duygularından arınmış, etrafındaki olaylara kayıtsızca davranan, odaklanmada sorun yaşayan ama bunu başta istemeyen mersault'un romanını okudum. bu roman basit bir olay örgüsünden ibaret değil, hayata karşı neleri önemsediğimizi bize gösterebilen bir roman. kimine göre basitçe mutsuz, içine kapanık olarak görülen karakter akışı değiştiren bir olayın ardından ne kadar duyarsız olduğunu hem kitaptaki karakterlere hem bize gösteriyor. peki bundan ne anladık? varlığı sorguladık, ne için dedik. bunca şey ne için? bu karakter bize sadece yalnızlığı göstermedi, anlamımızın olmadığını-anlam olarak ne denilebilirse- da gösterdi. önemli bir nokta: kitabın bir bölümünde karakter yine de yaşamaya devam etmek istedi, bu da camus'nun felsefesinin bir yansıtması. baş döndüren bir kitaptı, sorgulamak isteyen herkese tavsiyemdir.