Puan vermedi·432 syf.··
2026 41. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 00:00
Dilhun - Zor Aşk ~ Latife Helin Esen . Biri: Boncuk. Diğeri: Zeytin. Biri babasının nazlı kızı. Diğeri babasının ağa olacak oğlu. Üzerlerinde çocuk masumiyeti olan bu iki insan, yıllar sonra masumiyetlerini yitirmek zorunda kalacaktı. Çünkü o geceden tam üç gün sonra aileleri arasında bir kan davası başlayacaktı. Yıllar geçti çok şey yaşandı. Elif’in hayatındaki en değerli varlığı kardeşiydi. Elif mezuniyet gününe hazırlanıyordu. Babası kan davasında öldürülmüş, annesi ölmüş o da kardeşine aile olmuş. İzmir’de güzel bir hayatı, sevdiği sevgilisi varken aldığı bir haberle Mardin’e gitmeliydi. Şimdi seçim zamanı! Ya kardeşini feda edecek ya da herkesin Zalim diye andığı adamla evlenip düşmanlığı bitirecekti. İki ailenin yıllardır süren kan davasının bitişi ancak bu evlilikten geçiyordu. Polat ise beni başta tereddüte düşüren biriydi ama tanıdıkça ona biraz kızıp biraz empati yaptım. Bir yanda yıllardır süren düşmanlık, diğer yanda yıllardır içinde tuttuğu sevgi Kitapta en nefret ettiğim karakter kesinlikle Ayşin Hanım. Yani bir insan bu kadar nefret dolu olamaz. Her hareketi, her cümlesi beni çileden çıkardı. Özellikle Pelin ve Elif Naz’ın ailesizliği kısmında kalbimi çok kırdı. Ama tüm bu tavırlarına rağmen Polat’ın duruşunu şok sevdim. Ayşin hanımın çocukları kalbimi çalsa da kendisini hiç sevmedim. Ama Arin ve Aren bebeklerim Aren ve Pelin kısmı, Arin’in ise kalp kırıklıkları ve çaresiz sevdası beni çok etkiledi. Elif’in geçmişinde kalan Barlas ve arkadaşlarından baştan beri hoşlanmadım. Bu durumdan dolayı Polat’ın baştaki sinir eden hallerine rağmen kızımıza, kırmızıya ve rujlarıyla ilgili kısımlara bayıldım. Papatya ve papatya çayı olayı güzeldi meselaKitap bir zoraki evlilik ve töre kitabı olarak başlasa da karakterleri ve gelişimlerini sevdim. Tabii her şey yeni
Dilhun 1 - Zor AşkLatife Helin Esen · Vera Kitap · 202666 okunma
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 21:54
Beyoğlu'nda on daireli, eski bir mezarlığın üzerine inşa edilmiş bir apartman Bonbon Palas. Kitap bu binanın dairelerinde oturanların hikayelerinden oluşmakta. Büyülü gerçekçilik denilen hiçbir zaman sevemediğim tarzda yazılmış olmasından ötürü fazla sevemedim kitabı. İkinci rahatsızlık duyduğum durum, gereksiz ayrıntılarla uzatılması, bazı dairelerin hikayelerinin bütünün içinde birleştirilmeden bir manasızlık içinde durduğunu hissetmem. Çok sayıda karakter kullanılmış ama bunlar bir potada eritilememiş, ayrıca edebiyat yapmak için cümleler kurulmuş, akıcılığı kaybetmiş zaman zaman. Mine G. Kırıkkanat'ın Sinek Sarayı romanı ile intihal mevzusuna gelince, Beyoğlu'nda bir apartman olması, birinde kapıcının cüce oğlunun dev, öbüründe oğlanın cüce kapıcının dev olması, apartman süslemelerinin ortak olması, her iki apartmanda ikiz kardeşler olması dışında intihal göremedim. Haksızlık Öztürk : Yol yapımı için dümdüz edilen iki kadim mezarlıktan birisinde Evliya mezarlarının yıkılması siyasi skandala dönüşür. Kabak mezarlık bekçilerine kalır. İki yaşlı bekçi kabullenir üçüncüsü bunu mesele yapar uğraşır durur. O sinirle 50 yaşından sonra hamile bırakır zevcesini ve doğan çocuğa Haksizlik ismini verir. Haksizlik Öztürk çok kısa boylu 1.40 gibi cine benzeyen biridir. Apartman böcek ilaçlama işi yapmaktadır. 2002 senesinde taksimde bir eylemde devrimci zannıyla yanlışlıkla göz altına alınır. Kısa, sürede serbest bırakılır. O sırada tutuklanan 'anlatıcı' onunla tanışır ve yarattığı hikayede onu da kullanır. Yani Bombom Palas eylemde gözaltına alınan anlatıcının uydurmasıdır. Agripina Fyodorovna Antipova: Ekim Devrimi'nden sonra 1920'de İstanbul'a hamile olarak gelir. Pastanede garson olarak çalışmaya başlar. Pavel Petroviç Antipova kocası ve general. Paraları ummadık biçimde
Bit PalasElif Şafak · Doğan Kitap · 20234,595 okunma
Reklam
10/10
·739 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2024 22:23
Hazer Ve Mila'nın sahne ışığı altında başlayan öyküsü,kendi ışıklarına doğru tol aldıkları bu kitapla sonlanıyor... Birbirlerine büyük bir aşkla bağlı olan Hazer ve Mila, gün geçtikçe duygularıyla daha derin yüzleşir.Ruhları birbirine karışır; çatışmalarına ve acıların arasında filizlenen aşkları hayata karşı dirençleri olur.Tanıştıkları ilk anda başlayan şarkının sesi artık daha yüksektir ve dansları,birbirleri için çarpan kalplerin temsilidir.Yaşam ise hoyrattır; bazen sahne ışığını söndürmek, dans ettiğin şarkının sesini kısmak ister.Fakat... sen ne için attığını bilen bir kalbe sahipsen şarkın dinmez ve ışığın asla sönmez. "Sen gözlerimi kamaştıran tüm ışığın kaynağısın Mila.Gündüz güneş,gece aysın.Bir yer aydınlıksa seni arıyorum,karanlıksa orada olmadığını biliyorum.Odaların kapısını her açtığında ışığı yakıyorsun ama ben her zaman, o odanın sen girdiğinde aydınlandığını biliyorum.Sen benim ışığımsın,aydınlığımsın,gece yarısı güneşimsin."
Kimsesizler Matemi 3Emine Tavuz · İndigo Kitap · 0333 okunma
8/10
·744 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
KİMSESİZLER MATEMİ 3 #kitapyorumu “Sen gözlerimi kamaştıran tüm ışığın kaynağısın Mila. Gündüz güneş, gece aysın. Bir yer aydınlıksa seni arıyorum, karanlıksa orada olmadığını biliyorum." Çok severek okuduğum bir serinin daha sonuna geldik. Serinin en kalın kitabıydı ve en aşk dolu. En baştan beri can attığımız tüm sahneler vardı. Canım naif çiftimi okumalara doyamadım. Yine sıcacık hissettirdiler. Acılar gün yüzüne çıkıyor, çatışmalar oluyor ama her daim birbirlerinde huzuru buluyorlar. Onları bu mutlu sonla okumak paha biçilmezdi. Bu seride yan karakterleri de bir başka seviyorum. Mila'nın kardeşi Leo oldukça yoğun bir şekilde var final kitabında. Ve her sahnesinde beni ayrı keyiflendirdi. Özellikle Behram'dan kaptığı laflar ve özellikleriyle. Sürekli tövbe tövbe demesiyle krizlere girdiğim oldu. Kerem'im canım, hikayenin en enerjik neşe kaynağı. Hazer ile çatışmaları birbirlerine laf sokmaktan geri kalmamaları o çocuksu halleri yüzde tebessüm oluşturuyor. Mila ve Hazer'in her şeyi birlikte aşmaları çok güzel aktarılmış. Serinin en başına dönüp oradaki hallerini bakınca karakter gelişimlerinin güzel yönde ilerleme kaydetmesi farkediliyordu. En çok hoşuma giden durumlardan biriydi. Mila'ya yaşatılan her şeyin, çocukluğunu karartan kişilerin cezalarını bulmasına ayrı sevindim. Kalbinize dokunacak, aşklarına imreneceğiniz, yer yer hüzünlenip bazen de kahkahalara boğulacağınız romantik kurgu arayışındaysanız bu seri sizlere tavsiyemdir, kesinlikle okumalısınız.
Kitap
Kimsesizler Matemi 3Emine Tavuz · İndigo Kitap · 0333 okunma
Yeryüzündeki tüm mağdur kadınlara ithaf ediyorum.
8/10
·322 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2023 06:37
Kafes kuşu. Adından da anlaşılacağı üzere, üniversite 3. sınıf olan irem' in tatil sırasında öz babası tarafından aldığı darbe ile hastanede soluğunu alması ve sonrasında gerçekleşen korkunç olaylar. Adnan denen pislik herifin, nasıl karısını tecavüz ettiğini, darp ettiğini, onu zevk ve eşya olarak kullandığını açık açık anlatıyor yazar. İyi niyet olarak gösterilen davranışların bir gün tükenip su yüzüne çıkıp bunu harekete ve fiile dönüşebilmesi çok korkunç. Zaman zaman duygulandım ve o kitabın içine girebilmek İrem' in elinden tutup onu oradan çıkarabilmeyi istedim. Sonra da öz kızlarına sarkıntılık yapacak kadar hasta ruhlu bir adam. Ve tüm bunların daha fazla ileri gidemeden onun ölümü ile son bulması. "O ölecek, artık kuş gibi özgürüm."
Edebiyat
Kafes KuşuAyşın Ceyhan · Mona Kitap Yayınları · 202016 okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Gecenin Yelesi “Gecenin Yelesi” Şair Sıddıka Zeynep Bozkuş’un Mart 2021’de Çıra Edebiyat aracılığıyla okurlarıyla buluşturduğu, “İnsan Çiftliği” öykü kitabından sonraki ilk şiir kitabı. Elli altı sayfa hacmindeki eserde otuz dört şiir yer almaktadır. Öykü ve roman türlerinde eserler veren şairlerin şiirleri kendini daha çok ele verir. “Gecenin Yelesi”nde ki şiirlerde sorgulama, betimlemeler ve soru sorum cümleleriyle kendini hissettiriyor. Bu durum gerek kitap tasarımında, gerek şiirlerin işlenişinde kendini ayrıca hissettiriyor. Şiirlerde bağlantılar ve kurgu derken bu listeyi pekâlâ uzatabiliriz. “Hoş Geldin Kendim” isimli ilk şiiriyle bu kapı aralanıyor. Böyle bir ilk şiir ismini kimileri yadırgayabilir ama şiir içeriği çok farklı bir boyut içeriyor. Bütüncül bakınca, şiirlerin geneli hakkında bir nevi ipuçlarını verip çağrışımda bulunuyor. En dikkat çeken boyut, cümle içerisinde anlamsal olarak bazı kelimeler yer değiştirilerek farklı anlamlara ulaşılmasıdır. Bu durum kitabın genelinde gözüküyor. Şöyle ki, ilk şiiri “Hoş Geldin Kendim” de, “Atalarıyla övünür gibi ve herkes/ safların aralığına bakmadan…” (sayfa 7) Burada ki “herkes” kelimesi, cümle içerisinde farklı bir yerde duruyor ve bir alt satırdaki ifadeyle ilişkilendiriliyor. Başka bir örnek vereyim. ”Kapının ardındayız, açık” (sayfa 9) Son bir örnekle bu bahsi kapatayım. “O dal kırıldığında sen bir eğilmek nedir/ bilmezdin…” (sayfa 11) Kuşlar özelinden, mekân olarak güzel bir İstanbul var. Kuşlar özellikle güvercinler İstanbul’un simgelerinden biri olduğunu biliriz. Ecdattan gelen bir kültürdür bu. Bu şiirlerde de kuşlar ve İstanbul birbirine ne çok yakışmış. Mahmutpaşa, Mısır Çarşısı, Galata, Gülhane üzerinden yaşanmışlıklarla beraber İstanbul’a bir yolculuk var. Şairin İstanbul’da yaşıyor olması daha
Gecenin YelesiSıddıka Zeynep Bozkuş · Çıra Yayınları · 20214 okunma
Reklam