Puan vermedi·136 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:40
"Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm" Nurullah Genç’in kelimelerle ördüğü o gizemli sarayın kapısıdır "Rüveyda". Okurken zamanın durduğunu, mekânın silindiğini ve geriye sadece kalbin o naif çırpınışının kaldığını hissedersiniz. Rüveyda; ulaşılamayan bir menzil, her mısrada yeniden doğan bir hasret ve şairin ruhundaki o asil yalnızlığın adıdır. Bu mısralar gönül hırkasını aşkla ilikleyenlerin, kelimelerin o derin girdabında kaybolmayı göze alanların sığınağıdır. Şair, adını sayfalara nakşettiği o gizemli siluetin peşinden giderken, aslında her birimizin ruhunda saklı duran o en saf, en dokunulmamış acıyı ve ümidi gün yüzüne çıkarır. Eğer kalbiniz saf aşkın, hüznün ve kelimelerin o büyüleyici ahenginin peşindeyse, bu sayfaların arasında kaybolmaya hazırsınız demektir. Siz de kendi içinizdeki Rüveyda’yı bulmaya hazır mısınız?
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma
Tanıştım gölgemle ve sarıldım ona en içten halimle…
10/10
·528 syf.··
2026 99. kitabı
Gölgeyle Buluşma benim için okunup biten bir kitaptan çok, üzerinde çalışılan bir kitap oldu. Hatta kalınlığı yarısı kadar olsaydı bile muhtemelen yine aynı sürede okurdum. Çünkü her bölümden sonra durup düşünmek, bazen geçmişe dönmek, bazen de kendime pek hoşlanmadığım yerlerden bakmak zorunda kaldım. Kitap, Jung’un gölge kavramını merkeze alıyor. Yani insanın görmek istemediği, kabul etmekte zorlandığı, çoğu zaman kendine bile itiraf etmediği taraflarını… Okurken şunu fark ettim: Bir özelliği reddetmek, onun yok olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, fark edilmeyen taraflarımız bazen hiç beklemediğimiz anlarda ortaya çıkabiliyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri gölgeyi yalnızca karanlık taraflarımızla sınırlamamasıydı. Bazı insanların gölgesi öfke, kıskançlık ya da bencillik olabilirken, bazılarının gölgesinde iyilik, merhamet ve şefkat saklı olabiliyor. Bu bakış açısı bana oldukça düşündürücü geldi. Kitapta üzerinde en çok durduğum konulardan biri de buydu. Bazen bir insanda gördüğümüz ve tahammül etmekte zorlandığımız özellikler, aslında kendi gölgemize ait olabiliyor. Kendimizde görmek istemediğimiz ya da henüz fark etmediğimiz yönlerimizle başka birinde karşılaştığımızda verdiğimiz tepkinin bu kadar güçlü olmasının sebebi de bu olabiliyor. Bu bakış açısı, yalnızca başkalarına değil, kendime de farklı gözle bakmamı sağladı. Özellikle aile ilişkileri, eşler, kardeşler, anne-kız ilişkileri ve insanın yakın çevresiyle kurduğu bağlar üzerinden yapılan değerlendirmeler uzun süre aklımda kaldı. Çünkü kitap teoriyi anlatıp geçmiyor; dönüp kendi hayatına bakmanı istiyor. Kitaptaki bazı çalışmalar için tamamen dürüst olacağına güvendiğim birine ihtiyaç vardı. O bölümleri uygulayamadım. Dürüst cevapların canımı yakmasından değil, karşımdaki kişinin gerçekten
Gölgeyle BuluşmaKolektif · Timaş Yayınları · 2022309 okunma
Reklam
Kızıl Veba
9/10
·72 syf.··
2021 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2021 10:31
Jack London denince aklıma her zaman insanın doğayla, hayatla ve kendi içindeki karanlıkla verdiği mücadele gelir. Kızıl Veba da bu yönüyle beni etkileyen kitaplardan biri oldu. Üstelik kısa olmasına rağmen düşündürdükleri sayfalarının çok ötesine taşan eserlerden. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, yazıldığı dönemi düşündüğümde ne kadar ileri görüşlü olmasıydı. Jack London, henüz dünyanın büyük salgınlarla bugünkü anlamda yüzleşmediği bir dönemde, insanlığın büyük bir felaket sonrası nasıl bir hâle gelebileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde anlatmış. Kitabın sayfalarını çevirdikçe aslında medeniyet dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu fark ediyoruz. Bir gün içinde yok olmayacak gibi görünen şehirler, kurumlar, bilgiler ve alışkanlıklar, bir salgının ardından adeta tarihe karışıyor. Romanın en etkileyici karakteri kuşkusuz yaşlı Profesör James Howard Smith. O, geçmiş dünyanın son tanıklarından biri. Torunlarına eski dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlatmaya çalışırken sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda kaybolan bilginin, kültürün ve insanlığın yasını tutuyor. Onun çaresizliği beni derinden etkiledi. Çünkü anlattıkları şeyler doğru olmasına rağmen karşısındaki insanlar bunları anlamıyor, hatta çoğu zaman inanmakta zorlanıyor. Bu durum bana bilginin korunmadığında ne kadar hızlı yok olabileceğini düşündürdü. Kitapta diğer karakterler çok derin işlenmese de aslında hepsi birer sembol gibi duruyor. Yeni nesil insanlar geçmişi bilmeyen, sadece hayatta kalmaya çalışan bireyler hâline gelmiş. Bu karşıtlık sayesinde Jack London okuyucuya şu soruyu sorduruyor: İnsanlığı insan yapan şey yalnızca yaşamak mı, yoksa bilgi, sanat, kültür ve hatıralar da bunun bir parçası mı? Kızıl Veba boyunca hissedilen o karamsar atmosfer beni zaman zaman ürpertti. Ancak kitabın gücü de
Roman
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
8/10
··
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:06
Bu kitapta meditasyonla ilgili net ve uygulanabilir bir rehber buldum. Sistemli bir yaklaşım sunması, ruhsal gelişim yolunda bana çok yardımcı oldu. Kendini keşif sürecinde olan herkese bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Nefes Ses Hareket ve Kutsal DönüşümCenk Yüksel · Destek Yayınevi · 202152 okunma
Kambur
10/10
·255 syf.··
2026 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Esra Kahya'nın Bir İntihar Çok Ölüm romanı, bu yıl içinde okuduğum ve beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Daha önce yazarın Benim Rüyalarım Hep Çıkar kitabını okumuştum ve onu da çok sevmiştim. Bu kitabı bitirdiğimde ise Esra Kahya'nın kalemini ne kadar sevdiğimi bir kez daha anladım. Roman, otuz beş yaşındaki kambur Acibe'nin intiharıyla başlıyor.  Meskûr, Müsemma, Nazenin ve Acibe'den oluşan bu dört kişilik aileyi ilk olarak tabutta yatan Acibe'nin anlatımıyla dinliyoruz. Kitap boyunca en çok Acibe'nin yaşadıklarına üzüldüm. Onun yalnızlığını, dışlanmışlığını ve sevgisiz bırakılışını okurken içim parçalandı. Hatta bazı bölümlerde gözlerimin dolduğunu, istemsizce ağladığımı fark ettim. Buna karşılık kitapta en çok sinirlendiğim karakter ise hiç şüphesiz Müsemma oldu. Anne olmak sadece bir kelimeden ibaret olmamalı diye düşündüm durdum. Acibe'ye karşı gösterdiği duyarsızlık ve sevgisizlik beni sayfalar boyunca öfkelendirdi. Kitabı okurken içimden sürekli Meskûr'un dediği gibi, "Yanasın Müsemma, dilerim yanasın." deyip durdum. Yazarın dili ise çok hoşuma gitti. Son derece akıcı, sade ama sıradan olmayan bir anlatımı var. Sayfalar adeta su gibi aktı gitti. Kitabı okumayı düşünenlere küçük bir uyarı yapayım; bu kitap biraz ciğer dağlıyor. Özellikle duygusal okurların kalbine dokunacağını düşünüyorum. Kitabın toplantısını yazarımızın katılımıyla yapma şansımız da oldu. Esra Hanım'ın samimiyeti, içtenliği ve mütevazılığı beni ayrıca etkiledi. Böyle sıcak, kibirsiz ve okuruna değer veren yazarlara her zaman hayranlık duyuyorum. Kendisine böylesine etkileyici bir hikâyeyi edebiyatımıza kazandırdığı için teşekkür ederim. Bir İntihar Çok Ölüm'ü gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ederim. Uzun süre aklımdan çıkmayacak kitaplardan biri oldu. Bu kitaba mutlaka bir şans
Alıntı
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026488 okunma
Herkes hayatının bir döneminde mutlaka okumalı...
Puan vermedi·656 syf.··
2026 13. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:30
Cennetin Doğusu, uzun zamandır okuduğum ve bende en derin iz bırakan kitaplardan biri oldu. İlk bakışta sadece bir aile hikâyesi gibi görünse de, aslında insanın içindeki iyilik ve kötülüğü, seçimlerinin hayatını nasıl şekillendirdiğini, sevgiyi, affetmeyi ve kendini bulma yolculuğunu anlatıyor. Karakterlerin hiçbiri tek boyutlu değil; hepsinin güçlü ve zayıf yönleri var. Bu da onları gerçek hayattaki insanlar kadar inandırıcı kılıyor. Kitabı okurken zaman zaman karakterlere kızdım, zaman zaman onları anladım ve çoğu yerde kendimden de parçalar buldum. Sayfaları çevirdikçe sadece onların hikâyesine değil, kendi hayatıma ve yaptığım seçimlere de farklı gözle bakmaya başladım. Bence bir kitabın en büyük başarısı da tam olarak bu: Okuyup bitirdiğinde seni eskisi gibi bırakmaması. Bu yüzden Cennetin Doğusu'nu herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Bana kalırsa herkes hayatının bir döneminde bu kitabı mutlaka okumalı; çünkü her yaşta ve her ruh hâlinde insana söyleyecek farklı bir sözü olan, yıllar geçse bile etkisini kaybetmeyecek kadar güçlü bir eser...
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Reklam
Reklam