Şundan emindi ki bu benzersiz bir ıstıraptı… affetmeyi istemek, affetmeyi arzulamak ama bunun olanaksız olduğunu bilmek… elinden gelmezdi, affetmeye cesaret edemezdi.
Bu kadar kötü olacağını düşünmemişti. Kendini şuna ikna edebilmek için ne kadar çok uğraşmıştı halbuki: "Bunu dert etmeme hiç gerek yok, o yara uzun zaman önce iyileşti..." Şimdi tüm o yılların ardından önünde açılıvermişti işte yarası, hala kanadığını görüyordu.