Taş Sektirme Ustası, Resul Bulama'nın ilk kitabı. Ancak üzerinde ilk kitap acemiliği yok. Okur karşısına ayakları yere basan, üzerinde epeyce düşünülmüş ve çalışılmış metinlerle çıkıyor. Kitap yirmi iki öyküden oluşurken, aynı zamanda tematik bir öykü kitabıyla da karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün.
Evvela kitabın ismine değinecek olursak, taş gibi sert bir cismi, su ile buluşturmayı bir marifet olarak sunuyor yazar bize. Ustalık, marifet isteyen bir kavramken sektirme işlemine zemin hazırlayan deniz, yumuşaklığı ve geçirgenliğiyle gerçeğin yalan olanı delmesini anımsatır bize. İki zıt dokunun birbiriyle kullanımını hayatın zıtlıklar üzerine kurgulanmış bir öykü olduğunu düşünerek, isim seçiminin dikkat çekici ve isabetli olduğunu söyleyebiliriz.
Kitaptaki öyküleri iyi anlamak için yazarın ithaflarına odaklanmak gerektiğine inanıyorum. Bulama kitabını, "…özellikle beni hayal kırıklığına uğratanlara..." diye ithaf ediyor. Kitabın başlangıcındaki epigraf da ayrıca ilgi çekici: "Yazılanlarda bir parça da olsa size dokunan bir yer varsa oraya daha önce birisi dokunduğu içindir." Yazarın ithafını ve epigrafı birlikte okuduğumuzda ise hayatın kendisi ile burun buruna geliyoruz. Yaşam kırıkların kaynatıldığı, açılan yaraların dağlandığı bir sahne değil mi? Bu kırıklar ve açılan yaralar insan tekâmülü için olmazsa olmaz. Çünkü iyi şeyler insanı olgunlaştırmaz en fazla nezaketimizi korumamızı veya var olan durumumuzu dengede tutmaya yarar. Ancak yaşamın içinde açılan yaralar, güvenilen dağlara yağan karlar, verilen ancak tutulmayan sözler, önemsediğiniz kadar önemsenmediğinizi anladığınız anlar... Yazar için öykünün kurgulanması boğazında kalan kelimelerin onu nefessiz bırakması ile başlar. Yazarımız için de böyle olduğunu düşünmeden edemiyoruz.
Her gün kaldırımda