"Seni ne zaman gömdüler?"
"On sekiz yıl önce."
"Yeniden dirilmekten umudunu yitirmiş miydin?"
"Evet...Hem de yıllar önce."
"Yaşamak istiyorsun değil mi?"
"Bilmem ki."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevgili Dost;
Artık sona ermeliydi zarfların bu daveti. Kalamazdım daha fazla. İzin istedim, kalktım, gidecekken ayağım bir cümleye takıldı. Zarfın birinden düşmüş olacak,
"Ölüm de bir özlemdir aslında".
"Ey Ali! Sen hicret gecesi Peygamber'in yatağına yattığında, Mekke'nin en iyi kılıç kullanan adamları evin önünde bekliyorlardı. Sen onların konuşmalarını, kılıçlarının ve mızraklarının seslerini duyuyordun. Allah aşkına söyle! O gece nasıl uyuyabildin?"
Hz. Ali bu soruya şöyle cevap verecekti: "Vallahi, şu an elli küsür yaşındayım; halen o geceki uykuyu arıyorum."
Efendimiz sadık dostu Hz Ebu Bekir ile o zorlu yola revan olacağı sırada, Hz Ali'yi (ra) yatağına yatması için seçecekti. Peygamberin yatağına yatmak demek, kalkmak için değil ölmek için yatmak demekti...