Gönderi

Abartılan Kitaplar ve Yazarlar
Ölmeden önce okunması gereken değil, okumadan önce ölünmesi gereken kitaplar serisine Zülfü Livaneli kitaplarından devam ediyoruz. Livaneli'nin kitaplarındaki mantık ve kurgu hatalarını söyleyip genişçe eleştirdiğim videoyu izleyebilirsiniz: youtu.be/dR12B0gIkhg Sizce edebiyatta hangi kitaplar ya da yazarlar abartılıyor?
Edebiyat
·
150 Gösterim
12 Yorum
-Ahmet Ümit -Zülfü Livaneli -Elif Şafak -Ayşe Kulin -Sarah Jio -Gülseren Budaycıoğlu bu ve buna benzer yazarlar. Bunların hiçbirini okumadım lakin okuyucu kitlelerine baktığınız zaman okumamanız gerektiğini anlayabiliyorsunuz. Bunları okuyan kitle ne Shakespeare okur, ne Balzac okur, ne de Borges. Bilhassa, bu kitleler, cümlelerdeki yoğunluğu, derinliği ve psikolojik betimlemeleri anlayamadıkları için Shakespeare, Balzac, Thomas Mann, Camus gibi adamları okumaktan akıllarının ucuna bile gelmez. Çünkü sinir sistemleri başta saydığım müsvedde yazarlarla iyice körelmiştir.
Önceki 2 yanıtı göster
Sizde fazlaca at gözlüğü ile bakıyorsunuz bence dünyaya İyi veya kötü kimse okumadan bilemez kitap ve yazarlarını
6 yanıtı göster
Videonun büyük bir bölümünü izledim. Her şeyden önce -kimi olursa olsun- eleştiriyor olmanız taktire şayan. Anlaşılan bu eleştirileri kendi ilgi alanlarınıza göre yapmışsınız. Bu, herhangi bir kitap için eleştirinin kısıtlı kalmasına sebep oluyor. Fakat ortaya daha doğru eleştiriler çıkarıyor. Birikiminizin olduğu yönlerden eleştirdiğiniz için eleştirilerinizi nedenlerinizle ve kaynaklarla destekleyebilmişsiniz. Bu sebeple eleştirilerinizi mantıklı buldum. Bu arada Livaneli okumadım. Ayrıca, sizi izlediğim ilk videonuzdu. Emeğinizi değerli buldum. :)
Objektif baktığınız ve videonun büyük kısmını izlediğiniz için teşekkür ederim. Olabildiğince eleştirel okumalıyız ve bu okumalar da bize edebi anlamda katkılar sunmanın yolunu açmalı. Maalesef ki insanlar fetişleştirdiği ismin kendileri bazındaki değerine bakıyorlar, keşke içerikte değindiğim noktalara baksalar... Düşünceleriniz için teşekkür ediyorum.
Livaneli'nin son ada ve kardeşimin hikayesi kitaplarını okudum. Son ada kitabını iyi bulmuştum. Bir arkadaşım gerçekten ağır eleştirilerde bulunuyordu. O kadar da değil ya diye savunmaya geçiyordum. Sonra kardeşimin hikayesi kitabını okudum. Gercekten kötü buldum kitabı. Bir daha Livaneli okumayı düşünmüyorum.
Belli başlı yazarları okuyan bir insanın Livaneli kitaplarındaki dil, biçim ve üslup eksikliklerini görmesi kaçınılmaz olacaktır. Kitapları sadece “akıcı ve sürükleyici” diye değerlendiren bir insan olmadığım için haliyle ben de onlarca paragraf Livaneli incelemesi yazdım bugüne kadar. Düşünceleriniz için teşekkür ederim.
Oğuz, Zülfü Livaneli'nin kitaplarından sadece Huzursuzluk kitabını okudum, diğer kitaplarını okumadım, okuyunca ona da yaparım yorum. Öncelik şimdilik Huzursuzluk konusunda olsun. Eleştirdikçe daha kalıcı oluyor kitaplar bana göre o yüzden eleştirilerini beğeniyorum. Konusundan tam bahsetmeyeceğim fakat bazı eleştirilerim olacak benimde kitapla ilgili. Konusu hepimizin aşina olduğu İŞİD vahşeti ve yakıp yıktığı hayatlar. Tamam konu yönünden bir sorunum yok hatta gündemde olması güzel kitabı diri tutuyor bu yönden. Ama sanat ve kurgu yönünden bence sınıfta kalmış,çünkü aşırı derecede çok bilgi vardı karakter konusunda.Birde vahşeti anlatırken bana göre sıradanlaştırmış, biz zaten haberlerden bunları görüp alışıyoruz, duyarsızlaşıyoruz. Benim açımdan bir çarpıcılık göremedim. Bir Karakter vardı Mehmet Ezidilerle ilgili bilgi veriyordu o bilgiler mesela bana göre aşırıydı bir kişi merak ederse zaten o konu hakkında bilgi edinmeye çabalar.Ben okur olarak kendim araştırmayı çok seviyorum. Eğer bana böyle merak vermiyorsa kitaptan açıkçası soğuyorum. Ama güzel yanı da var yazarın hakkını yemeyim şimdi. Karakter konusunda şu sıkıntı var bence tam olarak aklımda yer etmiyor.Çünkü karakterleri hatırlamak için tekrar okudum incelemeleri. Kim ne derse desin ben eleştirilerini seviyorum hatta diğer Kitaplarını da okuyup fikir edinmeyi planlıyorum. Ben okumadan eleştiri yapmayı sevmiyorum. Emeğine sağlık güzeldi benim açımdan. :) Birde unutmuşum Lucas'a göre " Sanat bir yansıtmadır." Edebiyatta bir sanat yansıtmasıdır ama yazarın edebiyatında bunu görememiştim. Huzursuzluk kitabında. Bence senin eleştirilerin gayet yerinde çünkü kendi alanında yani sanat konusunda eleştiri yapıyorsun zaten edebiyatta bir sanattır nihayetinde. Bu sefer kitap ve yazarda hangileri abartılıyor diye söylemeyeceğim... Zaten listem var ekleyim bakan olursa. #47337572
Yorumun çok güzel olmuş Büşra, eline sağlık. Kitapları Nasıl Okumalı adlı kitapta yazan bir cümle vardı o da, en verimli okur en eleştirel okuyan okurdur diye. O yüzden ben de bunu kendime katmaya çalışıyorum. Bugüne kadar Livaneli için yazdığım yazılarda diğer çöp yazarlar için yaptığım gibi dalga geçmek için değil gerçekten de eleştirmek için yazdığım yazılar vardı, o yüzden senin de bu yorumunun içerisinde öğrenmek isteyenler için güzel detaylar var. Kitaplar hakkında eleştiri yazdıkça zamanla geliştiğini sen de fark ediyorsun zaten. Teşekkür ederim yorumun için...
Klasik Ortadoğulu zihniyetine bir örnek. Ben sevmiyorsam o kötüdür, kakadır. Siz de takip etmeden ölünmesi gereken youtuberlardan birisiniz.
lütfen video içeriği hakkında yorum yapınız
Reklam
Merhaba Oğuz abi. İskender Pala okudun mu bilmiyorum ama okumadıysan herhangi bir kitabını okuyup incelemeyi düşünür müsün?
Merhaba, şu anki planlarım dahilinde değil ama ileride belki
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.