Gorkem Y

Gorkem Y
@grkmy
Müzisyen, kindle sever,surrealism, japon, latin, uzakdoğu goodreads.com/user/show/58114... deliokur.wordpress.com
10/10
·446 syf.··
2019 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 00:00
Hiç şüphesiz okuduğum en sembolik kitaptı Ağustos Işığı. Edebi anlamda oluşturulan doku ciddi anlamda şiirsel bir yapı ile sarılmıştı. Faulkner'in okumuş okuduğum ve kendisiyle ilk tanışma kitabı olarak kendisine,zekasına, diline, orijinalliğine kurduğu sistemler arasında farklılıklara, karakterlerdeki üst düzey metafiziksel kurguya ve kendi dilinin olanaklarını en üst düzeye taşıyıp okuru özellikle son bölümde bildiği tüm duaları okutturan okuduğum en iyi kitaplarından biriydi. Öncelikle, Faulkner'i İngilizce okuduğumu ve bazı anlamsal ifadelerde zorlandığımda ilgili bölümü Belge'nin çevirisiyle karşılaştırma gereksinimi duyduğum çok fazla an oldu. Fakat, Murat Belge'nin Faulkner'in Ağustos Işığı'nda yapmış olduğu her türlü söz oyunlarını dilin imkanı doğrultusunda çok başarılı bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyorum. Şöyle ki, Faulkner Ağustos Işığın'da kitabın adında daha ışık sözcüğünü hem dönemin zor ve cinsiyet ve ırk kavramının bu kadar belirgin olmayan ama son derece şeytani bir atmosfer olan II.Dünya savaşı döneminin evrensel bazda bırakmış olduğu heavy sözcüğünün zıttı olarak kullanıp, hem de doğum yapacak bir kadının çocuğuna müthiş bir anlamsal gönderim de bulunuyor. Başlığında okuru bulmacalarla dolu, bu çifte anlamı kendi karakterlerinin içinde de katmanlanması okuru daha boğan bir atmosfere doğru kasıtlı olarak sürüklüyor. Aynı şekilde ana karakterler de özellikle Joe Christmas'da ya da Byron Bunch'da birbirlerini bir şekilde anlamsal olarak tamamlayacak şekilde kurguluması bu her karakterin öykülerine inanılmaz ayrıntılı şekilde flasbackler yapması kitabı daha da ilgi çekici hale getiriyor. Kitabın, aşırı derece okuru yoran ve bıktıran bir yapısı olduğunu kabul ediyorum . Özellikle son bölümlerde daha yoruldum ama Faulkner'in kitabı yolculuk teması
Edebiyat
Ağustos IşığıWilliam Faulkner · İletişim Yayınevi · 2017398 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Gorkem Y

, bir kitap okudu
10/10
·446 syf.··
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2019 00:00
·
2019 3. kitabı
William Faulkner
8.2/10 · 398 okunma
10/10
·224 syf.··
2019 4. kitabı
·
736 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2019 00:00
Edebiyat dünyasında oldukça önemli bir yere sahip Göçmenler, dört farklı hikaye anlatıcısını kendi yaşam yerlerini değiştirmeleri veya başkalarının anılarına ortak olmaları üstüne kurulu bir kitap. Bu seyir sürecini W.G.Sebald, 20.yy’ boyunca içinde alarak, belki de yazılmış en acı, en üzüntülü ve bazen de en sinir bozucu öykülerini yaratırken okurun zihninde kendi zamanını ve geçmişini sorgulatıyor. İlk olarak 1992 yılında basılan kitap, öncelikle bir anı kitabı değil. Fakat, okur ilk başta Sebald’ın müthiş diliyle böyle olabileceği hissine kapılıyor. Sebald’ın Göçmenleri oluştururken, insanların anılarını dramatik hale getirmek anlatıcılarının ve başkalarının gizemli anılarına ilişkin soruşturmalarının kaydıdır düşüncesiyle oluşturması ve aynı zamanda günümüz dünyasında kaybedilen belleklerimiz ve kendi kişisel tarihimizi kurgulayarak okura post-modern çağ eleştirisini yapıyor. İçerik: Kitap dört öyküden oluşuyor: a.İlk öykü,Dr. Henry Selwin: Bu öyküde kendisini bahçıvanlık işlerine adamış çocuk yaşında kendi ülkesini terk etmek zorunda kalıp, o günün getirdiği koşullara alışamayan bir yaşlı adamı konu alıyor. b.İkinci öykü, Paul Bereyter: Öyküyü anlatan kişinin öğretmenin intiharı üzerine öğretmeni ile ilgili olan anıları araştırmaya adayan bir öykü. Açıkcası beni en fazla etkileyen öykülerden biriydi. c.Üçüncü öykü, Ambros Adelwarth: II.Dünya Savaşı arifesinden önce Almanya’dan New Jersey’e göç eden yahudi bir aileyi konu alıyor.Öyküye adını veren Ambros Adelwarth’ın bu süreci sonrasında yaşadığı psikolojik buhranları anlatıyor. d.Dördüncü öykü, Max Ferber: Hikaye anlatıcısının Manchester’dan İngiltere’ye yolculuğu esnasında tanıştığı ressam olan Max Ferber’in hikayesi. Nazi Almanyası, yalnızlık, pişmanlık temalarının en ağır işlendiği kitabın en yürek burkan
GöçmenlerW. G. Sebald · Can Yayınları · 200625 okunma
10/10
·360 syf.··
2018 5. kitabı
·
370 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2018 00:00
Yolcu ve Ayışığı, tarif edilmesi çok zor bir kitap. Öncelikle içerik bakımından, birçok farklı temayı içinde barındıran ve bundan 80 yıl önce yayımlanmasına rağmen (ilk basımı 1937) tartıştığı her kavram günümüzde aynen devam eden çağının üstü bir büyük eser. Kararsız, ne mutlu ne mutsuz, hiçbir türün içine sığmayacak kadar özel bir kitap. Kitabın kendi içindeki her element, birbiriyle o kadar sağlam bir şekilde birbirine geçirilmiş bir durumda yazılmış ki, hayranlık duymaktan ve saygı duymaktan öteye gidemiyorsunuz. Kitabın genel yorumuna geçmeden önceden “Antal Szerb ve Macar Edebiyatı” konusunda genel bir bilgi vermenin yorumun algılanmasında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü okuma sırasında ve sonrasında kendi araştırmalarım doğrultusunda bulduğum olguların, bu kitabın “bence neden çok özel bir kitap olduğunun bir nevi savı aynı zamanda da yeni okuyacaklar için önemli bir yol haritası meydana getirecek ve bunun yanında kurgusal yapının da bu genel çerçeve dahilinde daha da anlaşılır kılacaktır.” En başta belirttiğim gibi Yolcu ve Ayışığı’nı tarifsiz kılan en büyük temellerden biri, Antal Szerb’in kendisi tahmin edebileceğimiz gibi. Szerb, ne yazık ki 43 yaşında elinde tüm imkanlar olmasına rağmen son nefesini son derece trajik bir kurban olarak nazi toplama kampında veriyor. Bu [Yahudi Soykırımı etkilerinin] bizim için Yolcu ve Ayışığı’nda yer alan ana karakterimiz olan Mihaly (mihay diye okunuyor) ve çevresindeki olan gelişimi anlamamız için en önemli anahtar olgulardan biri. (view spoiler) Macar edebiyatı açısından baktığımızda da Batı Edebiyat tarihinde en fazla sansürlenen, cezalandırılan yazarlar Macar edebiyatında yer alıyor.*.Bu nedenle de kendi içinde asilik, karşı gelme, yıkıcı olma gibi kavramlar fazlasıyla kullanılıyor. Fakat anarşist bir bakış
Yolcu ve AyışığıAntal Szerb · Aylak Adam · 201560 okunma