Sararmış yabani otların üzerinden, kalbe hançer gibi batan uğultusuyla ancak gözlerini kapamayı göze alabilenlerin duyabileceği rüzgârlar geçerken ve kelimeler beyaz mermer şehrin ağzından dökülürken, günler de anlatan ve anlatılanın üzerinden geçip gitti..
Bir Be bulsa yolu açılacak olan Elif'in, bir sarmal olup da kendi üzerine kıvrılan hikâyesi. Yani aşkın kapkaranlık hikayesi. İlk üçünü kırık dökük yazdı da, aşkın kapkaranlık hikayesinin içinden çıkamadı, Be'nin noktasında takıldı kaldı. Özünü, özetini yazmakla yetindi, üzerinden kısaca geçti. Bu yüzden başlangıç harfi Elif değil Be'ydi...
Müşrik Araplar, üzerine konan bir sineğin kaptığı parçayı bile engelleyemeyecek kadar aciz varlıklara tapmanın akılsızca bir iş olduğunu anlayamıyorlardı. Çünkü çok az düşünüyorlardı.