Ey güzel Dilber son kez dön bir bak bana!
5/10
·112 syf.··
2025 31. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 21:38
Kısa ama etkisi büyük hoş tatlı bir hikaye. Dilinin sade oluşu hikayenin okuru tutması ve her yeni sayfada acaba neler olacak diye düşündürmesı kitabı kısa süre içerisinde bitirmenize olanak sağlıyor. Bugün Dickens, Tolstoy yada Gothe gibi yazarları okurken kendi değerlerimizi de unutmamalı Türk edebiyatının fevkaladeleğini görmeli ve göstermeliyiz.
1000Kitap
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Panama Yayıncılık · 201556,4bin okunma
8/10
·224 syf.··
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 14:32
3 te birini bitirdim kitabın. Acıkcası şimdiye kadar bir zamane bestseli havası verdi. Bu belkide gothe nin çok övüldüğünü görmemle beraber oluşan beklentimle alakalı. Fakat şunuda unutmamak lazım ilk romanıymış bu. Sanırım biraz ara vericem yada kısa hemen aradan çıkarada bilirim edit : kitabı bitirdim Dili çeviri olmasına rağmen çok farklı ve güzel , edebiyatın güzelliğini hissettiriyor. Ayrıca alman kültürüde gerçekten ideal. Sınıfsal fark konusunda tutarsızlıkları dışında ki bunuda kendisi sorguluyor.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Islık Yayınları · 2015150,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·126 syf.··
2024 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 00:41
Bizi en çok mutlu edebilen duygunun aynı zamanda bizi alaşağı edebilen duygu olduğunun geniş bir açılımı bu kitap. Bir duyguya sahip çıkmak ve onu kalbimizin, bizi yok edebilecek odasına saklamak, her ne kadar zararsız görünse de mahfolmamıza yol açabilir. İnsan oğlunun duygu dünyasındaki dalgalar, denizdeki dalgalar kadar tekinsiz ve ilk fırtınada bizi alabora etmeye müsaittir. Her ne kadar aklımız başımızdaysa bile, duygu dalgaları denizde bir yük gemisini alt edebileceği gibi duygularımız da aklımızı alt edebilir ve en sevdiğimiz şey karanlığımız olabilir. Nitekim Genç Werther de aklına güvenerek duygu iplerini elinden bırakmış ve kendini duygularının tekinsiz okyanusunda tek başına bir mücadele içinde bulmuştur. Bir kitabı yorumlarken içeriği hakkında çok fazla spoiler vermemek gerekli olduğundan sadece bu kadar yazabiliyirum. Şunu da söylemem gerekiyor ki melankoli dolu kitaplardan en çok sevdiklerim arasında yerini aldı Gothe'nin kitabı. Çünkü okurken, melankoliden çok hayat dolu, sevgi dolu cümleler karşılıyor sizi ve sizi onun yapacağı şeyin yanlış olduğuna tamamen inandırıp öyle bitiriyor cümlelerini.
İnsan ve Duygular
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
Herakleitos
Puan vermedi·136 syf.··
2024 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 12:40
Herakleitos; Kitabı önce anlamam lazım elbette o yüzden incelemem aslında bir özet kitabın neyi ifade ettiği. Sunuş kısmıyla; Yunan felsefe tarihinin başlangıcı yönünde ciddi tartışmalar olduğunu öğrendim. Yunan felsefe tarihinin iki döneme ayrıldığını, bunların ilkinin preokratik veya sokrates öncesi adıyla anılan dönem olarak başlangıç kabul edildiğini öğrendim. Bu kitabın girişinde /sunuşunda bu dönemlendirmeye ilişkin kaynaklara değinilir. Sokrates öncesi düşünürlerin filozof olduğu veya düşünce tarzlarının ne derece felsefe olduğu da tartışılıyormuş . Bu adlandırırmanın kendisi de tartışılıyormuş. Ancak Milat’tan önce altıncı ve beşinci yüzyılda tarihlenen bu dönemin temel belirleyici unsuru her şeyin bir neden sonuç ilişkisi çerçevesinde açıklanması için doğaya gitmenin ve doğa olaylarını incelemenin gerekli görünmeye başlaması olarak kabul ediliyor. Başlangıç Thales’le kabul edilse de Thales’le somutlaşan felsefi düşüncenin kökenleri önceki yarı dinsel yarı bilgece açıklamalarda da görülmektedir. Özellikle Miletoslu filozoflar bir kısım yarı efsane ve yarı gerçek düşünürlerden kalan Theogoni ve Kozmogoni konulu fragmanlar mitolojik anlatıları felsefi bir köprü olarak görülebilir. Bu köprü aynı zamanda dinden bilime kurulan bir köprüdür. Dünyayı içsel ve doğaüstü terimlerle betimleyenler ile ilk kez doğal nedenler üzerinden açıklamaya girişenler arasındaki ayrımı Aristoteles’e borçlu olduğumuzu, ancak bu tartışmanın da tam ortasında düşünür Thales’in yer aldığını, felsefe bağlamında doğadan ilk bahseden onun olduğunu, doğa felsefesine girişen ilk kişi olduğunu, ancak antik çağda bir gök bilimci olarak bilinip övüldüğünü, Aristoteles’e göre Thales’in “Her şeyin bir ya da birden çok temel elementte dayandırıldığı felsefe türünün kurucusu” olduğunu
FragmanlarHerakleitos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,072 okunma
Doğanın keşfi -andrea wulf
Puan vermedi·560 syf.··
2024 36. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 13:50
Merhabalar öncelikle kitap Alexander Von Humbolt'un hayatını anlatıyor. Hayatına birçok gezi, keşif macera sığdırmış bir adam. Bugün her ne kadar botanik çalışmalarıyla fiziki coğrafyanın kurucusu olarak anılsada siyasetten, manyetizmadan ve yine şu an kalemime gelmeyen bir çok alanda çalışmaları var. Determinizme vurgu yapan sebep-sonuç ilişkisi üzerinden bütün deneyleri analiz ederek doğayı bir bütün şeklinde düşünen Humbolt'un hikâyesi okunmaya değer. Bugün ismini yad ettiğimiz Darwin, Göthe, Lyell ve daha bir çok bilim insanının çalışmalarına öncülük etmiş ya da esin kaynağı olmuştur. Bir çok şair ve ressamı etkilemiş. Dönemine damga vurmuş bir bilim insanıdır. Kitapta Humbolt'un yaptığı çalışmalar anlatılırken bu çalışmaların yarattığı yankıya çok fazla yer verildiğini düşünüyorum. Bu bazı yerlerde sesden çok yankının duyulmasına sebep olmuş.Humbolt'un yaptığı çalışmalara ve eserlerindeki yazılarına daha fazla yer verilmesi kanaatindeyim. Her ne kadar doğayla ilgili 'bir yaratıcı tarafından yaratılmafığı' fikrine katılmasam da doğaya bakış açısını faşist ve materyalist olmaması sebebiyle sevdim. Eserde sade ve açıklayıcı bir üslup kullanılmıştır. Bu bir büyük bilim insanı bana çok yakından tanıtan bir kitap. Çok yüzeysel bir şekilde öğrendiğim bu botanikçi aslında arkasında deryalar barındırmış bir insan. Kitap hakkında cok spoi vermedim çünkü hangi birini vereyim bu adam bir derya. Ama yine de kendisiyle ilgili beni en çok etkileyen unsurlardan bir tanesi manyetik alanda kalıcı bir çalışması olmamasına rağmen bir hayvan üzerinde 4000 tane manyetik deney gerçekleştirmiş olması. Bu durum bana çalışmalarını çok büyük bir titizlikle gerçekleştirdiğini gösteriyor. Aslında alanı olmamasına rağmen isminin anılmayacağı bir alanda bu kadar çok deney yapmış olması bugün
Tarih-Coğrafya
Doğanın KeşfiAndrea Wulf · Ayrıntı Yayınları · 2017167 okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 16:23
Zweig'ın bu eseri bazı önemli tarihi olayları ve tarihi kişilikleri anlattığı denemelerinden oluşuyor. Bize o tarihi an'ları anlatıyor. Kitap tam bir bilgi ve kültür şöleni. Denemelerin başlıkları şu şekilde; * Bizansın Fethi (29 Mayıs 1453) İstanbul'un fethini kısaca anlatıyor fakat Zweig'ın bu konu ile ilgili yararlandığı kaynakların sadece Avrupalı olması kendisini maalesef objektiflikten uzaklaştırmış. Fatih Sultan Mehmet'in dehasını belirtiyor fakat zaferin önemini azaltma çabasını da hissediyoruz. Ve ayrıca Zweig'ın Yarının Tarihi eserinde tarih kitaplarında yer alan tarihi saptırmalar ve yanlış empoze etmeler ile ilgili serzenişini içeren yazısını da böylelikle tekrar hatırlamış oldum. * Ölmezliğe Sığınış (Büyük Okyanusun Keşfi - 25 Eylül 1510) Nunez de Balboa'nın Büyük Okyanusu keşfediş sürecini anlatıyor. * Yeniden Hayata Geliş 21 Ağustos 1741 George Friedrich Haendel isimli Alman müzisyenin yaşadığı felç ve iyileşme süreci ile birlikte sonrasında yaşadığı tükenmişlik sendromu ve intihar etme aşamasına kadar gelmişken "Hallelujah" yani Mesih isimli eserini ortaya çıkarışı ile yaşadığı yeniden diriliş süreci anlatılıyor. Gayet etkileyici bir hikaye. Ayrıca Haendel'in 13 Nisan'da felç geçirdiğini, yine bir 13 Nisan'da en sevdiği eseri "Hallelujah" ı ilk defa seslendirdiğini ve yine bir 13 Nisan'da da vefat ettiğini öğreniyoruz. Hallelujah'ı dinleyebileceğiniz bir linki de paylaşmak istiyorum. youtu.be/weFJHtcxJt0?si=... Bu bölümden iki alıntı; "Gerçek ve zor beğenir bütün sanatçılar gibi o da kendi eserleri ile övünmezdi. Fakat bir tanesini, "Mesih" ini severdi. Bu eserine karşı bir şükran borcu vardı; zira düştüğü çukurdan Haendel'i çıkaran o idi, o eseri sayesindedir ki, Haendel kurtulmuştu. Bu eserini her yıl Londra'da çalıyor ve
Yıldızın Parladığı AnlarStefan Zweig · Cem Yayınevi · 19746,8bin okunma
Reklam
Reklam