Gönül Demircioğlu

“Tırnak içindeki o görüntüm memnun ederdi beni, sadece görünüşte de değil üstelik. Olmadığım şeyin görüntüsüydüm ve var olmayışımın bu görüntüsü beni bütünüyle tamamlıyordu: var olmanın en güçlü yollarından biri olumsuz bir varoluştur. Ne olduğumu bilmediğimden, “olmamak” gerçeğe en yakın olduğum yerdi: en azından madalyonun öteki yüzü kontrolümde: en azından “-mamak”a sahiptim, tersime sahiptim. O zaman benim için neyin iyi olduğunu bilmiyordum; benim için kötü olana da böylece ısınmış oldum.”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Bendenize gelince biri sağımda, diğeri solumda hep bir tırnak işareti taşıdım. Bir bakıma “sanki ben değilmişim” gibi, ben olmamdan daha geniş bir şeydi -var olmayan bir hayat tamamen hakim oldu bana, bir icat gibi meşgul etti beni. Negatif basıldığında sadece fotoğrafta ortaya çıkan bir şey de vardı, bir şey -benim ektoplazmik varlığımı gösterdi. Fotoğraf bir çukurun portresi mi, bir eksikliğin, bir yokluğun?”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Roman
“Bu arada, senin varlığını uyduruyorum, tıpkı bir gün nasıl yalnız başıma öleceğimi bildiğim gibi; ölmek en büyük tehlike. Ölüme öylece geçemeyeceğim ve ilk yokluğuma ilk adımımı öylece atamayacağım -bu son ve ilk saatte de senin isimsiz varlığını düşüneceğim- ve var olmamayı kendi başıma başarabilene kadar seninle öleceğim, neden sonra özgür bırakacağım seni. Şimdilik sana sahibim, senin elin olmadan, kendimi keşfettiğim devasa uzama bağlanmamış hissedecek olan da benim. Uzamın gerçeği mi?”
Sayfa 20·Kitabı okudu
Roman
“Şimdi uykuya gitmek özgürlüğüme gitmem gereken yola o kadar benziyor ki. Kendimi anlamadığım bir şeye vermek, kendimi hiçliğin kıyısına bırakmak demek. Sadece gitmek, tarlada kaybolmuş bir kör kadın gibi. O yaşam denen doğaüstü şey. Tanıdık olsun diye evcilleştirdiğim yaşam. Kendinden geçmek denen cesur şey, Tanrı’nın tekin olmayan eline uzanmak ve cennet denen o şekilsiz şeye girmek gibi. İstemediğim bir cennet!”
Sayfa 19·Kitabı okudu
Roman
“Yaşam ve ölüm benimdi ve bir canavara benziyordum. Cesaretim öylece dolaşan bir uyuzgezerinki gibiydi. O kayıp saatlerde, ne yazmaya ne düzenlemeye cesaretim vardı. Ve en çok da ileri bakma cesareti eksikti. O zamana kadar, bilmediğim bir şey tarafından bilmediğim şeye doğru yönlendirilmeye cesaretim olmadı: tahminlerim ne göreceğimi önceden koşullandırdı. Bunlar görmenin sezişi değildi: endişelerim kadar büyüktü zaten. Tahminlerim dünyayı bana kapattı.”
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat