu uzaklaşmanın ben de uyandıracağı ıstıraptan acı ve heyecan duyma arzusu, 14. Aynı zamanda benim ıstırabımdan keyif duyma arzusu(Sadizm), 15. Benimle mücadelesinde sırf mücadele zevki duymak arzusu, 16. Kendi nefsiyle mücadelesinde sırf mücadele zevki duymak arzusu. Şimdilik hatırıma gelenler, bunlar. İkinci Meral’in birinciye karşı sık sık yaptığı ruh baskılarında bu arzuların bazıları hâkim.” !:..1!:1.11.!. Ben hata verdim arkadaşlar. Sizi bilmiyorum. Diyeceğim o ki; psikolojik tahlil deyince Peyami Safa ve Yalnızız diyorum. Eleştireceğim bir konu kadına olan bakış. Kitapta kadın kahramanların hemen hepsinin paraya düşkün, alık, ahlaksız, aptal bir yansıması var gibi geldi bana. Erkekler son derece akıllı iken; hayatı zevkten ibaret gören, Batı aşığı, değerlerini unutmuş bir kadın göstermeye çalışmış Peyami Safa. . . Kişisel Not: Bu kitabı okurken sürekli iç sesimi dinledim. Samim'in düşündüğü her şey ne kadar doğru idi. Kalbimde olduklarını bilmediğim bir çok şey gün yüzüne çıktı. Tahayyül edemediğim şeyleri düşünmeye cesaret ettim. Çünkü Peyami Safa şöyle demişti: 'Kalbin tüm meseleleri yalnız kalpte halledilir. ' Kitabı okumak aklımda yokken ( bu ikinci okuyuşum oldu. Özlemişim. iyi ki), ASLI AYDIN ' nın etkinliği ile okumuş oldum. Kendisine teşekkür ediyorum :) . . Son söz: --- Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız.--- Sevgiyle kalın :)
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma
··
1 +1'leme
·
13,2bin Gösterim
15 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tüm güzel yorumları hak eden bir kitap Yalnızız. Peyami Safa bizim Stefan Zweig’ımızdır!
Temmuzda Peyami Safa okuyoruz :) Matmazel Noraliya'nın Koltuğu kitabını seçtik Istanbul grubu olarak.
CEYLAN
Gönderi Sahibi
Gelecegimmm :)
Yalnızız, bana okur olarak Fetret Devrini yaşatmış bir romandır. :) Şöyle ki, kitabı bitirdikten sonra aylarca elime başka bir kitap alıp okumadım. Beni bu kadar etkileyen neydi bilmiyorum. Kitabın öyle muhteşem bir konusu yok. Büyülü bir aşk hikayesi de anlatmıyor ama yine de tuhaf bir şekilde güçlü bir bağ kurdum kitapla. Galiba, Samim karakteri bir roman karakteri olarak beklentileri fazlasıyla karşıladığı için, okur hipnotize olmuş gibi kitaba bağlanıyor. Tabii bunda Peyami Safa'nın kullandığı dil ve üslubunda çok payı var. Bir romanda, en nefret ettiğim şey melankoli olmasına rağmen, melankoliyi bile öyle gerçekçi bir şekilde anlatmışki Peyami Safa, hayranlık duymamak elde değil. Yine Kadın-erkek ilişkisi, insan-toplum ilişkisi tüm çıplaklığıyla ve Safa'nın muhteşem tespitleriyle gözler önüne serirlmiş, insan okurken vay be demekten alıkıyamıyor kendini. Durum böyle olunca da kitabın okur üzerinde tesir bırakması çok normal galiba. :) Kadına bakış açısını eleştirmişsiniz ama aslında yansıtılan Safa'nın bakışından ziyade kadının toplumdaki yeridir. Kitaptaki kadın karakterlere bakınca, çok da yabancı olmadığım karakterleri görüyorum. Şu an yaşadığımız dönemde de gözü yükseklerde, batı aşığı, yaşadığı muhiti, kültürel sınıfı beğenmeyen kişileri görüyoruz. Kitapta da toplumdaki bu kadınların durumu, yaşadıkları iç çatışmaları ve toplum ve değerler ile çatışmaları yapay bir anlam yüklenerek değil, gerçekçi bir şekilde anlatılarak yansıtılmış. Dolayısıyla, bize ters psikoloji yaparak "Kadının yeri bu değildir." "Kadın böyle olmamalıdır." Denilmek istenmiş bana göre. İncelemeniz gayet güzel olmuş elinize sağlık Ceylan Hanım. :)
CEYLAN
Gönderi Sahibi
Asıl ben teşekkür ederim Rahime Hanım :)
İncelemeni çok beğendim, sindire sindire okumuşsun belli :) Ben de geçen ay okudum ve okuduktan sonra neden daha önce okumamışım dedirten bir kitap oldu benim için.. Sanki Peyami Safa psikolojik tahlil yapmak istemiş ve bunlar sıkıcı bir hal almasın diye romanlaştırarak bize sunmuş gibi hissettim ben okuyunca.. Kalemine sağlık :)
CEYLAN
Gönderi Sahibi
Teşekkürler :)
O kadar haklısınız ki Peyami Safa en sevdiğim yazarlardan ve ünlü kitapevlerinde kitaplarını bulmak dahi çok zor çoğu kez satılmadığına şahit oldum. Ve hiç bir yerde adı geçmiyor benim de çok tuhafıma gidiyor.
Reklam
Samim'in, Meral'ın kızı olma ihtimali üzerinde pek durmaması beni ensest bir ilişkiye önem verip vermemesi noktasında rahatsız etti. Kızın olabilir ve sevgilin. Gençken annesiyle yıllar sonra kızıyla... Kızı olmasa dahi, zamanında kızın annesi ile bir gönül ilişkisi olması dahi insanı rahatsız ediyor. Peyami Safa neden böyle bir fikre yoğunlaşıp, bunun üzerine yazmış diye okuduğum dönem çok düşündüm. Bu da sadece rahatsız edici. Kalan kısma gelirsek düşüncelerinize katılıyorum. Hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm yazarlardan. Safa psikolojik tahlilde usta ki ne usta. Kalemi çok başarılı. Araya serpiştirdişi cümleler falan insana büyük bir derinliği yansıtıyor. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu 6 kere, Fatih-Harbiye'yi yıllar sonra 2. kez okudum. Fakat Yalnızız'ı başarılı bulsam da rahatsız olduğum noktalardan dolayı bir kez daha okumam düşüncesiyle merak eden bir arkadaşa verdim. İlerde Safa'nın diğer romanlarına da yönelmek istiyorum. Eminim onlarda da ruhu anlatmaktaki başarısıyla hayrete düşürecek. Kaleminize sağlık Ceylan Hanım.
CEYLAN
Gönderi Sahibi
Kitapta psikoloji, felsefe, tıp, biyoloji alanlarında o dönemde yeni ortaya atılan kavramlar kullanılmış. Peyami Safa'nın dünyayı takip ettiği ve çok okuduğu aşikar. Aslında bir nevi kitapta eğitici bir hava da hakim. Ensest kavramını da diyorum acaba böyle bir amaçla kullanmış olabilir mi? Evet fazla eğreti durmuş. Çünkü devamı da gelmedi. Olaylara ne Meral ne Samim ne Necile açısından bir katkısı olmadı. Yani neden vardı o zaman? Meral bunun yüzünden canına kıymadı. Samim vicdan azabı çekmedi. Necile de keza.
Kitap hakkında yapacağım maksimum inceleme yazısı böyle olurdu, görünce vazgeçtim.. ki inceleme yazmam pek.
CEYLAN
Gönderi Sahibi
Bence yazın daha güzel olacağına eminim