Görkem YAVUZ

Görkem YAVUZ
@grkmyvz
7/10
·202 syf.··
2025 6. kitabı
Ray Bradbury, Fahrenheit 451'i yaşadığı dönemin siyasi ve toplumsal durumlarından etkilenerek yazmıştır. Bunu kitabın çoğu noktasında hissedebiliyorsunuz. Örnek olarak, o dönemdeki televizyonun topluma etkisi, günümüzde sosyal medyanın etkisine benzer şekilde ele alınır. Buda kitabı 1950'ler de yazılmış olmasına rağmen halen güncelliğini koruyan bir kitap haline getiriyor. Tabi ki de kitapta anlatılan olaylar bir televizyondan ibaret değil. Bradbury'nin kurguladığı bu dünyada itfaiyeciler yangın söndürmez, aksine kitap yakarlar. Kitapların suç unsuru sayıldığı, sorgulamanın ve bilginin tehlikeli görüldüğü bir toplumda bireysel özgürlük ve düşünce sistematik olarak yok edilir. İnsanların düşünmemesi o kadar çok hedeflenir ki yaşamları içerisinde düşünecek vakit bırakmamaya çalışılır. Bir arabayı 150 km/s in altında kullanmak yasaktır çünkü yavaş sürersen düşünecek vaktin olur, evdeki televizyonlar bir duvarı kaplayacak büyüklüktedir ve sürekli açıktır çünkü saçma programlar izlerken düşünmezsin. Bu ve bunun gibi düşünme ve sorgulama engelleyici kurallar vardır. Bunlardan en büyüğü de kitaplar hiçbir şekilde var olamaz. Kitap bulundurmak dahi bir suçtur ve bu öğrenilirse evin kitaplarla birlikte yakılır. Böyle bir dünyada ana karakterimiz Montag bir itfaiyecidir. Belki hayatı boyunca binlerce kitap yakmıştır bu sayede. Kitapların özgürce okunabildiği ve yasak olmadığı dönem hakkında herkesin olduğu gibi onunda bir bilgisi yoktur. Montag'ıın, rutin bir kitap yakma görevi sırasında yaşadığı bir deneyim, onda sorgulamaların tohumunu atar. Bu küçük kıvılcım, karakterin hayatında büyük bir dönüşümün başlangıcı olur. Bu dönüşüm onun sonu mu olucaktır yoksa kurtuluşu mu olucaktır, buna başından geçen olaylar silsilesinin sonunda hep beraber tanık oluruz. Ray Bradbury
Edebiyat & Roman
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitabın yazarı Yu Hua, Modern Çin edebiyatında önemli bir yazar olarak tanınıyor. Diş hekimliğinden edebiyata geçmiş ve insanın acıya dayanma gücünü işleyen eserler çıkarmıştır. Bunlardan en popüleri "Yaşamak" adlı eseridir. Çin'in 20. yüzyıldaki komünistlerin başta olduğu dönemlerde geçen bir hikayedir. Fugui adında bir köylünün ızdırap dolu hayatını işleyen bir kitap. Aslında ızdırap dolu denir mi bilemiyorum çünkü kendisine hiç bir şey olmazken sevdiği insanların başına bir şeyler geliyor ve ne olursa olsun kendisi hep yaşıyor. Fugui zengin bir ailenin mirasçısıdır ve zenginlik direkt olarak aileden geldiği içindir ki kendisi şımarık bir insandır. Bu şımarıklığıyla beraber hiç bir işe yaramaz ve bu paraları kumarda ve genelevlerde harcar. Tabi bu durum bu koca zenginliği zaman içerisinde tüketmesine sebep olur ve bir anda ekonomik olarak en dibi görür Fugui. İşte bütün bahtsızlıkların başlangıcıda burasıdır. Kıtlık, devrim, savaş, aile trajedileri ile geçen bir hayatı olur ama tüm bu zorluklara rağmen Fugui yine de yaşamaya devam eder ve bu hayatın hiç bir anında bir an olsun pes etmez. Kitap, sıradan bir insanın yaşayabileceği şeylerden daha fazlasını Fugui'ye yaşatarak "yaşamanın" ne anlama geldiğini sorgulatan bir yapısı var. Sabır, kayıp, acı, yalnızlık, hayatta kalma gibi temaları ele alıyor. Yazarın bu konuda anlatım şekli sade ve anlaşılır şekilde ilerliyor. Kitap kendini okutuyor. Seni fazla detaya girerek sıkmıyor veya boğmuyor. Anlatmak istediğini sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor ve o andaki duyguyu yeterince iyi bir şekilde hissediyorsun. Kitabı okurken ne zaman bitecek bu kitap demektense sürekli şimdi ne olacak düşüncesiyle okudum hep. Ama bunların hiç biri içinde çok fazla trajedi olduğunu değiştirmiyor. Okumamı güçleştiren tek şey çok
Edebiyat & Roman
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
7/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Bu kitap aslında bir otobiyografi niteliğinde bir kitaptır. Yazarın yani Viktor E. Frankl'ın II. Dünya Savaşı zamanlarında Nazi kamplarında yaşadığı dehşet verici deneyimlerini anlattığı ve bu koşullarda bile insanın hayatının anlam arayışını sürdürebileceğini anlatıyor. Yazar kitabın en başında bahseder, bu bir kahramanlık veya önemli bir kişinin bir kurtuluş veya direniş hikayesi değildir der. Bu kitap sadece sıradan bir insanın Nazi kamplarında geçirdiği günleri anlatır. Bu yüzden kitaptaki olaylardan çok epik olaylar beklemeyin. Tabi çok epik olaylar beklemeyin diyorum ama sonuç olarak kitabın geçtiği yer bir Nazi kampı, tabi ki de zor şartlar altında bir hayat mücadelesi veriliyor. Yaşayıp yaşamayacağının bir garantisi yok 5 dakika sonra başına hangi kötü şey gelebilir hiçbirinden haberin yok. Kendin acı çekiyorsun yanındaki insanlar acı çekiyor bunların hepsi gözünün önünde sürekli. Bu zor şartlara rağmen halen hayata tutunabilecek bir şeyler arayabiliyorsun. Kitabında bize anlatmak istediği bu aslında. Kitabın ilk kısmında bu olaylara yer verirken II. kısmında burada ki olaylardan çıkardığı dersle Logoterapi adını verdiği bir psikoterapi yöntemi hakkında bilgiler veriyor. Kitabın yazım şekline ve anlatış şekline gelicek olursak yazarın bir edebiyatçı olmadığını göz önüne almak gerekir ve anlatılanların gerçek birer anı olduğunuda unutmamak gerekir. Çünkü anlatım şeklinde bazı takılacağınız rahatsız edebilecek durumlar olabilir. Bahsettiği şeyden tekrar bahsetme durumuı veya olaydan olaya çok hızlı geçişler yaptığı durumlar oluyor. II. kısımda bilgi verme kısmında şimdi size şundan bahsedeceğim deyip bahsettiği şeyden hiçbir şey anlamama durumunuzda olabilir. Bilgi verme kısmında çok fazla bilimsel ilerlemek istememiş, herkesin anlayabileceği düzeyde
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma