Kandırıldığımı, bir yalana inandırıldığımı öğrendim, elbette bu sık yaşanan bir durumdur ama dediğim gibi genç ve ukala biriydim, yalancıların cehenneme gideceğine inanıyordum. Ben de evden kaçtım (..) ekmeğimi kazanmak için beyaz ellerim ve pahalı alışkanlıklarımdan başka hiçbir şeyim yoktu. Bunun doğal sonucu olarak, hayali cehennemler uydurma hastalığından kurtulmak için gerçek cehennemi boyladım.
Bir insan ruhunun, yaşayan bir insan ruhunun ölüp gitmesi, etrafındaki önemsiz gündelik olayların hiçbirini değiştirmemişti, yaprak bile kıpırdamamıştı. Her şey eskisi gibiydi. Tıpkı dün olduğu gibi, tıpkı yarın da olacağı gibi kaynaklardan su fışkırıyor, serçeler saçakların altında ötüp duruyordu. Ona gelince, o ölüydü... bütünüyle ölü biri.