Gülsema Erata

Anlatan ve anlatılan nezdinde giderilmiş özlemin sükûneti
Sararmış yabani otların üzerinden, kalbe hançer gibi batan uğultusuyla ancak gözlerini kapamayı göze alabilenlerin duyabileceği rüzgârlar geçerken ve kelimeler beyaz mermer şehrin ağzından dökülürken, günler de anlatan ve anlatılanın üzerinden geçip gitti..
Sayfa 41
Reklam
Hikayenin dördüncüsü..
Bir Be bulsa yolu açılacak olan Elif'in, bir sarmal olup da kendi üzerine kıvrılan hikâyesi. Yani aşkın kapkaranlık hikayesi. İlk üçünü kırık dökük yazdı da, aşkın kapkaranlık hikayesinin içinden çıkamadı, Be'nin noktasında takıldı kaldı. Özünü, özetini yazmakla yetindi, üzerinden kısaca geçti. Bu yüzden başlangıç harfi Elif değil Be'ydi...
Sayfa 24
Müşrik Araplar, üzerine konan bir sineğin kaptığı parçayı bile engelleyemeyecek kadar aciz varlıklara tapmanın akılsızca bir iş olduğunu anlayamıyorlardı. Çünkü çok az düşünüyorlardı.
Sayfa 103
Din
- ... kapa, ört, göm, artık maziyi. - Ya mazi her şeyse, her şeyi gömeyim mi?
Sayfa 137
Aradığını bulamıyor. Bulduğuna razı olamıyor.
Sayfa 75