Tuna nehri akmam diyor, Elf diyarımı yıkmam diyor :D
Elflerin şehri, Túna'nın en yükseklerinde inşa edildi, Tirion'un beyaz duvarları ve taraçaları vardı, şehrin kulelerinin en yükseği Ingwë Kulesi, Mindon Eldaliéva, tepesindeki gümüş lambasıyla denizin sislerinin uzak noktalarına kadar parıldardı. Fani İnsanların gemilerinden pek azı fark etmiştir onun incecik pırıltısını. Vanyar ve Noldor, Túna üzerindeki Tirion'da uzunca bir süre dostluk kardeşlik içinde yaşayıp gittiler.
Alıntı
“O gün yeryüzü ve gökler başka bir yer ile (ve gökler ile) değiştirilir.” (İbrahim, 48). Cennetin bütün yapısı inci, mercan, cevher, yakut, altın, gümüş, zümrüt, misk, amber, kafür vb. en güzel madenlerden yaratılmış ve meydana getirilmiştir. Rivâyetlerde inci, yakut ve mercandan yapılmış cennet binekleri, cennet hürileri ve içinde bulunan her şeyi öğrendiğinde, şunu da öğrenirsin: Âdem, topraktan ve kurumuş balçıktan yaratılmıştır. Öyleyse sen, kokuşmuş bir sudan yaratılmışsın! Bu ifadeler, yaratılışın kökenine dikkat çeker.
Sayfa 111·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Özenle boyadım ipliğini sevginin, Gidip de bulamamanın incinmiş rengine. Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim, Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını, Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim. Ölümü tastamam ezberledim de geldim, Dilimde bu buruk türkü tadıyla Bilmem ki burdan nereye giderim. Sonunda kendime bir top yangın edindim, Soluğumla besledim dudağımın ucunda. Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda, Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla. Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla, Adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Odysseus’un aklını çelen Athena.
"Yürürken havayla konuşurdu, hava etrafında toplanır, teninin üstünde parlakların en parlağı bir gümüşlükle ışıldardı" Gümüş. "Athena." "Başka kim olacak?" Acı ve soğuk bir gülümsemeyle gülümsedi. "Ne zaman sakinleşse yine geliyordu. Kulağına fısıldıyor, bulutlardan hızla aşağı inip kaçırdığı bütün maceralarla ilgili hayallerle dolduruyordu onu."
Sayfa 335 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
... yolda cebindeki bir avuç dolusu gümüş bozukluğu şıngırdatmaktan kendini alamadı. Öylesine uzun bir süre parasız kalmıştı ki, açlıktan ölürken kurtarılmış birinin, yenmemiş bir yemeği gözünün önünden ayırmaması gibi, Martin de ellerini bu gümüşlerden ayıramıyordu.
Sayfa 197 - Olympia Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
"Dağ başını duman almış Gümüş dere durmaz akar Güneş ufuktan şimdi doğar Yürüyelim arkadaşlar."