Gülnaz Eliaçık Yıldız

Gülnaz Eliaçık Yıldız
@gulnazeliacik
Bir Talanın Sevinci Bozok Üniversitesi/ Yeni Türk Edebiyatı/YL Türkoloji
Puan vermedi·224 syf.··
2025 23. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 13:01
Calvino'yu üslup olarak henüz benimseyemesem de yaratıcı tarafını takdir etmemek mümkün değil galiba. Cosimo'nun yere ayak basmamaya ettiği yeminden, henüz küçük yaşta aldığı kararı uygulama ve sürdürme eylemi ilham verici bir boyutta. Bireyin karar alması, bunu eylemle desteklemesi ve eylemi sürdürebilir kılması çok kıymetli ve uygulaması her zaman kolay olmayan bir şey. Calvino'nun hayatına bakıldığında da Cosimo ile birçok ortak yön bulunabilir. Ağaçlarda geçirdiği çocukluğu, ailesi tarafından ötekileştirilen çocuk konumunda oluşu vs. Yazarın anlatıcı olarak diğer kardeşi seçmesi ve kardeşler arasındaki farkları anlayabilmek için de yerinde bir karar olmuş. Kitap boyunca Cosimo'nun yere inişini beklese de okur birçok açıdan sorgulayıcı bir okuma deneyimi yaşatıyor bu kitap. Vakit ayırmaya değer.
Ağaca Tüneyen BaronItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2012527 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 01:26
Kitap Akif Emre'nin Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazılarından oluşuyor çoğunlukla, konuyla bütünlük bağlamında diğer kitaplarından da birkaç yazı girmiş bu kitabına. Yazar genel itibariyle özünü koruyamayan medeniyet adı altındaki değişimleri, yozlaşmaları İstanbul mimarisi ve fetih ruhu üzerinden eleştiriyor. Örneğin fetih kutlamalarını yetersiz ve ruhsuz buluyor, konak yangınlarının şaibeli olduğundan dem vuruyor. Osmanlı'Nın Bizans'ı yenerek fethettiği İstanbul'u avrupalılaşma hayaliyle özünden ayırdığını ve ruhsuz bıraktığığını eleştiriyor. Ancak cumhuriyet sonrası değişimleri bu ruhsuzluğun tek müsebbibi görmesi bana biraz afaki geldi. Kültürel aktarımın eksikliğini de konuşmak zorundayız burada. Karnı aç bir miletin mimariyle, sanatla uğraşamayacağında dair hemfikirizdir sanırım. Eleştiri kültürünün bir eksiği olarak eleştirdiğimiz şeye bir opsiyon sunmayışımız akla geliyor ilk. Fetih kutlamaları eleştiriliyor ya da yetersiz bulunuyorsa mesela ne yapmalı? Yazarın bu sorulara da cevap vermesi lazımdı. İstanbul'un simgesi olan Erguvanlar hakkında yazıları ince ve sızılı. Erguvan ağacından baston yapıldığını duymak da bu kitaptan hafızama geçen bir bilgi olarak kaldı. Akıcı ve güzel Türkçesiyle bir şehir kitabı sunuyor bize Emre...
İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve ErguvannameAkif Emre · Büyüyenay Yayınları · 2019109 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 9. kitabı
kitaphaber.com.tr/ailede-sevginin... Türk toplumunda aile denilince, geleneksel değerlere sahip çıkan ancak modernleşme sürecinden de geri kalmayan bir yapıyla karşılaşırız. İki bin yirmili yıllarda ise geleneksel değerlerden bir hayli uzaklaşmış, bireysel ve içe kapalı bir aile modeli ile karşı karşıya gelmemiz söz konusu. Teknolojinin gelişimi ile bireyler arası iletişim "yazışma" eksenli sürerken aile içi iletişim de sekteye uğrayarak toplumun en küçük yapı taşı olan aileyi özellikle metropol şehir yaşamı içerisinde eritmeye başlamıştır. Kendisini odasına kapatan ergenler, birbirinden ayrı köşelerde elindeki telefonun ekranına bağımlı anne babalar, sofrada bile bir araya gelemeyen ya da gelse bile telefonun ekranına gömülen aile üyeleri "iletişim" dediğimiz kavramın önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Aile içi iletişimin evvela ana babalardan başladığını, iletişimin ilk ve en temel ayağının ise "sevgi" olduğunu pek tabii bilmekteyiz. Vehbi Vakkasoğlu, Ailede Sevgi İletişimi başlığıyla kaleme aldığı kitabında aile kurumunu çeşitli başlıklar altında irdelerken, bu geleneksel yapının üyelerinin birbirilerine karşı sorumluluklarını hatırlatıyor. Kitap Niçin Ailede Sevgi İletişimi? Sorusuyla karşılıyor okurunu. Sevgiye aç bir toplumun, doymadan kalktığı sofrayı irdeliyor yazar. Yaratıcının "Aranıza koyduğum sevgi, varlığımın ispatıdır." Sözünü hatırlatarak başlıyor satırlarına. Kadının aile içerisinde vererek aldıklarını hatırlatarak, onun bir şefkat kahramanı olduğunu söylüyor. Sevginin ilk sayfası kadınsa, öteki sayfası da muhakkak erkektir. Ancak Vakkasooğlu daha ilk sayfadan kadının vericiliğinden dem vururken erkeğin bu minvaldeki rolüne pek değinmiyor. Gerçekten eş olup, karısının kalbine girebilse erkeğin cenneti bu dünyada
Ailede Sevgi İletişimiVehbi Vakkasoğlu · Nesil Yayınları · 2007113 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 01:44
Han Kang'ın üç ayrı anlatıcı üzerinden kurguladığı ve alt metnine güçlü metaforlar işlediği bu kitap, Yonğhe'nin hayatına odaklanıyor. Gördüğü bir rüyadan sonra et yememeye başlayan Yonğhe, giderek gerçek hayatın akışından kopuyor. Aile yemeği sahnesinde Kore kültürü ile Türk kültürü arasındaki benzerlikler ve ayrılıklar insanın aklına geliyor. Kızlarının et yememesinden ötürü damatlarından sürekli özür dileyen Yonğhe'nin ana babası cidden okurun siniriyle oynuyor. Moğol Lekesi kısmında pornografik edebiyatı net bir şekilde görüyoruz. Hatta nobel almak, bol ödüllü yazar olmak için illa böyle şeyler yazma şartı mı var acaba diye de insan sormadan edemiyor. Kitabın en güçlü kısmı Yonğhe'nin ablasının gözünden olayların anlatıldığı son kısım. Evin bütün yükünü yüklenen abla ister istemez Türk kadınlarını da akla getiriyor. Coğrafyanın değil de kadın olmanın kader olduğunu anlatıyor bir nevi bu kitap. Baba ve kız ilişkisindeki problemin kızların gelecekteki hayatını nasıl zorlaştırdığı, yapılmış olmak için yapılan evliliklerin kadınları psikolojik olarak nasıl yorduğubu net bir şekilde kitapta görmek mümkün. Kitabın sonuna doğru akıl hastanesinde yatırılan karakterimiz kendini bir bitki sanarak su ve güneşle yaşayabileceğine dair sonsuz bir inanç duyuyordu. Kimbilir belki de Yonğhe,sudan alacağı serinlikle, güneşten alacağı sıcaklığı bir eşinden, ailesinden ya da yaşadığı toplumdan bulamadığından kendini böylesine bırakmış bir halde karşımıza çıkıyor... Ancak yazarın şiirsel yazım tarzı nedeniyle ödül aldığını söyleyenlere katılmadığımı bildirmek isterim. Tabii bu muhtemelen çeviri kaynaklı olabilir ama çevirmen de bol ödüllü iyi bir isim. Şiirsellik anlayışım yazarla tutmadı diyelim. +18 için tavsiye edebileceğim bir kitap olmakla birlikte yazıda pronografik tarzda
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 6. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2025 22:15
Taş Sektirme Ustası, Resul Bulama'nın ilk kitabı. Ancak üzerinde ilk kitap acemiliği yok. Okur karşısına ayakları yere basan, üzerinde epeyce düşünülmüş ve çalışılmış metinlerle çıkıyor. Kitap yirmi iki öyküden oluşurken, aynı zamanda tematik bir öykü kitabıyla da karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün. Evvela kitabın ismine değinecek olursak, taş gibi sert bir cismi, su ile buluşturmayı bir marifet olarak sunuyor yazar bize. Ustalık, marifet isteyen bir kavramken sektirme işlemine zemin hazırlayan deniz, yumuşaklığı ve geçirgenliğiyle gerçeğin yalan olanı delmesini anımsatır bize. İki zıt dokunun birbiriyle kullanımını hayatın zıtlıklar üzerine kurgulanmış bir öykü olduğunu düşünerek, isim seçiminin dikkat çekici ve isabetli olduğunu söyleyebiliriz. Kitaptaki öyküleri iyi anlamak için yazarın ithaflarına odaklanmak gerektiğine inanıyorum. Bulama kitabını, "…özellikle beni hayal kırıklığına uğratanlara..." diye ithaf ediyor. Kitabın başlangıcındaki epigraf da ayrıca ilgi çekici: "Yazılanlarda bir parça da olsa size dokunan bir yer varsa oraya daha önce birisi dokunduğu içindir." Yazarın ithafını ve epigrafı birlikte okuduğumuzda ise hayatın kendisi ile burun buruna geliyoruz. Yaşam kırıkların kaynatıldığı, açılan yaraların dağlandığı bir sahne değil mi? Bu kırıklar ve açılan yaralar insan tekâmülü için olmazsa olmaz. Çünkü iyi şeyler insanı olgunlaştırmaz en fazla nezaketimizi korumamızı veya var olan durumumuzu dengede tutmaya yarar. Ancak yaşamın içinde açılan yaralar, güvenilen dağlara yağan karlar, verilen ancak tutulmayan sözler, önemsediğiniz kadar önemsenmediğinizi anladığınız anlar... Yazar için öykünün kurgulanması boğazında kalan kelimelerin onu nefessiz bırakması ile başlar. Yazarımız için de böyle olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Her gün kaldırımda
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Reklam