Kalbimizin yaydığı frekans, beynimiz, titreşimler, evren, düşüncelerimiz, niyetlerimiz, sevgimiz, nefretimiz… Bu kitap beynimde dağınık olan bilgilerin bilimsel bi şekilde toplanmış haliydi. Doğru olduğunu bildiğim ama neden doğru olduğunu bilmediğim şeylerin açıklamalarını bulduğum bir kitaptı. Kararsız kaldığım konuları açıklığa kavuşturmama yardımcı oldu ve aldığım kararların arkasında daha net bi şekilde durabilmemi sağladı. Sorduğu sorularla kendimi sorguladım ve şu an kendimi daha net gördüğümü hissediyorum. Bana ayna tuttu diyebilirim. Şimdiden etkilerini hayatımda görmeye başladım.
Bu kitabın repliklerini o kadar çok görmüştüm ki evrenin bu kitabı okumam için mesaj gönderdiğini düşünmeye başlamıştım. Fakat beklentilerimi karşılayan bir kitap olmadı. Belki de benim yaşam tecrübelerim anlamam için yeterli değildi, bilemiyorum. Filmini de izledim birkaç ince sahne dışında kişiye fazla bir şey katan bir film değildi.
Fantastik kitapları oldum olası sevmişimdir. Tanrılar, yer altı dünyası.. oldukça yaratıcı bir kitaptı. Mutlu sonla bitmesi beni de mutlu etmişti. Kalın sayılabilir ancak akıcı bir kitaptı.
Bu kitabı lise 1'de okumuştum. Hatta kitap okuma dersiydi ve kitabı bitirmeme birkaç sayfa kala zil çalmıştı. Bir sonraki ders fizik dersiydi. Teneffüs boyunca okudum, fizik dersi başladı okumaya devam ettim. Öyle büyülü bir kitaptı. Derste kitabı bitirdim ve etkilenip dersin ortasında ağlamaya başlamıştım. Kalbe dokunan bir kitap.
Açlık oyunları serisini yıllar önce ortaokuldayken okudum. Okuduğum en akıcı ve güzel kitaplardan birisidir. Seriyi nefes almadan, ara vermeden bitirmiştim. Hafızamdan bir seriyi silip tekrar okuma şansım olsa sanırım bu kitapta kullanırdım.