5/10
·192 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:51
Aslında hepimizin bildiği ama hayat telaşı içinde bazen unuttuğu evrensel doğruları basit bir dille hatırlatan bir kitap. Yüzünüzde küçük bir gülümseme bırakırken, gözünüzden de birkaç damla yaş süzülmesine neden olan çok tatlı bir anlatı.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 12. kitabı
Merhabalar kitap dostlarım When in Rome serisinin ikinci kitabı ( tek başına da okunabilir) ile karşınızdayım bu kitap tam anlamıyla içinizi ısıtan, yüzünüzde sürekli bir gülümseme bırakan bir romantik komedi. Özellikle Annie'nin utangaçlığı ve kendini sürekli geri planda tutması çok gerçekçi hissettiriyor. Onun adım adım özgüven kazanışını okumak oldukça keyifliydi. Will karakteri ise romantik kitap sevenlerin kolayca kalbini çalabilecek türden. Sert ve korumacı görünümünün altında oldukça düşünceli ve sevecen biri var. Annie ile arasındaki çekim doğal ilerliyor; ilişki aceleye getirilmeden, tatlı ve eğlenceli anlarla gelişiyor. Kitapta büyük dramalar yerine karakterlerin duygusal gelişimine ve romantizme odaklanılması hoşuma gitti. Küçük kasaba atmosferi, sıcak aile ilişkileri ve mizah da hikâyeyi daha samimi hale getiriyor. Eğer size tatlı, eğlenceli, romantik ve "iyi hissettiren" kitaplar hitap ediyorsa, bu kitap tam size göre .. Bitirdiğinizde karakterlere veda etmek istemeyeceğiniz türden, sıcacık bir hikâye _____Konusuna gelince; Hikâye küçük bir kasabada yaşayan Annie Walker'ın etrafında şekilleniyor. Annie herkes tarafından sevilen, nazik ve güvenilir biri olsa da konu flört etmeye geldiğinde kendine pek güvenemiyor. Hayatının büyük bölümünü başkalarının ihtiyaçlarını düşünerek geçirmiş ve kendi mutluluğunu hep ikinci plana atmış biri. Kasabaya geri dönen koruma görevlisi Will Griffin ise Annie'nin tam zıttı. Kendinden emin, karizmatik ve insan ilişkilerinde oldukça rahat. Annie, hoşlandığı adama açılabilmek için Will'den flört dersleri almaya karar veriyor. Başlangıçta bu sadece eğlenceli bir anlaşma gibi görünse de birlikte geçirdikleri zaman arttıkça ikisinin arasında beklenmedik duygular gelişmeye başlıyor. Annie zamanla kendi değerini fark etmeyi,
Aşkın PratiğiSarah Adams · Go Kitap · 202557 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·265 syf.··
2026 198. kitabı
Raymond M. Smullyan’in Tao Sessizdir’i, elime aldığım anda “bu kitap tam bana göre” dedirten nadir kitaplardan biri oldu. Mantık bulmacaları ve formal sistemlerle ünlü bir matematikçi-felsefecinin, Doğu felsefesini Batı’ya böylesine neşeli, ironik ve içten bir dille aktarması beni çok etkiledi. Kitap ağır bir felsefe metni değil; daha çok sohbet gibi akıyor. Kısa denemeler, diyaloglar, paradokslar ve Smullyan’ın o eşsiz mizahıyla dolu. Tao’yu “anlatmaya” çalışmıyor aslında, çünkü Tao sessizdir. Onun yerine, Tao’nun sessizliğini hissettiriyor; bahçede çalışırken, kestirirken, hiçbir şey yapmazken bile yaşanan o derin huzuru, çocuksu sevinci ve paradoksal özgürlüğü gösteriyor. En sevdiğim yanı, Smullyan’ın Taoizm’i ne romantize etmesi ne de gizemli bir sis perdesine büründürmesi. Mantıkçı yanıyla yaklaşıyor, ama o mantığın sınırlarını neşeyle kabul edip aşabiliyor. “Hiçbir şey yapmamak” ile “her şeyi akışına bırakmak” arasındaki ince çizgiyi, bazen bir Zen ustasının sükunetiyle, bazen de muzip bir amcanın gülümsemesiyle anlatıyor. Okurken sık sık gülümsedim, bazen de durup düşündüm. “Acaba ben de fazla mı uğraşıyorum hayatla?” diye sordurttu bana. Özellikle modern hayatın koşturmacasında, hiçbir şeyin peşinde koşmadan var olabilmenin değerini hatırlattı. Kısacası, Tao Sessizdir kuru bir felsefe kitabı değil; hayata dair hafif, derin ve samimi bir davet. Okuduktan sonra elinizde kalan şey ne büyük bir sistem ne de ezoterik sırlar; sadece sessiz bir gülümseme ve “her şey olduğu gibi yeterince güzel” hissi. Kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle mantık, bilim ve felsefeyle uğraşan ama ruhunu da beslemek isteyenlere... Tao sessizdir, ama Smullyan onu duyurmayı çok güzel başarıyor.
1000Kitap
Tao SessizdirRaymond M. Smullyan · Dharma Yayınları · 199472 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Shintarou’un düzenli hayatı melek Towa’yı bir sabah balkonunda bulması ile eskisi gibi olmayacaktır. Üstelik stüdyo dairesinde onunla birlikte yaşamaya başlamışken Towa’nın bir melek olduğu da ortaya çıkmasıyla yeni bilinmezliklerin ayak sesleri yankılanır. “İş ciddiye binince, sırrını paylaşabildiğin birinin olması nedense insanı rahatlatıyor.” Serinin ikinci kitabında yeni bir misafir de karşılayacak okuyucuyu: Towa’yı merak edip gelen başka bir melek. Yeni bir meleğin belirmesi de beklenilmeyen olasılıkların başında yer almaktadır. Aynı zamanda Towa’nın dünyaya insanlarla iletişim kurabilmek ve onları tanıyabilmek için gelmesi her an stüdyo dairede kalmaması gerektiğinin en büyük kanıtıdır. Towa dışarıdaki hayata tanık olmalıdır. Bu dünyada Sintarou ve gördüğü birkaç kişi dışında tanıdığı başka kimsenin olmamasından dolayı bu kutsal görevde ona yardım edecek kişi Sintarou’dan başkası değildir. Serinin ikinci kitabında sadece Towa ve Sintarou’nun değil, Sintarou’un yarı zamanlı çalıştığı işinden ve lisedeki arkadaşlarının yer alması olay akışının daha eğlenceli hale gelmesine olanak sağlamış. Stüdyo Daire serine başlamak isterseniz mutlaka birinci ciltten başlamanızı öneririm. Eğer seriye ikinci kitaptan başlarsanız olay örgüsünü anlamanız zorlaşacaktır. İlk ciltte kişi ve olay örgüsüne tanık olurken ikinci ciltte karakterlerin yeni düzene verdikleri tepkileri daha net bir şekilde görmeye başlıyoruz. Seride sevdiğim unsurlardan birisi de her bir karakterin kendisine has bir özelliğinin olması ve bu özelliğinin olay örgüsündeki birleşimidir. Bu sayede manga daha eğlenceli hale gelirken okuma zevkini arttırmış. “Kendine değer vermezsen, başkalarına değer vermek de zor olur.” Yüzümde bir gülümseme ile ikinci kitabı kapatırken serinin üçüncü kitabında başlarına
Stüdyo Daire: Güneş Işığı, Melek Dâhil - Cilt 2Matoba · Artemis Yayınları · 20261 okunma
8/10
·321 syf.··
2026 21. kitabı
Herkese merhaba kitap dostlarım Bugün size okurken sık sık gülümsediğim, karakterleriyle beni eğlendiren ve sıcacık atmosferiyle içine çeken bir kitapla geldim. Para mı, aşk mı? İşte kitap boyunca kendime sık sık sorduğum soru buydu. Dilek Nazlıoğlu, bu sorunun etrafında şekillenen oldukça keyifli bir hikâye kurgulamış. Necla Hanım’ın sahibi olduğu çöpçatanlık şirketinde birbirinden farklı insanların hayatlarına, aşklarına ve mutluluk arayışlarına tanıklık ediyoruz. Kimi zaman güldüren, kimi zaman duygulandıran olaylarla birlikte sayfalar su gibi akıp gidiyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri birbirinden farklı karakterlerin hikâyelerini okumaktı. Aysel’in inatçı yapısını ve haklı kaygılarını çok sevdim. Feyyaz ise ilk başta güven vermeyen tavırlarıyla beni biraz sinirlendirse de zamanla gösterdiği çaba sayesinde karakterine farklı bir gözle bakmamı sağladı. Tolga’nın hikâyesi ise beni en çok etkileyenlerden biri oldu. Onun yaşadıkları karşısında üzülmemek elde değildi ve mutluluğu bulduğunu görmek beni ayrıca mutlu etti. Bircan ve Tan Alp’in anlaşmalı başlayan evliliklerinin zamanla sevgiye dönüşmesini okumak da oldukça keyifliydi. Yazarın samimi ve akıcı kalemi sayesinde kendimi bir anda olayların içinde buldum. Karakterler arasındaki diyaloglar, yaşanan tatlı atışmalar ve zaman zaman ortaya çıkan entrikalar kitaba ayrı bir renk katmış. Özellikle ilişkilerin gelişim süreci ve karakterlerin birbirlerine karşı önyargılarını aşma çabaları oldukça başarılı işlenmişti. Aşkın, dostluğun ve aile bağlarının ön planda olduğu; yer yer eğlendiren, yer yer duygulandıran bu hikâyeyi okurken gerçekten çok keyif aldım. İnsan ilişkilerini okumayı seviyorsanız, sıcak ve samimi kurgular ilginizi çekiyorsa Buluştur Beni Necla’ya mutlaka bir şans vermelisiniz. Ben kitabı
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202530 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma