8 karakter ve bu sekiz karakterin sürükleyici ancak müthiş bir sakinlikle yazılmış hikayesi…
Sadece rahatlamak, sizi yormayacak ama bir şeyler katabilecek bir kitap mı arıyorsunuz? Bu romana eliniz gidebilir.
Iris Murdoch felsefeci bir yazar. Roman’ın da arkasında okuyabileceğiniz üzere; aşk, rastlantı ve gerçeklik konularını işliyor Rüya Sakinleri kitabında. Kitapta 8 adet karakter var ve her şey bunların etrafında şekilleniyor.
Kitapta tüm karakterler çok sakin incelenmiş, hepsini anlıyor, bazen hak veriyor bazense vermiyorsunuz ki bence kitabı sürükleyici yapan da bu. Her karakterin haklı ve haksız yanlarının olması onları gerçekçi kılıyor.
Aşık oluyorlar, ayrılıyorlar, gidiyorlar, geri dönüyorlar, ağlıyorlar…
“Bana seni sevmeyi öğrettin, şimdi de unutmayı öğret.”
Tabi kitabın temelini oluşturan diğer iki kavram da “rüya” ve “ölüm” kavramı. Zaten ölmek üzere olan biri için, hayalindeki herkes rüyada gibi değil midir?
Asla yaşanmamış rüyalar içindeki insanlar… “birilerini etkileme, başarma, hayran olunma arzusu; şimdi hepsi beyhude görünüyor.”
“İnsan neden ölü kuşları görmez ki, nasıl da gizlenir hepsi ölmek için?”
“Aşık olduğunu fark etmek, ne kadar acı verirse versin insanı meşgul eden bir hazdır. Canlılığı ve benlik duygusunu geliştirir.”
“Ölümünü şiirselleştirdim, gerçek olmayan bir şeye dönüştürdüm. Mecburdum.”
“Aşık olmanın katlanamayacağı tek şey ölümdür.”
Kitabın keyifli özelliği ise diyalogların felsefi bir derinlik içeriyor olması. Çok gündelik olaylar sakin diyalogların içerisinde çok daha derin anlamlar kazanabiliyor. Ancak “olay” okumak isteyen insanlar için her şeyin çok yavaş olduğunu da söylemekte yarar var. Kitabın çok büyük bir bölümünü karakterleri tek tek tanıma ve anlamaya çalışma yolculuğunuz oluşturuyor.
Bir diğer beni etkileyen