...Ve ruh, ya tümüyle görüyor ya da hiç görmüyor. Malını mülkünü seven adam, gün gelince uyumsuz nesnelerden oluşan bir yığın olarak görüyor onu. Karısını seven adam, gün geldiğinde içinde taşıdığı aşkı yalnızca bir kaygı, terslik ve zorunluluk yığını gibi görür. Müzikten hoşlanan adam, bir gün hiç hoşlanmaz olur. Şu anda olduğu gibi, yurdumu bir türlü anlayamadığım gün gelir...
Gündüz, aile kavgalarına aittir ama gece olduğunda insanlar sevgi ile kuçaklaşır. Çünkü aşk, her şeyden daha güçlüdür. Ve insan pencereye dirseklerini dayayıp yıldızların altında uyuyan çocuklarının, kazanılacak emeğin, olabildiğince kırılgan ve kısa ömürlü karısının sorumluluğunu yüklenir yeniden. Sevgi tartışma götürmez. Vardır. Akşam olsun ve gece, aşka değer gerçekleri ortaya çıkarsın.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.