Aramama geri dönmeyene, mesajıma geç cevap verip görüldü atanlara karşı artık çok da meraklı değilim sinirlenmiyorum bile, umursamıyorlarsa önemsemiyorlarsa benim de kendilerine karşı aynı şeyleri düşündüğümü bilmeliler. Şu kısacık ömrümde kimsenin keyfini ilgisini düşünerek yaşayamam beni seven zaten çabucak dönüş yapıp cevap veriyor🙂‍↔️.
Duygu ve Düşünce
yanlışanlaşılmaolmasın
konuya açıklık getireyim ana sayfama düşen yazıları okuyorum ve yazılarında kendimden bir parça bulduğum insanları takip ediyorum o kişi takibime geri dönebilir dönmeyebilir beni ilgilendirmiyor onun dışında bana atılan takip isteklerine bakmıyorum ve dönmüyorum aynı şey dm için de geçerli sadece görüldü atıyorum cevap falan vermiyorum çünkü burada olmamın tek bir amacı var :üretmek

aymis

@ashavia
·
sana da selam geri takip için takip edip istediğini alamayınca takipten çıkan o kişi
Hayata Dair
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
TARİHİN EN BÜYÜK GİZEMLERİNDEN BİRİ: 50 BİN ASKER NASIL YOK OLDU? M.Ö. 525 yılında Pers İmparatoru II. Kambises, antik dünyanın en güçlü ordularından birini Mısır’ın uçsuz bucaksız batı çöllerine gönderdi. Rivayete göre ordunun görevi, Siwa Vahası yakınlarında bulunan ve büyük saygı gören gizemli bir kahinler tapınağını yok etmekti. Yaklaşık 50 bin askerden oluşan devasa birlik günlerce kavurucu sıcakların altında ilerledi. Ancak daha sonra tarihin en esrarengiz olaylarından biri yaşandı. Ordu adeta yeryüzünden silindi. Ne geri dönen bir asker oldu, ne bir savaşın izi bulundu, ne de kayboluşlarını açıklayacak güvenilir bir kayıt ortaya çıktı. Antik tarihçi Herodot’a göre askerler çölde ilerlerken korkunç bir kum fırtınasına yakalandı ve dev dalgalar gibi yükselen kumlar bütün orduyu yuttu. Bu hikaye yüzyıllar boyunca yalnızca bir efsane olarak görüldü. Fakat modern çağda yapılan araştırmalar gizemi yeniden alevlendirdi. Mısır’ın batı çöllerinde çeşitli insan kemikleri, bronz silah parçaları, ok uçları ve askeri teçhizat kalıntıları bulundu. Bazı araştırmacılar bunların kayıp Pers ordusuna ait olabileceğini öne sürerken, diğer uzmanlar kesin kanıtların hala yetersiz olduğunu söylüyor. Üstelik son yıllarda ortaya atılan teoriler yalnızca kum fırtınasıyla sınırlı değil. Bazı tarihçiler ordunun çölde yolunu kaybederek susuzluk ve açlıktan yok olduğunu düşünürken, bazıları ise yerel Mısır güçleri tarafından pusuya düşürülmüş olabileceklerini savunuyor. Hatta kimi araştırmacılar Herodot’un anlattığı olayın tamamen propaganda amacıyla abartılmış olabileceğini bile öne sürüyor. Bugün, aradan yaklaşık 2.500 yıl geçmiş olmasına rağmen Pers ordusunun başına gerçekte ne geldiği hala kesin olarak bilinmiyor. Gerçekten devasa bir kum fırtınası mı 50 bin insanı tarihten
Dinleyin zekası düşük XX ve XY kromozomları!
Bir kadın ve erkeğin arasındaki 10 yaşın daha da üstündeki yaş farkı kadın 25-30 ve hatta 35 bile olsa kapanmaz. Hatta o 10 yaş bile kapatmaz. Kadınların erken yaşta olgunlaştığını kesin olarak iddia etmek yanlış olur. Yapılan son araştırmalara göre olgunluğun herkeste kesin ve değişmez bir sabit yaş aralığında olmadığı görüldü. Kadınlarda beyin gelişimi 30 yaşa kadar belki artık sürüyor. En erken belki 25. Ama erkekler sandığınız gibi 35-40 veya onunda üzerinde olduğunda sabit olarak olgun olmuyor. Olgunluk kişilik, beyin gelişimi farkına göre değişir. Ama yine de insan ilişkilerinde bazı sınırlar olması gerekir. 10 yaşın daha üstü olan çiftler arası farklar kişilik uyumu olsa bile hep bir taraf diğeri için daha genç davranmaya ya da diğer taraf yaşlı davranmaya çalışacaktır. Yani kendi yaşlarını zamanlarında yaşayamayacaklar. Birbirlerine dönemsel olarak uymayabilirler veya uymasalar bile fikir ayrılıkları daha da ilerleyen yaşlarda olabilir. Öte yandan yaş farkı arttıkça çiftler arası manipülasyon ve sömürülme tehlikesi normal ilişkilere göre daha tehlikelidir.
1000Kitap
Lâ ilahe illallah de kazan gazayı Çöller uçsuz bucaksız, yine de geçtim. Eşkiyaya savaş verdim, korkular saçtım. Ummanlara dönüşüp menzilden taştım. Kelime de hece de seni aradım. Ahmet Ahmet ·5 No'lu Şiir Çöller uçsuzdu bucaksızdı Peygamberimiz SAV dua ile andı Hakkı Önce eşkıyalarla savaşarak Dediki Cihat ve kıyam ile düşmez sancak Ummanlar geçti efendimiz Onadır salam selat ve duamız Baktı bedire dediki ey Ali ey Hamza La ilahe illalah diyerek cenk edin Bilinki Allahtan başka ilah yoktur Çöller uçsuzdur bucaksızdır Ve Bedir Savaşındaydı Hz Muhammed Dediki ey Rahim olan sonsuz merhamet En doğru iş için hidayetini isterim Ancak senin yardımın ile cihat ederim Ve Kıyama kalkıyordu islam ordusu Ey Allahım bir avuç müslümanız Eğer yok olursa bu müslüman ulular Dünyada sana ibadet edecek kim kalır Bize hidayetini göster doğru kapıyı aç Sen bizleri doğru ve hidayete ulaştıransın
Din
Suriye'nin Yeniden Dizaynı: Stratejik Sessizlikten Kurumsal Rehabilitasyona I. Giriş: Yanlış Soruların Esareti Buckingham Sarayı'nın altın yaldızlı salonlarında iki adam el sıkışıyor. Biri İngiltere Kralı III. Charles. Diğeri, bundan yalnızca bir yıl önce üzerine 10 milyon dolar ödül konmuş, ABD'nin terör listesinde adı geçen Ebu Muhammed el Şara. Bu fotoğraf bir soruyu zorunlu kılıyor: Bu nasıl mümkün oldu? Ortadoğu coğrafyası üzerine yapılan analizlerin büyük çoğunluğu bu soruyu sormaz. Bunun yerine daha güvenli, daha sığ sorularla yetinir: "IŞİD neden bu kadar güçlendi?" veya "Esad neden düştü?" Oysa doğru sorular çok daha rahatsız edicidir: IŞİD kimin işine yaradı? Şara'yı kim, ne zaman ve hangi araçlarla rehabilite etti? Ve tüm bu kaosun sonunda kim kazandı? Bu makale, Suriye'de yaşananların ne bir tesadüf ne de öngörülemeyen bir "blowback" mekanizmasından ibaret olduğunu savunuyor. Ortada, adım adım ve çok aktörlü biçimde inşa edilmiş bir bölgesel dizayn var. Ve bu dizaynın mimarlarını bulmak için komplo teorisine değil, yalnızca sonuçlara bakmak yeterli. II. Blowback'ten Öte: IŞİD ve Güç Boşluğu 2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgali, sadece bir rejimi devirmenin çok ötesine geçti. Ordular lağvedildi, devletin kurumsal hafızası silindi, onlarca yıllık güvenlik bürokrasisi bir gecede yok edildi. Geriye devasa bir güç boşluğu kaldı. IŞİD bu enkazdan beslendi, büyüdü ve zamanla Suriye iç savaşının yarattığı ikinci boşlukta gerçek bir devlet gibi hareket etmeye başladı. Buna "blowback" deniyor: Bir müdahalenin, müdahale edenin öngöremediği yıkıcı sonuçlar doğurması. Daha önce de görülmüştü; 1980'lerde Sovyetlere karşı CIA tarafından beslenen Afgan mücahidleri, zamanla El Kaide'ye dönüşmüştü. Ancak blowback teorisi, IŞİD söz konusu olduğunda kritik bir soruyu
1000Kitap