Günay Aktürk

Günay Aktürk
@gunayakturk
Eğitim sistemi bir şehrin şebeke suyu gibidir. Onu zehirlerseniz bütün bir halkı katletmiş olursunuz ve bundan sonra sokakları yürüyen ölüler doldurur! Günay Aktürk #kitap #kahve #şiir
Ankara
62 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dostoyevski Hayranı Olabilmek Her Okurun Harcı Değil: )
Başlangıçta onu şu sorun düşündürüyordu: hemen bütün suçlar nasıl oluyor da böylesine kolaycacık ortaya çıkıyor ve hemen bütün suçluların izleri böylesine çabuk bulunabiliyor? Düşündükçe ilginç birtakım sonuçlara vardı: ona göre bunun başlıca nedeni, suçun gizlenmesindeki maddi olanaksızlıktan çok, suçlunun kendinde aranmalıydı; hemen her suçlu, suçu işlediği sırada, yani aklın, iradenin, dikkatin en yoğun olması gerektiği anda, akıl ve irade yönünden güçsüzlüğe düşüyordu; akıl tutulması ve iradeyi kaybetme tıpkı bir hastalık gibi geliyordu insana. Gelişip yayılıyordu ve suçun işlenmesinden az önce en yüksek düzeyine ulaşıyordu. Sonra kişiliklere bağlı olarak bu düzeyini sürdürüyor, sonra da her hastalık gibi etkisini yavaş yavaş yitirip yok oluyordu. Bu noktada ortaya çıkan soru şuydu: hastalık mı suçu doğuruyordu yoksa suç mu kendi yapisina uygun, hastalığa benzer bir şeyleri geliştiriyordu? Şimdilik bu soruyu çözümleyecek güçte bulmuyordu kendisini Raskolnikov.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı
Günay Aktürk
Evet, genç okurlara epey sıkıcı geliyor. Ama yıllar geçip de farklı ve kaliteli kitaplarla kütüphanesi geliştikçe zihni de aynı düzeyde zenginleşiyor. Bu noktadan sonra daha doyurucu, aklının dişine göre kitaplara yönelmesi kaçınılmaz. Yirmi yaşındayken Metal Fırtına ve Zifir kitabı beni çok etkilemişti. Geçen sene söyle bir göz gezdireyim dedim, o kitapların edebi olarak ne kadar aşağılarda olduğunu fark ettim...
Alışkanlık Bilimi Nasıl İşler?
Bir alışkanlık inşa etme süreci dört basit adıma ayrılabilir: işaret, istek, tepki ve ödül. Bütün alışkanlıklar aynı sırayla bu dört aşamadan geçer. İlk olarak işareti ele alalım. Tarih öncesi çağlarda yaşamış atalarımız yiyecek, su ve seks gibi birincil ödüllerin yerini gösteren işarete dikkat ederlerdi. Bugün vaktimizin çoğunu para ve şöhret, güç ve statü, övgü ve onay, aşk ve dostluk ya da bir duygusal tatmin gibi ikincil ödüllerin habercisi işaretleri öğrenerek geçiriyoruz. İstekler ikinci adımdır ve her alışkanlığın ardındaki motivasyon gücünü oluştururlar. Belli bir motivasyon ya da arzu olmadan -bir değişim isteği duymadan- harekete geçmek için nedenimiz olmaz. İstekler kişiden kişiye değişir. Bir kumarbaz için kumar makinelerinin sesi Yoğun bir arzu dalgasını kıvılcımlandıran güçlü bir tetikleyici olabilir. İşaretler, yorumlanmadıkları sürece anlamsızdır. Bir işareti isteğe dönüştüren, gözlemcinin düşünce, duygu ve hisleridir. Üçüncü adım tepkidir. Bir tepkinin oluşup oluşmayacağı, ne kadar motive olduğunuza bağlıdır. Belli bir eylem sizin harcamak istediğinizden daha fazla fiziksel ya da zihinsel çaba gerektirirse onu yapmazsınız. Bir alışkanlık siz ancak onu yapmaya muktedirseniz gerçekleşir. Son olarak, tepki bir ödül getirir. Ödüller her alışkanlığın nihai amacıdır. İşaret, ödülü fark etmek demektir. İstek ise ödüle arzu duymaktır. Ödülleri iki amaca hizmet ettikleri için kovalarız: (1) Bizi tatmin ederler ve (2) Bize öğretirler. Beyniniz bir ödül dedektörüdür. Siz hayatta ilerlerken duyusal sinir sisteminiz sürekli olarak hangi eylemlerin arzularınızı tatmin ettiğini ve size haz verdiğini izler. Haz ve hayal kırıklığı duyguları, beyninizin işe yarayanları yaramayanlardan ayırmanıza yardımcı olan geri bildirim mekanizmasının parçasıdır.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Renk isimli okura yanıt verildi
Günay Aktürk
Kitap baştan sona altı çizilecek cümlelerle dolu : )