Gönderi

Rabia'nın Dönüşü
Hatırlarsınız , başka bir hikaye etkinliği başlığında (#32033924) her hafta birer öykü yayınlayıp, sizden görüşlerinizi belirtmenizi istemiştim genel olarak. Üç hafta kadar sürdü etkinlik- Yaşar Kemal, Onat Kutlar ve Sait Faik'in hikayelerini okuyup yorumladı bazı arkadaşlar. (https://1000kitap.com/gonderi/32267275, https://1000kitap.com/gonderi/32267275, #32534338) Bugün de, etkinlik kapsamında olmasa da, Adalet Ağaoğlu'na ait bir hikayeyi paylaşıyorum - Rabia'nın dönüşü. Adalet AğaoğluAdalet Ağaoğlu bu hikayesinde herkesin bildiği Sinekli BakkalSinekli Bakkal romanını bir şekilde yeniden kurgulamış. İlgilenenler okuyup fikirlerini yorumlarda belirtebilir. İlerleyen dönemlerde Metin T.Metin T. 'nin fikir ve katkısıyla benzer bir hikaye yazma etkinliği düzenlemeyi düşünüyoruz. Hikayeyi düzeltmeye çalıştım, ama harf ve yazım hataları olabilir, şimdiden özür dilerim. İyi akşamlar. Epub Linki: yadi.sk/d/NzXxoOwgXOJT0g Pdf Linki : yadi.sk/i/KoSc6E5gk5iRBg Hikayeyle ilgili yazılmış bir iki inceleme/tez : edebistan.com/index.php/lutfi... dergipark.gov.tr/download/articl...
Etkinlik
··
115 Gösterim
6 Yorum
Okudum bugün, teşekkürler. Sinekli Bakkal'ı okumadım ama bu kısa öyküyü beğendim. Rabia'nın yüreğini kim anlayabilir? Bu kadar kısa bir öyküde bu kadar çok karaktere değinilmesi de çaba ister. Herkes kendi dertlerinden sıyrılmanın ve hayatını temize çekmenin yollarını arıyor. Sevdalanmak da sanırım bunun en kestirme yolu, belki bütün kestirmeler gibi biraz tehlikeli ve yalan-dolan içerikli olmaya müsait. Kimse büsbütün iyi veya kötü değil, anladığım bu oldu yine pek çok edebi eserde anladığımız gibi. Dedeyi çok sevdim, belki onun da sahte tarafları vardır evet ama en azından anlayışlı olmayı elden bırakmamış. Bütün karakterler hüzünlüydü bir bakıma. Rabia'nın Dönüşü ismi de manidar. Bu hem bir U dönüşü hem de insanın kendi özüne dönüşü olarak algılanabilir. Sinekli Bakkal da okunabilir artık, zaten çocukluktan beri en çok duyduğumuz eserlerden. Tekrar teşekkürler gayretin ve emeklerin içın.
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Böyle deyince bir şeyler yapıyor zannediyor kendini insan, emekçi gibi:) Bilgisayarda bir şeyler yazıyorum sadece - edebiyat savaşçısı çok uzak bir şey. Boş zaman değerlendirmek belki daha çok. Burada olmasam başka bir yerde daha gereksiz şeyker yapacaktım, sitedeki çoğunluk gibi- en azından hoşuma giden bir ortamdayım, aynı şeyleri düşündüğümüzü biliyorum seninle, sen de zevk aldığın için yapıyorsun onca şeyi, Adana'ya kadar gidiyorsun site için. Yani emek konusunda biraz da kendine bak istersen :)
Bu öyküleri okuyorum, ama her defasında nasıl bir yorum yapacağız, neyi değerlendireceğiz sorusuna takılıyorum. Sinekli Bakkal'ı ilkokul zamanında falan zorla okumuştum sanırım bitirememiştim de aklımda kalan hiç bir şey yok. Bu sitenin bu yönünü seviyorum son sürat okusak da hiç bir şey okumamışım hissi oluşturuyor bizde. Türk yazarlar konusunda kendi eksikliğimin oldukça farkındayım ama her seferinde burada birileri daha da pekiştiriyor bu eksiğimi. Hiç Ağaoğlu okumadım sanırım Adıvar da hiç okumadım. Okulda hep dönem ödevi, bilmem ne sınavı gibi zorunlu tutularak oluşturulan önyargı biraz da bu benim için bu eserlere. Neyse bu başka bir zamanın konusu çok dağıtmayayım. Biraz incelemelere baktım, internette dolaştım geldim. Yanlışsam düzelt Erhan, Adıvar doğu-batı kıyası (pek çok yazarımız gibi) yapmış, kadından yana bir tutum sergilemiş Sinekli Bakkal'da, doğru anladıysam okuduklarımdan, Adalet Ağaoğlu da sanırım yeniden yazımı bu yüzden Rabia üzerine kurmuş. Kadının toplum içindeki yeri üzerine bir ah ediş gibi hissettim ya da kadının yıllar içinde toplum içinde gelebildiği nokta mı. Doğulu müslüman Rabia - batılı gavur ile evlenmek istediğinde zamanın birinde ne kıyametler kopmuştu, şimdi böyle şeylere kimsenin aldırdığı yok der gibi hikayenin başında. İlk verdiğin linkte Adıvar, Batı'yı örnek alalım ama kendi kültürümüzü de muhafaza edelim der romanında demiş, sanki Huzur'da da Tanpınar benzer bir şey söylüyordu ya da Matmazel Noraliya'da da buna benzer bir öğüt vardı. O dönemlerin gözde görüşü buydu belki de.. Aynı linkte AĞAOĞLU Batı bize çürümüşlüğünü ve Batı'ya özentinin kendi kültürümüzü unutuşuna yol açtığı görüşünü benimsediğini söylemiş ki bu sanki daha gerçekçi günümüze bakaraktan. Yine sanırım Sinekli Bakkal evlendirip bitiriyor romanı, Ağaoğlu evlendikten sonra neler yaşanmış olabileceğini de kurmuş? Çok da bilmiyorum işte. Kitabı okusam daha güzel bir yorum getirebilirdim. Rabia da pek çokları gibi kendisine yüklenen rolü oynadı, ideal kadın olduğuna inandırıldık ama bakın gerçekte böyle olması makuldü gibi bir mesaj aldım hikayeden. Biraz hüzünlü bir havası vardı. 4 tane hoşuma giden cümle aldım yeniden yazımdan; "Hayatlar unutulsun gitsin, ahşap konaklar ve yalılar bizim olsun. " "Şimdi bütün düğünler, doğum günleri, maç zaferleri böyle kutlanıyor; sesli bir ışık seli, sahiden bombaların patlayıp durduğu, her köşebaşında birkaç can aldığı günlerin üstünü örtüyor." "Rabia ile evlenebilmek için her şeyinden vazgeçmişti, sünnet olmuş, kuranı ezberlemişti ... " Arzu edilen bu yazar tarafından tabi ama gerçekçi mi, gerçekte kaç tane böyle Peregrini bulunur sorguladım. "Düşünüyo­rum da, o kadar erkeklik düşkünü mahallemiz, ne kadar da edilgendi, dişiydi. " Bu alıntıya romanı okumuş olsam daha iyi bir anlam yüklerdim diye düşündüm. Emeğine sağlık, Metin abi ile yeniden yazım etkinliği harika fikir bence. Nasıl bir şey olur bilemiyorum ama sanırım denemek istiyorum. :)
Erhan Özdemir
Gönderi Sahibi
Öykü tamamlamadan sonra gelişti her şey, ama Metin abi bu etkinliklerin üzerine koymadan fazla bir etkisi olmadığını düşünüyor aslen, yani konu üzerine yazılan hikayelerin sadece kendimizi tatmin ettiği doğru biraz. Ben zaten eleştiremiyorum genelde, yüzeysel oluyor olayın içine girince de. Onun yerine böyle yazanı zorlayacak şeyler daha ıyi olacak galiba. Fazla talep olmayacak haliyle ama 2-3 kişi bile olsa ilginç bir tema yeniden yazmak. Zaten yabancısı da değiliz aslında, filmlerde gördüğümüz bir çok şey, Star Wars'ın ana teması dahil Shakespeare 'den kotarılmış şeyler. Işte deneyerek geliştireceğiz kendimizi diye düşünüyorum. Diğer hikayelerle ilgili, Yaşar Kemal hariç - o hazırdaydı, bir de arz /talep kapsamında ekledim- diğerleri aslında üzerinde kafa yorup tartışılacak şeylerdi. Hatta uzun hikaye sitesindeki yorumları da ekledim Onat Kutlar için oraya, ama Metin abi apayrı şeyler söyledi mesela. Ama uyduramadık işte, katılımdan ziyade tam açık olamadım ben de, ne yapmayı düşündüğümü bilmediğimden belki. Bu da öyle bir hikaye zaten. Daha çok yeniden yazma ve Adalet Ağaoğlu hikaye tekniğini tanıtmak, her hangi bir düşüncesi olan varsa da öğrenmek için.
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Teşekkürler
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.