“yalnızca kendimi değiştirerek sizi veya onları mutlu edebilirim. ama o zaman yarattığınız ben, ben olmayacağım. geçmişte yaşadıklarım, uğruna savaştıklarım bir hiç olacak. hiç…anlıyor musunuz?”
Bu duruma bir çare arayan Atum, hem onlara örnek olmak hem de gidişatlarını yönlendirmek için insan kılığına girmeye karar verdi. Görkemli bir erkek kılığına büründü. Kısa zamanda gücü ve ilmiyle halkın gönlünü kazandı, Firavunları olup başlarına geçti. Engin bilgisi ve eşsiz kudreti insanların koşulsuz itaatini sağlamıştı. Onun tavsiyeleri insanlar için yol haritası, emirleriyse kanun hâline geldi. Onun gösterdiği istikamette ilerleyen halk refah ve mutluluğa kavuştu.
Ne var ki Atum’un erdemi, bilgisi sonsuz olsa da içine girdiği bedenin bir ömrü vardı. Yıllar ilerledikçe beden yaşlandı. İnsanlar bu durum neticesinde krallarına karşı duydukları güven ve saygıyı yavaş yavaş yitirmeye başladılar. Ne onun sözlerine önem veriyor ne de kanun ve yasaklarına riayet ediyorlardı.
Anlamıyorum, neden senin yanında bu kadar rahat konuşabiliyorum da dışarıda hep çekingen davranıyorum? Herkes senin gibi olsa dünya ne kadar kolay olurdu... Belki de senin yanında fazla rahatım?