Güven > Sevgi Adalet > Eşitlik
Duygu ve Düşünce
Yazmayı seviyorum, çünkü o an bir daha gelmeyecek… Ve ben unutkan biriyim. Günün telaşında kaybolan bakışlar, boğazımda düğümlenip dile dökülemeyen kelimeler, gece yarısı kalbime ince bir sızı gibi düşen o sessiz hüzün… Sabah olduğunda çoğu buhar olup uçuyor. Yazmazsam, sanki hiç yaşamamışım gibi geliyor bana. Bir duygu gelip geçmiş, bir düşünce içimden akıp gitmiş, bir an yüreğime dokunmuş ama ardında hiçbir iz bırakmamış gibi... Bu yüzden yazıyorum. Çünkü satırlar biraz da benim hafızamdır. Kaybettiklerime tuttuğum küçük, mürekkepli ağıtlar; geçip giden zamanın ardından bıraktığım sessiz işaretlerdir. Kâğıt hatırlıyor, ben unutuyorum. O yüzden yazıyorum; yokluğa bir mezar taşı dikmek için değil sadece, var olup geçen her güzelliğin izini zamana emanet etmek için. Belki bir gün dönüp baktığımda, unuttuğum kendimi yine o satırların arasında bulabilmek için. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Reklam
​Yazmayı seviyorum; çünkü o an, bir daha asla aynı tazelikte gelmeyecek… ​Bir nefesin göğsümde bıraktığı o titreme, aklımın kıyısında gezinen yarım kalmış bir cümle, gün batarken içime usulca sızan o tuhaf hüzün; hepsi birer gölge gibi silinip gidiyor. Tutamazsam uçup gidecekler. Kâğıda dökülmeyen her his, zamanın dipsiz cebinde eriyen bir kar tanesi gibi hükmünü yitiriyor. ​Yazmak, geçip gideni zorla durdurmak değil aslında; ona verilen bir selam, bir saygı duruşu. 'Seni gördüm, seni duydum, sen buradaydın ve ben seni aşkla yaşadım' diyebilmek... ​Mürekkep kurusa da o anın ruhu, satırların arasında nefes almaya devam ediyor. Ve ben, hayata bir daha asla aynı yerden, aynı gözlerle bakamayacağımı bildiğim için yazıyorum. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Nasıl bir his
Mesela acı çekmeden sevmek nasıl bir his Korkmadan dolu dolu sevmek nasıl bir his Kalbinin en mutmain haliyle seviyorum demek nasıl bir his Dönüp dönüp yüzüne baktığında kendi yüzünün aydınlanması nasıl bir his En tedirgin olduğun anda aklına gelmesinin verdiği güven nasıl bir his Sabah uyandığında aynada asıl seni görmek nasıl bir his Yürürken gördüğün bir şeyin onu sana sızıyla değil de yüzünle beraber kalbinin de güldüğünü hissederek anımsatması nasıl bir his Endişesiz hayaller kurmak, elbette o işin de üstesinden gelirim dedirten güç nasıl bir his Sevgiyi ve birini sanki hayatın yıllardır böyleymiş gibi hayatının akışına katmak nasıl bir his Nasıl bir his dünyada sana ben de varım dedirtecek his.
Ona hiç güven duymadım diyemem ama ben acılar içinde kıvranırken gelip bana hiç sarılmadı 🥲
İdrak ettiğimiz gerçeklik, biyolojik gözlerimizin çözünürlüğüne mi mahkûm sence? Ötesi yok mu diyorsun? Göz kapaklarının ardında kocaman bir karanlık var ve biz o karanlığa kibirle "yok" diyoruz. Oysa evren, göremediğimiz dalga boylarında konuşuyor. Kalbin sezgisi, zihnin hayali, ruhun ürpertisi... Bunlar da birer duyu organı değil mi? Mikroskop altına sığmayan, teleskopla erişilmeyen âlemler, sadece bakmadığın için kaybolmuyor. Göz yumduğun her hakikat, yok olmuyor, sadece senin dünyandan eksiliyor. Peki ya perdeyi aralarsan? Belki de gerçek dediğin şey, gördüğünün binde biri bile değildir. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Reklam
Reklam