GÜL DURSUN

GÜL DURSUN
@guldursun
Sosyolog *felsefe grubu ogretmeni
lisans
1993
31 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Yalnızlık.
Puan vermedi·68 syf.··
2023 2. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 15:53
İnsan nerede olursa olsun sevdiği insanlar olduğu müddetçe orası her zaman sana hep en iyi gelen yer olur. Yalnızlık kalabalığın içinde daha da mümkündür. Çünkü seni seven, saran, sahip çıkan, önemseyen insanlar uzağındadır. O boş kalabalık sana hiç bir şey katmaz. Senden aksine umudunu, sevincini alır..
1000Kitap
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Reklam
10/10
·148 syf.··
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 00:37
Birbirinden güzel, etkileyici ve farklı hikayeleri ile okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesiydi. Köylüleri, sağlık sorunlarını ve buna karşı hiç bir şey elde edemeyişleri, devletin etkinliğini, aşkı, ızdırabı, yokluğu, çaresizliği derinlemesine işlemiş. Bu kitapta özellikle bozkır ve dağ hayatını, Anadolu hayatını en özel ve güzel şekilde okuyucuya aktarmış yazar. İçerisinde 13 hikaye vardı. Hepsini ayrı ayrı çok beğenmeme rağmen aralarında beni derinden etkileyen bir kaç hikaye öne çıktı. Bunlar; Ayran, Isıtmak için, Yeni dünya, Sulfata ve Hasanboğuldu. Uyku adlı hikayesi de çok güzeldi. Çok uzun saatler boyunca çalışmak zorunda bırakılan şoför ve içinde tehlike ile baş başa kalan yolcular. Nereden baksan sıkıntı nereden baksan ayrı bir inceleme gerektirir. Ama özellikle Ayran hikayesi beni çok fazla üzdü. Ayrı bir makale bile yazılmış onun hakkında inceleme yapılmış. Bu kadar yürek parçalayan bir hikayeye inceleme yapılması gerekirdi diye düşünüyorum. Bu hikayeler toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla yazılmış olduğu için benim fikrimce içinde yer alan mesajlar üzerine düşünülmesi gerekir. Kısaca tavsiye ederim.
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma
oyun edilen
10/10
·72 syf.··
2022 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2022 01:50
Muhtesem bir eser daha okumuş bulunmaktayım. Ahmet Mithat Efendi, dönemin koşul ve özelliklerini öyle güzel anlatmış ki adeta orada sanki yaşıyormuşcasına hissiyata kapılıyorsun. Özellikle tasvirleri, betimlemeleri hiç sıkılmadan anlaşılacak düzeyde. Çeviri de çok önemli tabiki ve iş bankasının bu çevirisi gerçekten gerçeğe en yakın hali ile en kolay hali ile okuyucuya buluşturmuş. Bir solukta okunabilecek, aralarda nefes almak için okunacak kitaplardan bir tanesi. Yazar zaten kendisine, halkı eğitmek için kitapları, tiyatroları ve gazetelerdeki yazılarını amaç edinmiş birisi. Ve bunu hissettirmeden hikaye ya da olaylar şeklinde veriyor okuyucuya. Okuduğum için asla pişman olmadığım aksine aşırı zevk aldığım, kendimi ara ara gülümseme içinde bulduğum çok ama çok memnun olduğum bir kitaptı. Eski İstanbul'a ait anlatımlar, mekanlar, giyim tarzı, konuşma adabı, üslup, yahudilerin yaşam tarzları ve özellikle giyim ve sosyal hayatları oldukça belirgin bir şekilde anlatılıyor ve gerçekten okuması cok güzeldi. Kitabı okurken yeni bir şeyler de öğrenmiş oldum. Oyun etmek, helva sohbetleri, akşamcılar, yeniçerilerin giyim tarzı ve sosyal hayatları, özellikleri gibi bir çok olaya değinmiş. Anlattığı hikaye gerçek olduğu için okuma merakım ve ilgim ayrıca beğendim bir kat daha arttı. Ahmet Mithat Efendi her zaman halkı eğitmeyi amaç edindiği için bu kitabı da bu amaçla yazdığına hiç şüphem yok. Her ne kadar örnek *kadın üzerinden verilse de, o gerçekten olan bir şeyi anlatmayı tercih etmiş ve hem kadınlar için hemde erkekler için ders alınması gerektiğini bence açık açık ifade etmiş. Daha fazla eserini okuyacağım çok beğendim su gibi aktı gitti.
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,621 okunma
6.Koğuş
9/10
·68 syf.··
2021 92. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2021 00:05
Kitapta son bölümlerde yani sayfalarda yer alan hatta kitabın en can alıcı cümlesi ile başlangıç yapmak istiyorum. "Benim bütün hastalığım 20 yılda bütün kasabada sadece bir akıllı insan bulabilmem ve bulduğum bu bir kişininde deli oluşudur." Çok güzel bir sözdü. Kitap başında insan/karakter betimlemeleri ile başlıyor ortalara kadar da devam ediyor. En çok ilgimi odağımı çeken Nikita karakteri oldu. Dar kafalı bir karakter. Çeki düzen sevmesine rağmen bunu zorbalıkla yapan buna inanan bir karakter. Düzeni bozanların dövülmesi gerektiğine inanıyor. Kitap hastane de geçiyor ve bu hastanede yolsuzluk, pislik, düzensizlik mevcut. Burada yatan hastalar ve çalışanlar her şeyin farkındalar. Ama bunu değiştirmek için hiç bir şey yapmıyorlar. Hatta tüm kasaba bunun farkında. Sessiz kalmalarının sebebi kötü de olsa bir hastane olması. Ve bu iyi bir şey diyorlar. Kitapta baş karakter olan hasta Ivan okumuş ve zeki biri lakin sürekli kaygı ile yaşayarak delirmeye başlıyor. Kendisinin hikayesi oldukça güzeldi. Diğer baş karakter doktor Andrey Yefimic. Ivan ile gide gele muhabbet ettikçe onu seviyor saygı duyuyor ve bazı şeyleri sorgulamaya başlıyor. O sorgulamaya başladıkça deli ilan ediliyor. Zorla istifa ettiriliyor. Kendisi geçmişte sessiz kaldığı için başına bunlar gelince sessiz kaldığı hatasını daha iyi algılamaya başlıyor. Beklemediğim bir sondu ve açıkcası şaşırdım. IVAN: Maruz kaldıkları adaletsizliğe, koşulların berbatlığına karşı çıkıyor. Andrey: Bunları görmezden geliyor, bu durumu değiştirmek için hiç bir şey yapmıyor. Sonunda bu yanılgının içine düşsede iş işten geçmiş oluyor. Kitabın arka kapağındaki yazı da resmen kitabı özetler nitelikte. "Rusya'nın ve ülkenin sorunları ile ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının deliliğinin
1000Kitap
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Canavar
8/10
·80 syf.··
2021 93. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2021 22:34
"Sanki kıskançlık, nefret ve kötülükle ete kemiğe bürünmüş gibiydiler." syf 20 "İnsanın ne yapması gerektiğini bilmesi çok zor." syf 32 Yazarın okuduğum ilk eseri. Kitabın ilk 20 sayfası açıkcası beni biraz yordu. Akıcılıktan ziyade olay olsun istedim. Eserin 20. Sayfasından sonra asıl olay başlıyor. Kitapta yangından bir çocuğu kurtaran siyahi genç bir adamın öyküsü anlatılıyor. Bu yangın sebebiyle yüzü tamamen yok oluyor. İnsanlar bu yüzden onu anlamak ya da yanında olmak yerine ondan oldukça korkuyor ve otomatikman onu dışlamayı seçiyor. Bunu yaparken de çok acımasız olabiliyorlar. Küçük çocuklarına bile bunu yansıtıyorlar. Daha önce bahsettiğim gibi ilk 18-20 sayfasında biraz durgun geçiyor ve yazar bazı karakterleri anlatıyor analiz ediyor. Açıkçası bazı karakterleri anlatmasını gereksiz buldum lakin konusu ve dili oldukça güzeldi. Konuya bakış açısı manidar. Ama sonu biraz ortada kalmış gibi hissettim belki de beklentim farklı bir sondu. Ya da bilgi verici olmalıydı diye düşündüm. Keşke neler olacağını anlatan ipucu tarzında bir son olsaydı dedim. Aslında kitabı beğendiğim için eksik kalmış eleştirisini yapıyorum. Yazar farklı, harika bir konu seçmiş kendisine. Dili, betimlemesi gerçekten çok güzeldi. Irkçılığın o dönemde ön planda olduğunu bilerek böyle bir konu seçmiş olması takdir edilesi. Konusu bakımından muazzam eser. Toplum tarafından nasıl dışlandığını, baskıları anlatan ince ama anlamlı bir kitap.
1000Kitap
CanavarStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,219 okunma
Reklam