Ömer Dilbaz

Camdan Çağın Ağıtı Göğün alnına asılmış dev ekranlarda gün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık. Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik, kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibi betondan dişleriyle zamanı kemiriyor. Parkların yerinde yükselen kuleler, rüzgâra unutmayı öğretiyor. İnsanlar var; ellerinde dünyanın bütün sesleri, yüreklerinde birbirlerine ulaşamayan birkaç kelime. Parmak uçları ışıkla dolu, bakışları karanlık koridorlar gibi uzun ve ıssız. Bir çocuk, ekranın mavi kıyılarında oyuncak gemiler yüzdürürken gerçek denizin tuzunu bilmiyor. Bir yaşlı, anılarını şarj kablosuna benzer ince bir umutla yarına bağlamaya çalışıyor. Ve bilgi, bir zamanlar dağlardan doğan berrak bir nehirken, şimdi binlerce aynaya çarpıp parçalanan şaşkın bir ışık sürüsü. Hakikat, kalabalığın ortasında
Şiir
Tamerika isimli okura yanıt verildi
Ömer Dilbaz
Evet var orada bir hikaye kitabı yazıyorum
Reklam
Camdan Çağın Ağıtı Göğün alnına asılmış dev ekranlarda gün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık. Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik, kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibi betondan dişleriyle zamanı kemiriyor. Parkların yerinde yükselen kuleler, rüzgâra unutmayı öğretiyor. İnsanlar var; ellerinde dünyanın bütün sesleri, yüreklerinde birbirlerine ulaşamayan birkaç kelime. Parmak uçları ışıkla dolu, bakışları karanlık koridorlar gibi uzun ve ıssız. Bir çocuk, ekranın mavi kıyılarında oyuncak gemiler yüzdürürken gerçek denizin tuzunu bilmiyor. Bir yaşlı, anılarını şarj kablosuna benzer ince bir umutla yarına bağlamaya çalışıyor. Ve bilgi, bir zamanlar dağlardan doğan berrak bir nehirken, şimdi binlerce aynaya çarpıp parçalanan şaşkın bir ışık sürüsü. Hakikat, kalabalığın ortasında
Şiir
Ömer Dilbaz
cizlavet.org/camdan-cagin-ag...
İlişki sorunu dediğimiz şey kılık değiştirmiş çocukluk sorunumuz aslında.
Dizi Alıntısı
Ömer Dilbaz
Çok doğru katılıyorum
Saçlarıma düşen beyazlar zorluklardan yıldızlara uzanırken yanımda olmanı diledim. Hâlâ severken siyahı ve çiçekleri, denizi, ormanı, cümle kâinatı içimde barındırırken nefesime ortak olmanı diledim. Öperken dudağını, içimdeki nefesin sen olduğunu bil istedim. Bakışınla ölürken bil istedim, içimdeki kilitli sayısız demir kapıyı sana açarken; Her birinin ardında yıllarca sakladığım korkuların, yarım kalmış sevinçlerin ve adını koyamadığım özlemlerin yaşadığını bil istedim. Sana uzanan ellerimin yalnızca tenine değil, kaderine de dokunmak istediğini; bir akşamüstünün sessizliğinde omzuna düşen gölge, en uzun gecelerinde uykuya varmadan önce aklına gelen son düşünce olmak istediğini bil istedim. Zaman yüzüme ince çizgiler işlerken, mevsimler adımı unutup geçerken, içimde büyüttüğüm bahçenin en inatçı çiçeğinin sen olduğunu bil istedim. Yağmurun toprağa kavuşması gibi, denizin kıyıya her seferinde yeniden varması gibi, sana dönüp duran bir yanım olduğunu bil istedim. Eğer bir gün sesim rüzgârın içinde kaybolursa, kelimelerim eksik kalırsa, gözlerime bakıp anlayabilesin istedim.Nefesinden uzak yaşlanmaya Gönül razı değil…
Edebiyat
Ayşegül isimli okura yanıt verildi
Ömer Dilbaz
Çok teşekkür ederim
Bu dünyaya gelip gitmemizin kazancı nerde? Ömrümüzün umut ipliği ne oldu, nerde? Bu feleğin çemberinde nice temiz canlar Yandı kül oldular, hani dumanları, nerde?
Alıntı
Ömer Dilbaz
Çok severim bu ruabileri