Nihat astsubayı hatırladı;birim içinde bu astsubayın kurduğu düzenlere,çevirdiği dolaplara,türlü çeşitli oyunlara bakıp hayran olanlar,”Görün bakın bu adam günün birinde MİT’in başına getirilir vallaha!”diye konuşuyorlardı.Buna karşılık”Bugüne kadar MİT’in başına bir astsubayın getirildiği görülmüş şey mi?” diye itiraz edenler çıkıyordu.
Bir silâhın alevi yırttı bu karanlığı,
Görüldü bir vücudun yerinde sallandığı...
Uzakta kaybolurken hızla koşan adımlar,
Kucakladı kanlı bir vücudu kaldırımlar...
Din sadece inananlar topluluğu gibi küçük dinî gruplan değil, aynı zamanda bütün bir toplumu, topyekûn bir milleti etrafında toplama potansiyeli taşır. Bunun çok açık bir örneği İslâm'ın ilk döneminde görüldü. Araplar güçlü milliyet duygularına sahip olmakla birlikte hiçbir zaman kabile anlayışının ötesine çıkamamışlarken, İslâm dini sayesinde millet olarak bütünleştiler.
Vaftiz, İsa için bir dönüm noktasıydı. Onun Mesih ve Tanrı'nın Oğlu olduğunu teyit etmekle birlikte hizmetinin başladığının göstergesiydi. Çölde, şeytanın ayartmalarına direndiği kırk günlük bir inziva döneminin ardından, o da bir grup havariyi etrafında toplayarak gezici bir vaiz oldu. Ancak faaliyetleri hem Roma makamları hem de Yahudi rahipler tarafından huzur bozucu görüldü; sonunda tutuklandı ve çarmıha gerilerek ölüme mahkûm edildi. Çarmıhta yavaş ve acılı bir ölümden sonra İsa mucizevi bir şekilde yeniden dirildi ve göğe yükselmeden önce takipçileri arasında kırk gün geçirdi.