Bu kitap ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya’nın hayatını anlatmakla beraber Osmanlının son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki olayları geniş bilgiler vererek aydınlanmamızı sağlıyor. Okuyacaklar için yararlı bir kitap olacağına inanıyorum.
Kitap Çin 'in bir köyünde yaşayan kocası tarafından terk edilen bir ananın hikayesini anlatmakta.Ananın ayakta kalmak için verdiği mücadeleler , çocuklarına bakabilmek için yaptığı fedakarlıklar çok akıcı bir dille anlatılmış.
İskender Pala ile dünya görüşlerimiz farklı olsa da kitaplarında tarihi olayları bir kurgu içinde anlattığı için severek okuyorum.Fakat Şah ve Sultan kitabında çoğu konuda objektif olmadığını özellikle Şahismail konusunda mübalağa yapıldığını düşünüyorum.Bu kitabı okuyanların Reha Çamuroğlu'nun İsmail kitabını da okumasını tavsiye ediyorum.
Amin Maalouf hayranı olarak bu kitabını da büyük bir beğeni ile okumuştum.Yazar hemen hemen her kitabında okuru tarihi bir yolculuğa sürüklüyor.Bu kitapta Allahın yüzüncü adını öğrenmek için bir kitabın peşinden giden Baldassarenin uzun ve macera dolu yolculuğunu anlatmakta.
Senden sonra da bir hayatım oldu, yaşadım, evlendim, bedenim başka birinin bedenine yaklaştı, başka bir el dolaştı vücudumda, başka birinin kokusu sardı etrafımı... Ama bu aşk değildi, aşk haram oldu bana, aşk hep uzağımda kaldı, bedenim, ruhum bir daha aşk nöbetine tutulmadı. Sen varken, yüreğimde senin aşkın vardı, kokunu hissediyorum. Ceco... Senden sonra aşkın ilahi bir düş olduğunu anladım, ruhun cenneti olduğunu... Seni kaybettikten sonra anladım bunu.