Gülşen ŞİŞMAN

Gülşen ŞİŞMAN
@gulsensisman
GRÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi
104 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Annelik endişeli bir müessese, kaygının çok olduğu bir yer... Bir düğmeye basacağım ve hayatım kayacak... Bir şey söyleyeceğim ve bütün her şey değişecek... Buradan rüzgâr esecek ve çocuğumun ruhu bozulacak... Temelli temelsiz bin tane kaygı... Hepsi de aynı paketin içinde... Bu denli çok etki edebileceğimizi düşündüğümüz biriyle kurduğumuz ilişkide doğal olarak müthiş endişe duyuyoruz. Üstelik o biri de çok mutlu olmasını, çok iyi olmasını, çok akıllı olmasını, çok başarılı olmasını istediğimiz biri... Hemen yarın itibariyle ona karaciğerimizi verebiliriz. Ne yarını, bir dakika sonra verebiliriz. Hiçbir canlının hayatta kalması onun hayatta kalması kadar önemli değil. Onun hayatta kalması bizim hayatta kalmamızdan da çok daha önemli... Bu duygunun muadili yok. Hiç yok.
Sayfa 222·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Evlilik
“Biz artık bir elmanın iki yarısıyız, öteki yarılarımızı tarihe gömüp öbür yarı ile birleştik," macerasının adı "evlilik" oldu. Sonrası malum: adamın annesinden az etkilenmesi, karısından çok etkilenmesi, hangi erkek arkadaşıyla arkadaş kalıp hangisiyle artık görüşmemesi konusunda ona bir ayar verilmesi ve tüm bunlara göre bir planlama yapılması... Bu bizim coğrafyada kadının evlilikle ilişkisi... Adamların evlilikle ilişkileri ise yarı açık cezaevinde yaşamaya başlama tadında. Hep bir gidesi var adamların. Sanırsınız hepsi zorla evlendirilmiş. Evlilik kadının mülkü, abiler de misafir sanatçı gibi. Hepsi nezaket bozucu işler…
Sayfa 87·Kitabı okudu
Kadın eğitim eksikliği yüzünden haklarından yoksundur, eğitim eksikliği ise hakların yoksunluğundan kaynaklanmaktadır..
Sayfa 508·Kitabı okudu
Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli köleler olduğumuz hayata dair, bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu.
Sayfa 235·Kitabı okudu
Geçen gün kardeşim amcama gitmiş, amcam bizi sormuş, sonra da demiş ki belliydi bunun böyle olacağı, bir evde o kadar kitap oldu mu başın belaya girer, herkes gibi işinde gücünde olsalardı bunlar yaşanmazdı. Bunları duyunca o kadar kırıldım ki. Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar. Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.
Sayfa 90·Kitabı okudu