Çocuklarınız, sizin çocuklarınız değildir. Sizin sayenizde gelirler ama sizden değiller ve sizinle olsalar dahi ait değiller size. Sevginizi verebilirsiniz onlara, ancak düşüncelerinizi değil, zira onların kendi fikirleri var. Bedenlerini misafir edebilirsiniz de ruhlarını edemezsiniz çünkü onların ruhları sizin rüyalarınızda bile ziyaret edemeyeceğiniz bir yer olan, yarının ülkesini mesken tutmuştur. Onlar gibi olabilmenin derdine düşebilirsiniz ama onları kendiniz gibi yapmamaya gayret edin. Çünkü yaşam ne geriye gider ne de dünle oyalanır. Sizler yaysınız, çocuklarınız ise o yaylardan ileri atılmış canlı oklar. Edebiyete uzanan yolda hedefi görür okçu ve sizi kendi gücüyle öyle bir büker ki okları hızlı ve uzağa gitsin. Bırakın okçunun elinde bükülmek memnuniyet versin size. Çünkü o, ne kadar seviyorsa uçan oku, sağlam duran yayı da o kadar seviyordur.
Yönetimler halkın daha çok başeğmesini sağlamak için özellikle kadını kızı bilisiz bırakır. O hükümetler kadınların meslek edinme, çalışma, seçme, seçilme, örgütlenme, baskılardan ve tacizden kurtulma haklarını ortadan kaldırmak için, gene kadınları kullanarak baskı programlarını başarıya erdirir. Başeğmenin en acı türü budur.