gülerinnotu

gülerinnotu
@gulerinnotu
995 km hakkında
Puan vermedi
Akademik çalışmam gereği Murathan Mungan’ın teknik olarak tarzını bilsem de yazardan okuduğum ilk romandı 995 km oldu. Kara polisiye türüne karşı ön yargılarım olsa da yazarın başarılı kurgusu yargılarımı yıktı diyebilirim. Diyarbakır’da başlayan macera Antep, Adana, Mersin ve en sonunda Alanya’da biter. Zaten roman adını iki şehir arasındaki mesafeden almıştır. Diyarbakır’da faili meçhul bir cinayet işlenir. Bu kişinin adını bilmesek de roman boyunca pek çok özelliğini tanıyabilme fırsatı yakalayabilmekteyiz. İçinde büyük bir Allah sevgisiyle ibadetlerini her koşulda yapmaya özen gösteren kahraman için romanda “Serikanlıydı, ona verilmiş görevin ağırlığını omuzlarında, sorunluluğunu kalbinde duyuyordu. Şu fani dünyada üstlendiği görevin anlamının, öneminin farkındaydı.” şeklinde belirtilmiştir. Eserde anlatılan Saim Baran cinayeti, kahramanın nihai dava uğruna işlediği 41. cinayetidir. “Yaptığımız her şeyi bilerek mi yapıyoruz sanki? Saim Baran’ı niye öldürdüğünü kendi de bilmiyor.” ifadesinden sonra kahramanın ne yapıyorsa Allah rızası için, Allah’ın izni ve içinde bulunduğu Cihad’ın Askerleri için yaptığı belirtilmektedir. Cihad’ın Askerleri’nin felsefesi ise herkesi –berduşları da başıboşları da -imana ve İslam’a kazandırmaktır -ama güzellikle ama zorla-. Bu sebeple akıl hocalarının kökünün tez vakitte kurutulması gerektiğini düşünürler. Kahraman yolculuk boyunca pek çok kişilerle hemhâl olur ve nihayet Alanya'ya gelir fakat geldikten birkaç gün sonra abisinin öcünü almaya çalışan Göktürk tarafından sabah namazında seccadedeyken öldürülür. Zaten Allah'a olan bağından dolayı seccadede can vermeyi isteyen kahraman ne yazık ki kendisinin başkalarına yaşattıklarını kendisi yaşamıştır. Romanın yapısından bahsedecek olursam I ve II şeklinde iki bölümden oluşmaktadır
Edebiyat
995 kmMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,523 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

gülerinnotu

, bir kitap okudu
8/10
·72 syf.·
2021 14. kitabı
Jack London
7.9/10 · 47,7bin okunma
Yakıcı Sır
10/10
·88 syf.··
2021 13. kitabı
Stefan Zweıg'dan okumuş olduğum bir diğer güzel eseri daha... Tatil yapmak için Avusturya'ya giden bir baron, tatiline renk katmak için geçici bir ilişki aramaktadır. Birkaç günün ardında aradığı geçici ilişki için gözüne hoş bir hanımefendi kestirir fakat önünde ufak bir engeli vardır. O engel, hanımefendinin on iki yaşındaki çocuğu olan Edgar'dır. Baron kadına yaklaşmanın ilk adımı olarak çocukla arkadaşlık kurmayı planlamıştır. Planı istediği gibi gider Edgar ile arkadaş olur. İlk zamanlar çocuğa çok iyi gelen baron, daha sonra niyetini belli etmeye başlayarak çocuğu kendisinden iter. Bu arada baron, Edgar'ın annesiyle çok samimi bir arkadaş olur. Bu samimiyet o kadar ilerler ki Edgar hem annesinden hem de barondan şüphelenmeye başlar. Elbette ki hem şüphesi hem de günlerden beri yaşadığı tedirginlik doğru çıkar...
Edebiyat
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
Yaşar Kemal'den harika bir eser daha...
9/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
Yer Demir Gök Bakır Yaşar Kemal'in yazmış olduğu Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ikinci kitabıdır. Kitapta Yalak Köyü halkının borcu yüzünden zora düşmesi ve kendilerine umut dalı olarak halktan bir kişiyi ermiş seçmeleri anlatılır. Köylü pamuk zamanı yeteri kadar Pamuk toplayamaz ve Adil efendiye borçlanır. Adil Efendi o kadar sert ve gaddar birisidir ki borçlunun halinden anlamaz. Borcunu istemeye köye geldiği zaman eğer parasını alamazsa köylünün tüm eşyalarını ve hatta köylüye unutulmayacak bir ders olsun diye kadınların donuna kadar alır. Fakat bu yıl farklı giden bir şey vardır. Borcunu ödeyemeyen ve gözü korkan köylü Adil Efendi gelip tüm her şeyini alacak diye birgün olan eşyasını saklar. Herkes korkudan ayaklanır. Yaşlısından gencine kadar herkes panikler. Tek korkmayan birisi vardır ki o da Taşbaş efendidir. Köylü ilk başlarda Taşbaş Efendi'nin hareketsizliğine şüphelenir. Fakat kendi mallarının derdinden Taşbaş Efendi'ye bir şey diyemezler. Zaman geçtikçe köylü Taşbaşı Efendi'deki farklılığı anlar. Gel zaman git zaman insanlar Taşbaş'ın ermiş olduğunu düşünürler. Fakat o zamanda ermişliği iddia etmek oldukça tehlikelidir çünkü ermiş olanların sonu ya tımarhane ya da hapishanedir. Ermişlik dedikodusundan Muhtar Sefer hiç hoşlanmaz çünkü Taşbaş ermişse önce kendisine sonra da köye zarar vereceğini düşünür. Bu durumdan hoşlanmayan bir diğer kişi de Taşbaş’ın kendisidir. Bu dedikodular devam ederse akıbetinin ne olacağını az çok hayal eder. Birgün Muhtar Sefer, Taşbaş’ın yanına giderek onun aslında ermiş olmadığını köye kanıtlamak gerektiğini söyler. Bunun için eğer Taşbaş, köylüye bu zamana kadar yapmış olduğu kötülükleri anlatırsa üstüne bir de kadınlara hayvanlara cima etmek gibi asla affedilemez bir günahın itiraflarını yaparsa köylü onun ermiş olmadığına
Edebiyat
Yer Demir Gök BakırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20194,511 okunma