Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini , işin tamam olduğunu ; aşkın , arzunun , umut ve ihtirasın bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendimize itiraf etmek ; kendi kendimize , bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumağa mahkum olmak . Böyle mi olacaktı ? Böyle mi sanmıştım ?
Sözcükler en az notalar kadar büyüleyici , sözcükler tıpkı müzik gibi ruhun drenajı . Orta ikideyken kasığımda çıkan çıban İçin drene etmemiz gerek demişti Kaya Amca . Yani ? İçindeki irini akıtacağız. Çok canım yandı çıbanı keserken , ama bitince acayip rahatladım . Sözcükler de aynı öyle , alkolle sterilize edilmiş neşter sanki , çok acı veriyor ama içimizdeki irinin de akmasını sağlıyor .