g

Sevdiğim kitapları yeniden okumak, sözcükler, dünyayı sözcüklere çevirerek algılamak. Bunun dışında her birey bana çözümlenmeyecek bir dünya gibi görünüyor.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ne zaman bir sinek ya da böcek görürsen, ressam sana gizli bir mesaj veriyordur. Yaşayan şeylerin uzun sürmeyeceğini anlatıyordur sana, her şeyin geçici olduğunu. Hayatın içinde ölüm. Bu yüzden ona natürmort ölü doğa denir. Başta o güzelliğin ve çiçeklenmenin içinde göremezsin belki o küçücük, çürük beneği. Ama eğer yakından bakarsan, oradadır.
1000Kitap
Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım.
1000Kitap
Biz, hepimiz, sürekli değerli bir şeylerimizi kaybediyoruz. Önemli fırsatları, olasılıkları, bir daha yerini asla dolduramayacağımız duyguları. Hayatta olmanın bir anlamı da bu işte. fakat kafamızın içinde, ben kafamızın içinde olduğunu sanıyorum, öyle şeyleri bellek haline getirebilmemiz için küçük bir oda var. Herhalde, kütüphanenin depo kısmı gibi. Dahası, bizler kendi yüreğimizin ne durumda olduğunu doğru şekilde takip edebilmek için, sürekli arama kartları yapmak zorundayız. O odayı temizlememiz, havalandırmamız, çiçeklerine su vermemiz de gerekiyor. Başka bir deyişle, sen sonsuza kadar kendi kütüphanende yaşayacaksın.
1000Kitap
Empedoklesin dediği gibi, “Yalnızlığından keyif alan dairesel bir küre” olabilirsen, yalnızca sana ait olan hayatı, yani şimdiki zamanı yaşamayı alışkanlık edinirsen, en azından kalan günlerini dingin, asil ve tanrısal parçanla barışık geçirebilirsin.
1000Kitap