Gecenin Yelesi
“Gecenin Yelesi” Şair Sıddıka Zeynep Bozkuş’un Mart 2021’de Çıra Edebiyat aracılığıyla okurlarıyla buluşturduğu, “İnsan Çiftliği” öykü kitabından sonraki ilk şiir kitabı. Elli altı sayfa hacmindeki eserde otuz dört şiir yer almaktadır.
Öykü ve roman türlerinde eserler veren şairlerin şiirleri kendini daha çok ele verir. “Gecenin Yelesi”nde ki şiirlerde sorgulama, betimlemeler ve soru sorum cümleleriyle kendini hissettiriyor. Bu durum gerek kitap tasarımında, gerek şiirlerin işlenişinde kendini ayrıca hissettiriyor. Şiirlerde bağlantılar ve kurgu derken bu listeyi pekâlâ uzatabiliriz. “Hoş Geldin Kendim” isimli ilk şiiriyle bu kapı aralanıyor. Böyle bir ilk şiir ismini kimileri yadırgayabilir ama şiir içeriği çok farklı bir boyut içeriyor. Bütüncül bakınca, şiirlerin geneli hakkında bir nevi ipuçlarını verip çağrışımda bulunuyor. En dikkat çeken boyut, cümle içerisinde anlamsal olarak bazı kelimeler yer değiştirilerek farklı anlamlara ulaşılmasıdır. Bu durum kitabın genelinde gözüküyor. Şöyle ki, ilk şiiri “Hoş Geldin Kendim” de, “Atalarıyla övünür gibi ve herkes/ safların aralığına bakmadan…” (sayfa 7) Burada ki “herkes” kelimesi, cümle içerisinde farklı bir yerde duruyor ve bir alt satırdaki ifadeyle ilişkilendiriliyor. Başka bir örnek vereyim. ”Kapının ardındayız, açık” (sayfa 9) Son bir örnekle bu bahsi kapatayım. “O dal kırıldığında sen bir eğilmek nedir/ bilmezdin…” (sayfa 11)
Kuşlar özelinden, mekân olarak güzel bir İstanbul var. Kuşlar özellikle güvercinler İstanbul’un simgelerinden biri olduğunu biliriz. Ecdattan gelen bir kültürdür bu. Bu şiirlerde de kuşlar ve İstanbul birbirine ne çok yakışmış. Mahmutpaşa, Mısır Çarşısı, Galata, Gülhane üzerinden yaşanmışlıklarla beraber İstanbul’a bir yolculuk var. Şairin İstanbul’da yaşıyor olması daha