Gönderi

Osman Şahin ile tanışma
Puan vermedi·119 syf.··
2020 90. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2020 17:43
Şuan büyük bir şaşkınlık içindeyim. Osman Şahin gibi iyi bir yazarla yolum bugüne kadar nasıl kesişmemiş diye. Geçen gün sahafta kitaplara bakarken kendisinin iki kitabına rast geldim(Kırmızı Yel ve Acenta Mirza). Köy Enstitülü, öğretmen bir yazar olduğunu duymuştum. Seveceğimi düşünerek aldım. Bugün kitabı elime bir aldım, bir daha da bırakamdım. İlk öyküden sonra iyice bir araştırayım dedim. Araştırdıkça dibini bulamıyorum hala. Edebi eserlerini şöyle koyalım; Kibar Feyzo, Adak, Züğürt Ağa, Kurbağalar gibi en sevdiğim yerli filmlerin senaryoları kendisine aitmiş. Bu yüzden daha ilk kitabı ile beni benden aldı. Diger eserleri için de oldukça meraklandım. Osman Şahin Kimdir? 1940'ta Mersin'in bir Toros köyü olan Arslanköy'de dogar. Kendi deyimiyle 'kıraç tepedeki domates fidanı' gibi olan yoksul bir çiftçi ailesinin 13 çocuğundan biridir. Çocukluğu Toroslarda yoksulluk icinde geçer. İlköğrenimini köyünde bitirir ve ikinci doğumu olarak gördüğü Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü'ne girer. Dicle Köy Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Siverek'e bağlı, Fırat Nehri kenarındaki, Bucak aşiretine bağlı Kalemli Köyü'nün öğretmenliğine atanır. Henüz 18 yaşındayken, büyük aşiret kavgalarının, silaha tutkun yöre insanının içinde bulur kendini. Fırat taştığında, nehrin kıyısına kustuğu insan ölülerini görür. Bunlarla ilgili hep notlar alır. 1958'de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümüne girer.1961-67 yılları arasında Malatya Lisesi'nde beden eğitimi öğretmenliği yapar. Öğrenciliği de dahil hayatının on dört yılının geçtiği Doğu ve Güneydoğu'da özellikle, Malatya, Elazığ, Tunceli, Maraş yöresinde 33 köy hakkında çok geniş folklor araştırmaları yapar, 33 defter not alır. 1970 TRT ödülleri köy kökenli ve Köy Enstitüsü çıkışlı iki sanatçı çıkarır ortaya. Bunlardan biri Ümit Kaftancıoğlu, diğeriyse Osman Şahin'dir. 1970'te yayımlanan Kırmızı Yel, Şahin'in ilk kitabıdır ve TRT Öykü Ödülü'nü alarak geniş ilgi bulur. Daha sonra Türk sinemasının unutulmaz filmleri olacak Kibar Feyzo, Adak ve Fırat'ın Cinleri bu kitabında yer alır. Şahin'e Türk sinemasinda eserleri en çok filme çekilen yazarlardan biri olma unvanını getirecek yolun başıdır bu aynı zamanda. 1980'li ve 90'lı yıllar Osman Şahin'in yazarlığının en verimli zamanları olur. 1980'li yıllarda dört kitap yazar. Bunlardan Ağız İçinde Dil ile 1980'de Nevzat Üstün Öykü Ödülü'nü alır. 1990'lar Osman Şahin adının hem Türk sinemasinda hem de edebiyatında adının yurt dışında da sıkça bahsedilmeye başlandığı yıllar olur. Son Yörük adlı hikayesi 1992 yılında İsveç'te Stockholm'de düzenlenen Enternasyonel Hümanizma Derneği'nin açtığı yarışmada ikinci olur. Aynı yıl Selam Ateşleri kitabıyla Ömer Seyfettin Öykü Ödülü'nü, 1994'te de Sait Faik Öykü Ödülü'nü alır. 1998'de Mahşer ile Yunus Nadi Ödülü'ne layık görülür. Öyküleri Polonya, Macar, Alman, Fransız, İsveç dillerine çevrilir. 1990'ların sonuna doğru Şahin'in sinemaya uyarlanan ve çoğunu kendisinin senaryolaştırdığı 22 öyküsü vardır artık. 1997'de IX. Ankara Uluslararasi Film Festivali'nde sinemaya yaptığı katkılardan ötürü, Aziz Nesin Emek Ödülü ile, 1999 yılında, 36. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Altın Portakal Onur Ödülü ile onurlandırılır. 2003 yılında kendi çocukluğunu anlattığı Ölüm Oyunları ile Yunus Nadi Ödülü'nü alarak, bu ödüle iki kez layık görülen tek yazar olarak Türk Edebiyat tarihinde bir ilki gerçekleştirir. KIRMIZI YEL: Ben edebiyatın her türüne hayranım, Türk dili ve edebiyat okudum bu yüzden. Bireysel konuları da severim, toplumsal konuları da. Ama kimi kitapları okurken tam kalbimde değil de göğsümün ortalarında bir yerde bir sızı duyarım. Kırmızı Yel, kitabın ilk öyküsü... İlk sayfalarda bahsettiğim sızı yine geldi. Fırat Havzasında geçen bir köy öyküsü. Kıtlık, açlık, sıcak... Doğanın ve cehaletin insanları tekrar tekrar yenişi... Yörenin deyişleriyle aktarılmış, öyküyü sanki Osman Şahin değil de ömründe hiç kitap görmemiş Resul'un kendisi yazmış. Okurken bir yandan da diyorum ki bu öykü "Adak" filmine ne kadar benziyor. Resul'un yüzüne hemen Tarık Akan'ın yüzünü oturtuyorum. İzleyenler bilir, bu fimde yüzünün her bir çizgisiyle oynayan bir Tarık Akan vardır. İlk alıntımın altına da bu notu düştüm. #82898549 Öykü bittikten sonra araştırayım iyice , bu öyküler ses getirmiş olmalı,dedim. Sonra gördüm ki Adak filmi bu öyküden uyarlanmış. Diğer öyküler de Kırmızı yel kadar çarpıcı çünkü çok gerçek. Hasat verimli oldu diye çocuğunu kurban eden mi, Su cinleri musallat oldu diye karısını Fırat'a atan mı, açlıktan kan içen çocuklar mı? İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Hele köyde yaşamamış, köyle pek ilginiz yoksa belki çok fantastik geliyor. Sorun ne? Yoksulluk. Sebep: Topraklar verimsiz, nüfus bilinçsiz çoğalıyor. Çözüm ne olmalı: Toprak nasıl verimli hale getirilir, nüfus nasıl kontrol edilir. Onların çözümü: Şeyhe soralım, ağaya soralım. Bir insan çıldırsa yine " Şeyhe soralım, ağaya danışalım" Ağa desin" sana karı mı yok" hoca desin " Su cini tutmuş Fırat'a atmazsak hepimize musallat olur". Ve bir yılda iki kere doğuran loğusa Yağda Fırat'ın suyuna karışır. Kitap nerede, doktor nerede,bilgi nerede, çare nerede? Dibi bulunmaz. Edebilik Konusu: Gerçekleri yazma öne geçtiği için, kaygı gidince kendiliğinden bir tarz oluşmuş bana göre. Yalınlığın büyüsü. Gerçeğin kendi zaten puslu çünkü. Ayrıca öykülerde insanı yenen bir doğa da var. Fırat'ın kendisi, verimsiz ,kuru tarlalar vs . iyi bir atmosfer yaratıyor. Yazar, bölgede (Fırat Havzası) öğretmenlik yaparken gözlem yapmış, notlar almış. Eserlerindeki yetkinliğin bir sebebi de bu sanırım. Öykülere hakim duygu ise çaresizlik. Taşlı bulguru yerken de, ağadan dayak yerken de, hükümeti ararken de hep çaresizlik. Hepsi kötü son ile bitiyor. Fakir Baykurt'un, Yaşar Kemal'in umudu sezdiren gerçekçiliklerini de aramadım değil. Bir de tüm öyküleri okurken kulağımda hep şu müzik vardı: m.youtube.com/watch?v=BgQzbSc...
Kırmızı YelOsman Şahin · Cem Yayınevi · 198827 okunma
··
664 Gösterim
14 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık. İncelemeniz sayesinde habersiz olduğum bir yazarı daha öğrendim. Meğer sinemamızın en güzel filmleri ona aitmiş. Yıllarca onun yazdıklarını izlemişiz. Onun yazdıklarını izlerken hem gülmüş, hem ağlamışız. Tabii ki Köy Enstitüsü mezunu olması en büyük etken bu başarısında.
Gönül.
Gönderi Sahibi
Ben de teşekkür ederim. Yorumunuzla katkı sağladığınız için:)
Eline emeğine sağlık Bilge. Daha önce hiç duymadığım bir yazardı utandım doğrusu yalan yok. İyi ki incelemeyi yazdın da denk geldik bulur bulmaz alırım ben de kitaplarını😊 bizim ülkemiz çok büyük değerlere sahip ama ne tanıyor ne gerektiği gibi baş tacı ediyoruz, bu da bizim en büyük eksiğimiz sanırım. Tanıdıkça tanıtmak görevimiz olsun...
Gönül.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Ecem. Benim de utancım ve hayranlığım birbirine karıştı. Reklamı yapılmayan ne değerli yazarlar var kimbilir daha. Biraz da bu yüzden burada değil miyiz? Tecrübelerden faydalanmak için. Yazarı beğenmemek çok zor, hele ki toplumcu edebiyata biraz düşkünse insan:)
Gönül.
Gönderi Sahibi
Ebru Ince hayranlığım içime sığmadı:)
Ne güzel ve içten yazmışsınız, kaleminize sağlık. Bu değerli yazarımızı etkinlik kapsamında tanıdım, sizin güzel incelemeniz de feyz verdi. Diğer eserlerini de okumak gerek demek...
Gönül.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Yeni keşfettiğim bu değerli yazar hakkında güzel görüşleri duymak bana da feyiz veriyor:) Başka eserlerinde de buluşmak üzere.
Gönül.
Gönderi Sahibi
Osman Şahin ,Sunay Akın ile olan sohbetinde bu kitaptaki öykülere ilham olan anılarından söz etmiş. Kitabı okumayı düşünenler önce sohbeti dinlese daha güzel olur:)#83713827
Reklam
Bilge, ellerin dert görmesin. Senin gibi değerli okurları tanımak ne güzel. Böylesi nitelikli incelemelere, kitap yorumlamalarına rastlamak ne güzel. Okumayı ihmal ettiğimiz kıymetli bir yazarı ve eserlerini duyurduğun için, en çok da bu kadar güzel bir insan olduğun için çok teşekkürler. Var ol sen. 💕🌼💕
Gönül.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim:) bütün güzel sözler için. Hani ilk aşık olduğu zaman için içine sığmaz da tüm dünya öğrensin ister insan, bizlerde de böyle oluyor sanırım, iyi bir kitabı muhataplarına duyurma:) kitapseverlik ömür boyu aşıklık hissi... ben de sizlerle olduğum için çok mutluyum,iyi ki varsınız.
Gönül.
Gönderi Sahibi
Ayşe yeni bir cevher bulundu:)