Puan vermedi
Cennet gibi görünen ıssız bir ada… Hayatta kalmak zorunda kalan on yabancı… Ama asıl tehlike doğa değil, birbirlerinin sakladığı sırlar… Bir uçak kazası sonrası başlayan bu mücadelede güven, korku ve ihanet iç içe geçiyor. Herkesin bir geçmişi, herkesin sakladığı bir gerçek var.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
7/10
·392 syf.·
2026 25. kitabı
Herkese merhaba! Uzun zaman sonra yepyeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Bu seferki kitap, benim her zamanki okuduğum toxic çiftlerin aksine çok daha sakin, olgun ve sağlıklı bir ilişki dinamiğine sahipti. Kitabı genel olarak çok sevdim, özellikle karakterlere gerçekten bağlandım. Böylesine green flag karakterler okumayalı epey olmuştu. Kitap, yaşadığı büyük bir hayal kırıklığının ardından babasının yaşadığı kasabaya giden Wren'in hikâyesini anlatıyor. Burada tanıştığı Anders ile aralarında yavaş yavaş gelişen, güven üzerine kurulu çok güzel bir bağ oluşuyor. Ancak Anders'ın geçmişi ve taşıdığı büyük yük, ikisinin de mutluluğunu imkânsız hâle getiriyor. Hikâye boyunca hem yas tutmanın hem de yeniden sevebilmenin ne kadar zor ama bir o kadar da değerli olduğunu okuyoruz. Sonu haricinde kitabı gerçekten beğendim. Final bana biraz aceleye gelmiş gibi hissettirdi. Çiftimiz bunca acı çektikten sonra mutlu oldukları günleri biraz daha okumayı çok isterdim. Ben çok beğendim. Eğer siz de; - slow burn - Çiftlik/kasaba atmosferi -Yas ve iyileşme teması -imkânsız aşk seviyorsanız bu kitabı seveceğinize eminim.
Yalnızca Aşk Bu Kadar AcıtabilirPaige Toon · İndigo Kitap · 20264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Mukaddes ilk bakışta bir aşk hikâyesi anlatıyormuş gibi görünse de, sayfalar ilerledikçe bunun çok daha derin bir anlatı olduğunu fark ediyorsunuz. Yazar, aşkı yalnızca iki insan arasındaki duygusal bağ olarak ele almıyor; sevginin insanı nasıl değiştirdiğini, olgunlaştırdığını ve bazen sessizce yeniden inşa ettiğini anlatıyor. Romanın merkezinde Şerif ve Mukaddes var. Fakat asıl mesele onların birbirlerini sevmesi değil; o sevginin onları nasıl dönüştürdüğü... Güven, fedakârlık, sabır ve insanın kendi vicdanıyla hesaplaşması satır aralarında öylesine doğal işlenmiş ki, okurken kendinizi olayların değil, karakterlerin ruhunda dolaşırken buluyorsunuz. Adil Yakubov'un kaleminde beni en çok etkileyen şey ise gösterişten uzak anlatımı oldu. Büyük cümlelere, yapay dramatik sahnelere ihtiyaç duymadan okurun kalbine dokunmayı başarıyor. Karakterler kusursuz insanlar değil; tıpkı hayatın içinden çıkıp gelmiş gibiler. Belki de bu yüzden yaşadıkları her duygu inandırıcı, her kırgınlık tanıdık geliyor. Mukaddes karakteri ise romanın en güçlü yanı. O, yalnızca sevilen bir kadın değil; onuru, vakarı ve yaşadığı zorluklar karşısındaki sessiz direnciyle hafızada yer eden bir karakter. Şerif'in değişimi de onun varlığıyla anlam kazanıyor. Böylece roman, tek taraflı bir aşk hikâyesi olmaktan çıkıp, birbirini büyüten iki insanın yolculuğuna dönüşüyor. Romanın bir başka dikkat çekici yönü de Sovyet dönemi Özbek toplumunu arka planda başarıyla hissettirmesi. Gelenekler, aile bağları ve toplumun birey üzerindeki etkisi, hikâyenin içine ustalıkla işlenmiş. Yazar bunları göze sokmadan, anlatının doğal bir parçası hâline getiriyor. Kısacık bir roman olmasına rağmen taşıdığı duygu son derece büyük. Sayfa sayısı az ama etkisi uzun sürüyor. Kitabı kapattığınızda yalnızca Şerif ile Mukaddes'i
MukaddesAdil Yakubov · İleri Yayınları · 2000140 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Emanet Bu kitabı öyle çok sevdim ki şimdi size de anlatmaya geldim, lütfen okuyun olur mu ? Bazen bazı kitaplar vardır, okurken hikâyeden çok duygular kalır insanın içinde. İşte bu kitap benim için tam olarak öyle oldu. Sayfaları çevirdikçe sanki biri karşıma oturmuş da bana hayatının en kırılgan, en gerçek yanlarını anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyenin merkezinde geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadın var. Yasemin.. Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlıklar, kayıplar ve yarım kalmış duygularla yaşamaya çalışırken bir gün karşısına çıkan küçük bir el yapımı kutu her şeyi değiştirmeye başlıyor. Bu kutu aslında geçmişten kalan bir emanet… İçinde sadece eşyalar değil; mektuplar, hatıralar ve yıllarca dile getirilememiş duygular saklı. Kutuyu açtıkça yalnızca geçmişin kapıları aralanmıyor, aynı zamanda ailesiyle, hayatındaki insanlarla ve kendi benliğiyle olan bağlarını da yeniden sorgulamaya başlıyor. Her sayfada biraz daha geçmişe gidiyoruz; kayıplara, özlemlere ve insanın kalbinde sessizce taşıdığı o duygulara. Kitabı okurken sık sık durup düşündüğüm oldu. Geçmişimiz gerçekten geride mi kalıyor, yoksa bir şekilde hep bizimle mi geliyor? Yazar bunu öyle sade ama içten anlatmış ki bazı cümlelerin altını çizmemek gerçekten zor. Ben bu kitabı okurken hem biraz hüzünlendim hem de içimi tuhaf bir sıcaklık kapladı. Sanki insanın kalbine yavaşça dokunan, sessiz ama etkili bir hikâye gibi. Kısacası ben çok sevdim ve gerçekten gönülden öneriyorum. Eğer duygusu olan, insanın içine işleyen hikâyeler okumayı seviyorsanız bu kitabı mutlaka listenize ekleyin derim. Bence uzun süre akılda kalan kitaplardan biri. @bigeguvenkizilay #cansununkitapligi #kitap #emanet #okudumbitti #books
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 20211,003 okunma
Zamansız Bir Hakikat: Birbirimizi Sevebilmek
Puan vermedi·316 syf.·
2026 20. kitabı
Bazen sayfaları sararmış, eski basım bir kitap geçer elinize. Okuması fiziksel olarak yorucu olsa da satırların arasındaki o derinlik sizi öyle bir yakalar ki elinizden bırakamazsınız. Benim için son dönemin böyle bir yolculuğu, yazarın söyleşilerinden derlenen zamansız bir eserle oldu. Kitabı kapatıp üzerine düşündüğümde fark ettim ki bundan yüzyıllar önce yaşamış felsefecileri de okusak, yakın dönemin psikologlarına da baksak insanlığın özü ve arayışı hep aynı noktada düğümleniyor: İletişim, emek ve sevmenin bir gönüllülük işi olduğu gerçeği. Tek Kürekle Sandala Yön Verilemez Kitapta çok güçlü bir metafor var: Bir sandaldasınız ve tek bir küreği sallayarak o sandala kalıcı bir yön veremezsiniz. İlişkiler de tam olarak böyle. Her ne kadar kendi dünyamızda kendimizi en kıymetli, en merkezdeki kişi olarak görsek de o devasa okyanusta aslında hepimiz birer damlayız. Birbirimizin gözünde bir dünya olabiliriz ama bu koca evrende çok küçüğüz. İşte bu yüzden, o okyanusun içinde kaybolmamak için dünya üzerindeki yerimizi kıymetlendirmeyi, o iki çift gözde anlam bulmayı ve o anlamı birlikte büyütmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Teknolojik Yalnızlık ve "Alternatif" İllüzyonu Kitap aslında 1980'lerde popülerlik kazanmış bir eser. O dönemin "yalnızlaştıran vebası" televizyonken, bugün yerini sosyal medyanın devasa ağına bıraktı. Şimdilerde bize "alternatifler" adı altında, herkesin yerinin doldurulabileceği illüzyonu pazarlanıyor. Oysa gerçek şu ki insanın herkeste bir şey bulma, herkesi sevebilme dürtüsü son derece sığdır. Bir görselliği sunabilir, vitrini parlatabilirsiniz ama geçinmek, yaşamak ve yaşatmak bir gönül ve zihin işidir. Üstelik sevmek, teorik olarak kitaptan veya masa başından öğrenilebilen statik bir bilgi de değildir; sevmek, sadece ve sadece karşılıklı iletişimle
Birbirimizi SevebilmekLeo Buscaglia · İnkılâp Kitapevi · 2020298 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 23:35
Listelerinize mutlaka eklemeniz gereken bir kitapla geldim.. Gece.. Gece bende garip bir his bıraktı. Kitap zaten çok kısa ama okurken sanki çok daha uzun bir yolculuktan geçmişim gibi hissettim. Elie Wiesel çocuk yaşta savaşın içine düşmesini, ailesiyle birlikte toplama kampına gönderilmesini ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Bir noktadan sonra artık sadece olayları değil, onun iç dünyasındaki değişimi de görmeye başlıyorsun. Özellikle yaşadıkları arttıkça çocukluğundan yavaş yavaş uzaklaşmasını okumak beni baya düşündürdü. Kitabın en sevdiğim tarafı, duyguyu zorla vermeye çalışmaması oldu. Çok sakin bir anlatımı var ama tam da bu yüzden bazı satırlar daha sert çarpıyor. Bazı yerlerde devam etmek istemeyip birkaç dakika kitabı elimde tuttuğum oldu. Çünkü okuduğun şey kurgu değil, gerçekten yaşanmış olması hissi ağırlığını artırıyor. Bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey olayların büyüklüğünden çok, bir insanın böyle koşullarda neleri kaybedebildiği oldu; sadece ailesini ya da evini değil, inancını, güven duygusunu, çocukluğunu da. İnce bir kitap olmasına rağmen içi çok dolu hissettirdi bana.. Özellikle 2.Dünya Savaşı zamanlarını okumayı sevenlere öneririm, çok iyi bir kitap #cansununkitapligi #okudumbitti #reels #bookstagram #gece
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,030 okunma