9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:18
Kitabı oxuyub bitirdim, çox bəyəndim və bu haqda fikirlərimi yazmaq istədim; çalışdım ki, bacardığım qədər qısa tutum. Prometheus filmində eşitdiyim "Cəhənnəmdə hökm sürmək, cənnətdə xidmət etməkdən yaxşıdır" sözü, məni Con Miltonun İtirilmiş Cənnət əsərinə aparan ilk addım oldu. Kitab oxumaq öncələri sıxıcı olsa da, daha sonra çox daha axıcı oldu. Əsəri bitirdiyimdə məni ən çox düşündürən mövzu, insan təbiətinin o böyük çıxmazı oldu: Məcburi bir bağlılıq, yoxsa azad iradə? ​Əsərdə Şeytanın azad iradəyə yanaşması, sərhədləri öncədən çəkilmiş bir mükafat-cəza oyununa şərik olmaq deyil, o oyunun qaydalarını kökündən rədd etməkdir. Tanrı tərəfi, hər şeyin yaxşı qalması üçün mütləq bir nizamı və tabeçiliyi tələb edərkən; Şeytan, Cənnətin gətirdiyi o hazır rahatlıqdan imtina edir və başqasının yazdığı ssenaridə iradəsiz bir varlıq olmağı qəbul etmir. Bu baxımdan, kitabda təsvir olunan Şeytan obrazını Yevgeni Zamyatinin "Biz" əsərindəki I-330 xarakterinə çox bənzədirəm; hər ikisi mütləq və məcburi bir nizamın gətirdiyi "xoşbəxtlikdən" imtina edərək, fərdi azadlığın xaosunu seçən üsyankarlardır. ​Adəm üzərindən qurulan azad iradə anlayışı isə tam bir ziddiyyətdir. Tanrı insana ağıl və məntiq verib onu seçimlərində sərbəst buraxdığını söyləyir; ancaq nəyin yaxşı, nəyin pis olduğuna öncədən yenə özü qərar verir. Əgər bir seçimin sonunda ağır cəzalar gözləyirsə, orada gerçək bir azadlıqdan bəhs etmək çətindir. Üstəlik, Başmələk Mikayılın Adəmə gələcəkdə nəslinin çəkəcəyi acıları göstərdiyi hissədə bu ədalətsizlik daha da dözülməz bir hal alır. Bir nəfərin səhvini hələ doğulmamış məsum nəsillərin ödəməsi hansı ədalət sisteminə uyğundur? Günahın irsi olduğu bir nizam quran güc gerçəkdən "ədalətli" sayıla bilərmi? ​Miltonun bu əsəri tamamilə Xristianlığın "İlk Günah" (Original Sin)
Kayıp CennetJohn Milton · Pegasus Yayıncılık · 20151,440 okunma
8/10
·416 syf.··
2026 47. kitabı
Kitabın atmosferi çok güzel hatta bir an tarihi bir kitap mı okuyorum demiştim çünkü Cade öyle bir zamandan fırlamış gibiydi. Günahkâr birini gördüğünde onu günahından arındırmaya çalışmak yerine ö*dürmeyi tercih eden bir rahip.. İçinde kendisiyle çatışan bir canavar var. Birisini öldürüyor ve tanrı affeder diyor ama geçemediği tek bir sınır var o da zina. Nefsi de çok güçlüydü yani çok iyi dayandı mdkdk Kısmen... Kızla yakınlaştığı her seferinde eve gelip kendini kırbaçlayarak cezalandırıyor. Kitabın yarısı boyunca Cade'in bu durumuyla, rahip oluşuyla, ve kadının direk dansçısı oluşuyla yeterince imkansızlardı. Ama kadın ona cinsel saldırıda bulunan kasabanın zengin ve kötü adamına muhtaç kalması her şeyi değiştiriyor. Hâlâ imkansızlar ama neyse ki ikisi için de o imkansızlıkları (kişileri jdjd) ortadan kaldırmak sorun değil. Kitabın sonlarında tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş dedim. Kitabın başlarında yavaş aktığı için çabuk giremedim evrene ama sonrası su gibi aktı. Sadece kadına çok ısınamadım duyguları konusunda. Bilemiyorum bana öyle geldi. Yine de seride 3.favorim bu kitap oldu.
ZehirliEmily McIntire · Ren Kitap · 20263 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
​ VAKA DOSYASI NO: 06 | Günahkar
8/10
·416 syf.··
2022 11. kitabı
Suç Mahalli: Karlar altında, dış dünyadan tamamen izole edilmiş, kutsal ama bir o kadar da tekinsiz bir mekan: Işık Leydisi Manastırı. Kurbanlar: Manastırın duvarları arkasında vahşice saldırıya uğrayan biri gencecik, diğeri yaşlı iki rahibe. Soruşturma Ekibi: Mantığıyla hareket eden Dedektif Jane Rizzoli ve bu kez adli tıp masasında hayatının en sarsıcı, en kişisel sırlarıyla yüzleşecek olan Dr. Maura Isles. Edebi Dedektif Raporu: Kutsal olanın arkasına gizlenen günahlar, her zaman en karanlık olanlarıdır. Tess Gerritsen bu kez bizi alışılmış şehir cinayetlerinden çıkarıp, sessizliğin ve inancın gölgesindeki bir manastıra hapsediyor. Günahkar, sadece katilin kim olduğunu arayan bir polisiye değil; sessizlik yeminlerinin, saklanan hamileliklerin ve uluslararası büyük sırların adli tıp masasında tek tek anatomiye döküldüğü devasa bir bulmaca. Dr. Maura Isles’ın otopsi masasında genç rahibenin bedeninde bulduğu o ilk şoke edici delil, kurguyu bambaşka bir boyuta taşıyor. İnanç, tıp ve insan doğasının en çiğ çıkarları karşı karşıya geliyor. Gerritsen’ın bu kitapta Maura’nın eski eşini hikayeye dahil ederek onun o soğukkanlı, "Ölüler Kraliçesi" maskesinin altındaki insani kırılganlığı göstermesi ise karakter derinliği açısından seriyi bambaşka bir yere koyuyor. Karar: Beyaz karların üzerinde kırmızı bir kan lekesi gibi duran, atmosferiyle insanı üşüten ve sır çözüldükçe insan doğasından bir kez daha tiksindirici gerçekler çıkaran çok güçlü bir halka. Kutsal duvarların arkasındaki bu günah zinciri hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Maura Isles’ın bu kitaptaki kişisel yüzleşmeleri karaktere olan bakışınızı değiştirdi mi?
GünahkârTess Gerritsen · Martı Yayınları · 20127,9bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 21. kitabı
Judith, Alman oyun yazarı Friedrich Hebbel'in 1840 tarihli tragedyası. Oyunda özet olarak Holofernes katı ve zalim bir fatih olarak Bethulia şehrini ele geçirmek üzeredir. Şehir teslim olmaz ancak açlık ve susuzlukla sınanmaktadır. Halkın kahramanı rolünü üstlenmeleri gereken erkekleri de bir şey yapamaz, şehir perişan haldedir. Judith ise şehrini kurtarmak adına Holofernes'i öldürmek için yola çıkar. Planı Holofernes'in huzuruna çıkınca onu öldürmektir. Bu yolda çeşitli oyunlar çevirir. Judit, Holofernes'in çadırına girdiğinde bu toksik maskülenliğin karşısında sadece nefret değil, cinsel bir çekim de hisseder. Ancak Holofernes tarafından tecavüze uğradığında artık bu mesele kişisel bir hesaplaşmaya dönüşür ve Holofernes uyurken onun kafasını keser, ardından elinde Holofernes'in başıyla ülkesine döner. Judith, Eski Ahit'ten bir metindir. Eski Ahit'te Judith halkını (Bethulia şehrini) Asur komutanı Holofernes’in zulmünden kurtarmak için Tanrı’nın bir enstrümanı olarak hareket eden, kusursuz, dindar ve vatansever bir figürdür. Hebbel ise bu "kusursuz azize" imajını yıkar, Hebbel'in Judith'i toplumsal cinsiyet rolleri ve kendi cinselliğiyle çatışma halindedir. Böylelikle Hebbel kadını pasif bir kurtarıcı veya ilahi bir araç olmaktan çıkarıp, kendi arzuları ve psikolojisi olan gri bir özneye dönüştürür. Dönemsel olarak bakıldığında da 19. yüzyılın ilk yarısında Alman toplumlarda kadının yeri küche, kirsche, kinder (mutfak, kilise, çocuk) formülüyle sınırlı, kadının varoluşu da aile, ev işleri, annelik ve eş olma rolü ile sınırlandırılmıştı. O dönemde kaleme alınan çoğu eserde kadın ya korunmaya muhtaç, saf ve itaatkar "melek(!)" veya tehlikeli ve günahkar "cadı(!)" olarak iki uç noktada karakterize ediliyordu. O dönemin kadın kahramanları genellikle kurban rolündeydi.
JudithChristian Friedrich Hebbel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019265 okunma
Kanla çizilen tablo
Puan vermedi·96 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 02:17
Bu öyle bir tablo ki iki kişinin ölümüne neden olan trajedik bir son ile biten yaşamın tablosu. Dönemin ünlü ressamı kralın isteği üzerine cehennem manzarası çizmek için çalışmalara başlar fakat görmediği bir şeyi çizmek onun için çok zordur, Aylar geçen çalışmalar sonrasında kraldan bir arabanın yakılmasını ve içerisinde günahkar birinin zincirlerle bağlı olmasını talep eder ve kral da onun bu absürt isteği üzerine onun dilediğini gerçekleştirir fakat aracın içinde yanan ressamın hayattaki tek değer verdiği kişi sevdiği biricik kızıdır. Kızının yandığı anı acımasız bir şekilde izler ve bir ressam olarak gözlemler ve cehennem manzarasını tablosunda çizer ardından intihar eder. Artık cehennem manzarasına bakan herkes korkunç bir anın tanığı olduğundan bir kez bakan bir daha görmek istemez.
Cehennem ManzarasıRyunosuke Akutagava · Tokyo Manga Yayınevi · 2023783 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma