“Hamam böcekleri konusunda beni hep tiksindiren şey kadim ama hâlâ yaşıyor olmaları. İlk dinozorların ortaya çıktığı zamandan da önce aynen bugün oldukları biçimleriyle Yeryüzü’nde olduklarını bilmek, ilk insanın onları yerde yığınlar halinde gezerken bulduğunu bilmek, büyük kömür ve petrol birikintilerinin oluşumunu gördüklerini bilmek, büyük buz kütlelerinin yükselişinde ve çekilişinde orada olduklarını bilmek -sakin direniş. Hamam böceklerinin bir ayı aşkın aç susuz kalıp direnebildiklerini biliyordum. Hatta tahta yiyerek de yaşayabiliyorlardı. Ve hatta üstlerine bassanız bile yavaşça parçalanıyor ve yürümeye devam ediyorlardı. Donduklarında bile buzları çözülünce gitmeye koyuluyorlardı… Üç yüz elli milyon yıldır hiç değişmeden üremişlerdi. Dünya neredeyse çıplakken, ağır ağır üzerinde yürüyorlardı.”