8/10
·560 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:17
Granada Üçlemesi, adeta o sokaklarda karakterlerle birlikte yürüdüğüm, çok yoğun ve sarsıcı bir iki gün yaşattı bana. Radva Aşur'un kalemi öyle sürükleyici ve hüzünlü bir atmosfer yaratmış ki, koca bir tarihi ve bir halkın dramını zamanın farkına varmadan, adeta nefesimi tutarak bitirdim. Daha okurken bile içimde yazarın diğer kitaplarını da keşfetme, o güçlü kalemle yeniden buluşma isteği oluştu. Kitap; Endülüs'ün son İslam kalesi Granada'nın düşüşünü, Müslüman halkın evlerinden, kültürlerinden ve inançlarından zorla koparılışını bir ailenin gözünden anlatıyor. Bir halkın geçmişinin, kültürünün ve yaşanmışlıklarının elinden adım adım alınışını okurken, aslında her birimizin tarihin o acımasız ve ezici anları karşısındaki çaresizliğini derinden hissediyoruz. Ancak okurken beni derinden sarsan ve içimde tuhaf bir huzursuzluk bırakan bir yönü de vardı kitabın. Yaşanan o büyük çaresizliğin ve zulmün getirdiği, adeta gökyüzüne fırlatılan isyan noktasındaki sorgulamalar, Allah'ı sorgularcasına yapılan bazı ifadeler bana çok tuhaf ve sarsıcı geldi. Evet, insan her şeyini kaybettiğinde zihni o büyük, derin boşluğa düşüyor; yazar da o dönemin Müslüman halkının yaşadığı psikolojik yıkımı ve can acısını tüm çıplaklığıyla aktarmak istemiş. Bunu görebiliyorum, ama yine de o cümlelerin ağırlığı insanın içini acıtıyor. Her şeye rağmen, hafızanın, aidiyetin ve kimliğin değerini hatırlatan, düşünsel derinliği çok güçlü bir yapıttı. Hüzünlü, sarsıcı ama kesinlikle iyi ki okumuşum dedirten, derin izler bırakan bir Endülüs hikâyesi... Saad, Selime, Naim ve Meryema'yı da asla unutmayacağım. Herkese keyifli okumalar.
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025157 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 23. kitabı
Amin Maalouf, Tarihte Arap bir seyyah olan Hasan'ın hayatını mükemmel bir şekilde romanlaştırmış. Kitabı okurken 1500'lü yılların Endülüs devletini, Fas'ı, Mısır'ı, İstanbul'un o dönemki durumlarını gözlemleyebilirsiniz. Hasan el-Vezzan ile Granada-Fas-Mısır-Roma-Tunus topraklarında gezip farklı kültürlerdeki insanlarla tanış olmak ve maceralarına katılmak istiyorsanız elinizden düşüremeyeceğiniz bir eser. Hasan El Vezzan, Endülüs de doğmuş bir Müslüman’dır. Engizisyon saldırıları yüzünden ailesiyle Fas'a göçmek zorunda kalmıştır. Ülkedeki siyasi olaylar yüzünden kendini önce Kahire'de, sonra da Roma'da buluyor. Kitabın dili yormuyor. Keyifli okumalar diliyorum :))
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
9/10
·560 syf.··
2026 24. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:15
Büyük bir sorumluluk yükledi kitap omuzlarıma. Dünyada yapılan zulme şahit oluyoruz bizler de. Ve elimizden bir şey gelmiyor olması çok acınası bir durum bizler için. Kitapta zulme uğrayan insanların hayatlarına şahit olmak gerçekten içimi acıttı. Allah bizi affetsin. Oldukça güçlü ve akıcı bir dili var. Okurken asla sıkılmadım. Bir ailenin dededen toruna hikayesini yaşattı. Endülüs... benim için büyük bir hayaldi hep ve bu hikaye ile o sokaklarda gezme isteğim daha da arttı. Kitabın sonunda "Yemin olsun kuşluk vaktine! Kararıp sakinleştiğinde geceye ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Rabbin sana mutlaka lütuflarda bulunacak ve sen de memnun olacaksın." ayetinde tüylerim diken diken oldu. Bu insanların imanı ile insan kendi imanını sorguluyor. Azıcık dişimiz ağrısa Allah a sitem ediyoruz. Koca bir halk neler görmüş ama yine de o imanla ölmüş. Acınacak olan vallahi bizleriz.
1000Kitap
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025157 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:00
Herkese merhaba,Amin Maalouf’un kalemiyle ve Granada’dan Roma’ya uzanan tarihi bir coğrafyayla tanışmak harika olur diye düşünüyordum.Ancak dürüst olmam gerekirse, bu kitapla yıldızımız pek barışmadı ve sayfaları zar zor, yer yer atlayarak bitirebildim.. Neden mi?Kitap yoğun bir tarih kroniğine sahip ve bu bir süre sonra sıktı beni..Granada, Fas, Kahire, Roma derken her seferinde hikayeye dahil olan onlarca tarihi şahıs var. Bir noktadan sonra kim kimdi, kiminle ne bağı vardı derken karakter kalabalığı içinde kayboldum,buna birde Maalouf’un sakin ve detaycı üslubu da eklenince iyice uzaklaştım. Afrikalı Leo kesinlikle çok katmanlı, muazzam bir emeğin ürünü ve çok güçlü bir biyografik roman. Tarihi sevenler için bir başyapıt olabilir. Ancak benim gibi daha dinamik, odak noktası net ve akıcı bir tempo arayanlar için okuması epey sabır gerektiren, yorucu bir deneyim.. Herkese keyifli okumalar dilerim,kitapla kalın..
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma
Bir Amin Maalouf Klasiği
9/10
·373 syf.··
2026 16. kitabı
Afrikalı Leo Üzerine.. Semerkant ve Doğu nun Limanlarından sonra okuduğum ve hiç bitmesin dediğim bir Amin Maalouf eseri. Yazarın ise edebiyat dunyasinda okuyucuyla buluşan ilk romanı.. Amin Maalouf'un kaleme aldığı Afrikalı Leo, 16. yüzyılda yaşamış gerçek bir gezgin olan Hasan el-Vezzan’ın (Afrikalı Leo) hayatını konu alan tarihi bir romandır.Yazarın güzel anlatımıyla Endülüs'ün düşüşünü, coğrafi keşifleri ve Doğu-Batı kültürleri arasındaki çatışmayı sanki olayın kahramanı benmişimcesine içselleştirerek yaşadım. Eser başlangıçta muslumanların Granada'dan sürüldüğü döneme odaklanır. Mutlu bir çocukluk geçiren Hasan'ın Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalmasıyla yolculuğumuz başlar. Grana'da bölümünde bağnazlıkla (din adi altındaki bağnazlık) bilimin mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilir. Afrika yaşantısında İslam dunyasindaki siyasi çatışmalar ele alınır.Kabile çatışmaları kültürel yaşantı konu edilir. Granada Kitabı bölümü; Granada'da (Gırnata) mutlu bir çocukluk geçiren Hasan, Kastilyalıların baskısıyla Fas'a göç etmek zorunda kalır. Kahire kitabı bölümünde Osmanlı'dan Yavuzdan bahsedilir ve devleti Aliyye büyük Türk" olarak nitelendirilir. Roma kitabı bölümünde, müslüman bir coğrafyacı ve diplomat olan Hasan'ın, Papa nın sarayında bir hristiyan bilgin olarak , kendi köklerine bağlı bir bilgin, yaşama çabası anlatıllır. Eser benim Endülüs coğrafyası , Endülüs İslam medeniyeti, engizisyon, papalık, Yavuz Sultan Selim dönemi ve Osmanlı medeniyeti hakkında tekrardan araştırmalar yapmama vesile oldu diyebilirim. Eserdeki en beğendiğim alıntılar; "Talihsizliklere saygı göstermeyi yada verdiği işaretleri çözümlemeyi henüz öğrenmiş değildim.." "Çünkü varsıllık ve güç, sağduyunun düşmanıdır.Bir buğday tarlasında kimi başkaların dik
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200718,4bin okunma
“Yüz yıl bekledik!..”
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Her insanın içinden çıkamadığı, köşeye sıkışmış hissettiği, yüzünü göğe dönüp hüznünü içine gömdüğü dönemleri vardır. Tüm çırpınışlarına rağmen elinin kolunun bağlı kaldığı, sonuca ulaşmak şöyle dursun hep daha da geriye gittiği dönemler… Toplumların da… Tarih okumanın umudu ve umutsuzluğu insandan çalan acı bir tarafı var bence. Ne kadar okursan oku sonuç aynıdır. O tarihte o ülke o insanlar o mağlubiyeti en derinden yaşamıştır ve lanet olsun ki o ülkeler zulümlerini zafer naralarıyla kutlamıştır. Zulüm ve zafer… göğsünüze saplanan ok gibidir o okumalar… Ve Endülüs Yanına hiçbir noktalama işaretini yakıştıramadığım bir sızıdır islam tarihinde. Asırlarca süren aydınlık bir çağın karanlığa gömüldüğü yerin adı… bereket ve bolluğun hüküm sürdüğü bağ bahçe ve ormanların çıkan bir yangınla kara bağladığı, şenlikler içinde kıkırdayan bir çocuğun acıyla ağladığı, aşkın coşkusuyla kanı deli akan gencin kötürüm kaldığı hissini bırakır okudukça içimde… Ahh Kalbim Endülüs demişti Akif Emre Yine bir Ahh ile Ahh Filistin dediğim Tanturalı Kadın la tanıdım yazarı. Radva Aşur kalemini islam coğrafyasının acılarında gezdiren, kan kırmızı mürekkebiyle isyana ramak kala umudu filizlendiren biri. Kendisi de mazlum islam coğrafyasının acı suyunu Mısır’da içenlerden. Gelelim Granada Üçlemesi ne. 10-12 yaşlarındaydım Endülüs’e Ağıt adlı belgeseli izlediğimde. İçime nasıl işlediyse O’na dair her detayda yandığım için daha çok etkilenmiş olabilirim. Ama içimize işleyip okudukça incinecek kadar bilinmemesine ayrı içlendim doğrusu. İspanya diye bilinip adının unutulmasına mı üzüleyim, Valensiya’nın hiç islam görmemiş hale getirilmesine mi, yoksa âlimler yetiştiren Gıranada’nın diri diri yakılan kitaplarına-âlimlerine-tarihine mi?.. “Türk beklenendir.” Sözünü hissedip her darlıkta ‘Türkler bize destek
Duygu ve Düşünce
Granada ÜçlemesiRadva Aşur · Ketebe Yayınları · 2025157 okunma