Bizi en çok mutlu edebilen duygunun aynı zamanda bizi alaşağı edebilen duygu olduğunun geniş bir açılımı bu kitap.
Bir duyguya sahip çıkmak ve onu kalbimizin, bizi yok edebilecek odasına saklamak, her ne kadar zararsız görünse de mahfolmamıza yol açabilir.
İnsan oğlunun duygu dünyasındaki dalgalar, denizdeki dalgalar kadar tekinsiz ve ilk fırtınada bizi alabora etmeye müsaittir. Her ne kadar aklımız başımızdaysa bile, duygu dalgaları denizde bir yük gemisini alt edebileceği gibi duygularımız da aklımızı alt edebilir ve en sevdiğimiz şey karanlığımız olabilir. Nitekim Genç Werther de aklına güvenerek duygu iplerini elinden bırakmış ve kendini duygularının tekinsiz okyanusunda tek başına bir mücadele içinde bulmuştur. Bir kitabı yorumlarken içeriği hakkında çok fazla spoiler vermemek gerekli olduğundan sadece bu kadar yazabiliyirum.
Şunu da söylemem gerekiyor ki melankoli dolu kitaplardan en çok sevdiklerim arasında yerini aldı Gothe'nin kitabı. Çünkü okurken, melankoliden çok hayat dolu, sevgi dolu cümleler karşılıyor sizi ve sizi onun yapacağı şeyin yanlış olduğuna tamamen inandırıp öyle bitiriyor cümlelerini.