selim koç

selim koç
@grabowski
Tanrı dünyada erdemin zulüm görmesine izin veriyorsa onun niyetini sorgulamak bize düşmez.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günümüzde dünya küçüldü ve komşularımız arasına dünyanın her yerindeki açlar dahil oldu. Derviş olmak, sosyal adalete inanmak, açlığı ve ıstırabı hafifletmek için elimizden gelen her şeyi yapmaktır. Başkalarının ıstırabını hissetmeyen kalp, ilahi aşkı duyamaz. Dervişler birbirlerini sevmeyi ve birbirlerine hizmet etmeyi öğrenirler. Dervişler arasındaki dostluk, ortak İlahi aşka dayanmaktadır; bu dostluğa bağlanmış herhangi bir fanı tutku ya da gizli menfaat yoktur. Dünyevî dostlukların büyük bir kısmı, dostluğun dayandığı bağ sona erdiğinde biter.
Dinsel düşüncelerin, uygarlığın diğer tüm ilerlemeleri gibi, bir tek gereksinimden, insanın kendisini doğanın ezici derecede üstün gücüne karşı savunma gereksiniminden doğduğunu göstermeye çalıştım. Buna ikinci bir güdü; -uygarlığın, kendilerini acı verici bir biçimde hissettiren yetersizliklerini düzeltme isteği- eklenmişti. Dahası, bireye bu düşünceleri uygarlığın verdiğini söylemek özellikle uygun olacaktır, çünkü birey bunları uygarlıkta zaten mevcut bulur; bu düşünceler bireye hazır olarak sunulurlar, birey onları kendiliğinden keşfetme yeteneğini göstermez. Bireyin içine girmekte olduğu şey, çok sayıdaki kuşağın mirasıdır ve bu mirası tıpkı çarpım tablosu, geometri ve benzer şeyleri devraldığı gibi devralır.
Nereden kaynaklanıyordu Fransız Devrimi? Daha önce belirttiğimiz gibi, 18. yüzyılda "filozoflar", "akıl" adına, örflere dayanan mutlak monarşiyi sert bir eleştiriye tabi tutmuşlardı. Öte yandan, "soylular" ve "ruhban", Fransız toplumunun bu "ayrıcalıklı" sınıf ve zümreleri, bu ayrıcalıklarını haklı gösterecek hiçbir etkin rol oynamıyorlardı. Oysa "burjuvazi", iktisadi planda en zengin, giderek egemen bir sınıf durumuna geldiği halde, bu ayrıcalıklardan yararlanamıyor ve bunun sonucu ol.ırak da bu ayrıcalıkların kaldırılmasını istiyordu. Ayrıcalıklı sınıf ve zümrelerin varlığı toprağa bağlı olduğu haldl', burjuvazi toprağa bağlı değildir. Geçimini, ticaret ve zanaatle sağlamaktadır. Zamanla, bu sınıfın çıkarları, hem feodal toprak düzeniyle hem de kentlerdeki zanaat erbabının ilişkilerini düzenleyen korporasyonların sıkı disiplini ile çelişmeye başlar. Köylülere gelince, bu çok yoksul ve kültürsüz kitleler, ilkel koşullar altında ve sefalet içinde yaşıyorlardı. O zamanın bir karikatürü, köylüyü sırtına iki kişinin bindiği bir insan olarak göstermektedir. Böylece -toplumdaki gelişmeye zaten ters düşmüş olan- "feodal haklar" ağırlığını artık çekemez olmuşlardı. Fransa' da devrim öncesi sosyal sınıflar tablosunun bu görünüşü, devrimin temel nedenleridir.
''Kendi mahvımıza yol açıyoruz," diyor Frederic Passy, Londra'da 1890 tarihli son Evrensel Barış Kongresi öncesinde yaptığı konuşmada, "gelecekte yapılacak delice insan katliamlarına katılmanın yolunu hazırlayarak, ya da geçmişten bize miras kalan çılgın ve canice katliamların borçlarının faizlerini ödemeye katılarak kendi mahvımıza yol açıyoruz. Birbirimizi öldürebilme imkanını yaratabilmek için açlıktan ölüyoruz