selim koç

selim koç
@grabowski
Aydınlanma felsefesinin başlıca kavramlarından biri de “ulusal benlik” bilinci, “ulus” ya da “millet” dediğimiz toplumsal birim kavramıdır. Bu anlayışın Türk toplumunda yerleşmesinde, tartışmasız, en büyük hizmeti Mustafa Kemal Atatürk yapmıştır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1983), Atatürk’ün ulusçuluk duygusunu şöyle tanımlar: “Sınırsız bir gurur, sınırsız bir onur...” Bence, bu niteleme “sınırsız bir kendine güven” duygusunu anlatmaktadır. Ancak “kendine-güven”in dayanağı, “salt bir nitelik” değil, bilimsel veriler olmalıdır. Bu tutumu, özellikle Avrupa karşısında böyledir.
Reklam
Görüyorum ki Boing 707 jet uçağıyla Mekke'ye geliyorsunuz. İnişten sonra cilt kapağında bir kaç isim bulunan hac katalogunuzu çıkarıyorsunuz! Haccın amel, rükün ve hükümlerini okuyorsunuz. Hacının ilk yapacağı iş konusunda şöyle yazıyor: "Vardığında devenden inmek isterken önce sağ ayağını yere koy!" Senin haccının destan ve menasikini sonuna değin okudum.
Çalılıkları yeşertmeye gücümüz yetecek mi? Zamanımızda yükselen bu soruya Prometheus'un karşılık vereceğini düşünün. Gerçekte bu karşılığı çoktan vermiş o : «Size yeni düzeni ve kalkınmayı vaat ediyorum ey ölümlüler! Eğer, bunu kendi elinizle yapacak kadar usta, değerli ve güçlü iseniz.» Kurtuluşun bizim elimizde olduğu doğruysa,
Atatürk'ü yasatmanın doğru yolu, ''eser''ine sahip çıkmak ve onu gelistirmekle bulunabilir. Böylece, ''Atatürk'ü anlamak ve tamamlamak'' sorunu karsımıza çıkar: ''Atatürk'ü anlamanın bir yanı onun bağımsızlık savasçılığı ise, öteki yanı da gerçeklestirdiği devrimlerin bütünlüğüdür...
Türkiye'de daha çok altyapı değişikliği gereklidir. Daha çok altyapı kurumlan arasında değişmesi gerekenler, gençliğin de değişmesini istediği kurumlar vardır. Ancak bu altyapı değişikliklerinin gerektirdiği ölçüde, üstyapıda da yeni bazı değişikliklere veya düzeltmelere ihtiyaç duyulabilir.