Zeynep

Bunca felâket, bunca zulüm, bunca haksızlıkla dolu bir dünyada köpekler gibi mutsuz olmanın kolaylığını bildiğim için, mutsuzluklarıyla övünenlere fena halde bozulurum. Mutsuz olmak bir marifet değildir. Çektiğin acıları gözler önüne sermemek, büyük kişisel mutlulukların peşinden koşmak ayıbından vazgeçip, küçük mutluluklara sığınmak, onlarla yetinmektir asıl marifet.
Sayfa 9
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Küçük mutluluklar denilen şeyleri doğru dürüst değerlendirmesini bilirseniz, bunların aslında büyük, hem de çok büyük mutluluklar olduğunu anlarsınız.
Sayfa 9
Bak, biz sevmeyiz, çiçekler gibi, tek bir seneliğine; ne zaman sevsek, kadim sular yürür kollarımıza bizim. Ey kız, bu: bizim kendi içimizde sevdiğimiz, biricik değil, beklenen değil, öteden beri mayalanandı; tek bir çocuk değil, dağın eteğindeki taşlar gibi özümüzde yatan babalardı; kuru nehir yatağıydı bir zamanların analarının, kapalı ya da açık talihin altındaki o sessiz sedasız doğaydı -: bu, ey kız, senden önce de vardı.
Sayfa 14
Ve her dehşet bilirdi onu, göz kırpardı, haberdar gibiydi. Evet, gülümserdi dehşet... Nadiren böyle şefkatle gülümsedin anne. Nasıl sevmezdi ki, zira kendisine gülümserdi. Senden önce dehşeti sevdi, çünkü sen onu içinde taşırken daha, tohumu hafifleten suyun içindeydi dehşet.
Sayfa 14
Sanma dayanabileceğini sesine Tanrı'nın, sanma sakın. Ama esip geleni duy, sessizlikten çıkıp gelen o fasılasız haberi.
Sayfa 4