10/10
·496 syf.·
2026 25. kitabı
Herkese merhaba Tozlu Pembe'nin ikinci kitabıyla karşınızdayım. Bu kitapta artık Ayperi Ömer'e olan kalın duvarını aşkını arkadaşlıkları okuyoruz. Kitaba bayıldım. İlk kitapta güzeldi bu kitapta artık aşk ön plana çıkıyor. Üç kız arkadaşın aşk hayatını da okuduk.Üç kız arkadaşın arkadaşlıkları da okuduk. Karakterleri değerlendirmeye geleyim. Ayperi Ak ilk kitaba göre daha güçlenmeye başladı.Duygularındam emin, savaşçı Ayper'yi okumak çok güzeldi fakat bu noktaya gelmesi kolay değildi. Komşuları olan Lütfiye abladan aldı öğütle Ömer'i kendinden soğutmaya çalışır. Planını uyguladığı akşam Ayper'i yine geçmişinden kurtulamaz ve kötü olur. Her zamanki gibi Ömer yanındadır ama ondan gitmesini ister ve Ömer Seyhan gider. O sahneyi okurken içim parçalandı Seyirhanın dediğine göre 45 gün ayrı kalacaklardır. Sonra Ayperi az önce dediğim gibi duygularından emin olarak Seyirhan'a açıldı onun sayesinde daha mutlu neşeli biri olmaya başladı. Tabii arada abisi gibi odunluğunu göstermeye devam etti. Ayperi’nin de o otoban kenarında, çimleri kavrayarak yaşadığı o ağır içsel yıkım, geçmişin yükü altında ezilişi ve kendi çocukluğuna 'Git artık, taşıyamıyorum seni' diye haykırışı... Travmanın, kırılmışlığın ve aşka inanmak isterken kendi karanlığında boğulmanın acısı bundan daha vurucu anlatılamazdı.. Ömer Seyirhan en sevdiğim kitap erkek karakterlerinden biri oldu Ayperi'nin yaralı olduğu halde onu bırakmaması gittiği halde onu düşünmesi Ömer Seyirhan gitti ama giderken bile Ayperi’nin üşüyen ellerini, midesini yakan koyu çayını, tırnaklarını acıtan antepfıstıklarını ve hatta sinemada izlemek isteyeceği filmi bile ona emanet ederek gitti. Bu tarz erkeklere bayılıyorum kızın geçmişi ne kadar yaralı olursa olsun kızın geçmişini yüzüne vurmadı. Ayperi'yi o kadar çok güzel seviyor ki beni
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026193 okunma
Aslında 1-2-3ve 4. Kitap için toplu bir inceleme
Puan vermedi·48 syf.··
2026 53. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 09:50
​Ursula K. Le Guin'in çocuk kitabı serisi Kanatlı Kediler, benim çok beğendiğim, keyifli bir hikâyeye sahip. Şehrin tehlikelerinden korunmak için gönderildikleri çiftlikte iki çocukla dost olan, gündüzleri güvercin kafesinde saklanıp geceleri özgürce gökyüzünde süzülen dört kanatlı yavrunun hikayesi anlatılıyor. Özellikle kayıp kız kardeşleri Emma’nın, yaşadığı korkuları atlatıp kedi Alex’in yardımıyla yeniden sesini bulması ve özgürlüğünü kısıtlamak isteyenlerden kaçarak ailesine kavuşması aktarılıyor. Hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle okuyacağı bu sevgi dolu masalı, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek BaşınaUrsula K. Le Guin · Günışıüı Yayınları · 2008141 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Güvercin Gerdanlığı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:16
Güvercin gerdanlığı nedir bilir misin kardeş? Zahirî mezhebinin kurucusu Büyük Âlim İbn Hazm el-Endulüsî'nin yazmış olduğu bu kitabı aşk ile ilgilenenlere tavsiye ederim. Kitap aşkı ve aşkın çesitlerini anlatıyor. Ve sıkıcı değil kendi hayatından örnekler ve şiirleri ile... Bence gayet hoş ve akıcı bir kitap. Aynı zamanda aşıkların görüşme yollarını aşkını ilan etme yolları gibi konularıda ele alıyor. İslam âlimleri her zaman aşk kitabı yazmıyor bu istisnalardan olan bir kitap yazanlar da muhabetullahı(Allah aşkını) anlatan kitaplar :)) Ama bu kitapta iki insan arasında olan aşk bahsedilir. O yüzden ayrıca tavsiye ederim . Belki aşıkların, aşkını ilan edemeyenlerin, aşkla ilgili bilgi sahibi olmak isteyenlerin, aşkla ilgili bazı tuyoları bilmeyenlerin ufak bir yol gosterecisi de diyebiliriz :)) İbn Hazm El-Endelüsi
Güvercin Gerdanlığıİbn Hazm El-Endelüsi · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20183,722 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 84. kitabı
Üvercinka, Cemal Süreya’nın 1958’de yayımlanan ilk şiir kitabıdır ve İkinci Yeni şiirinin en önemli eserlerinden biridir. Kitap, adını taşıyan ünlü şiirle özdeşleşmiştir ve Türk şiirinde modern bir kırılma noktası yaratmıştır. Kitabın Genel Özellikleri ve Önemi Temalar: Aşk, erotizm, tutku, kadın bedeni, yalnızlık, özgürlük, modern yaşam ve toplumsal/politik eleştiri iç içedir. Şiirler bireysel deneyimi evrenselleştirirken, ironik ve şok edici bir üslup kullanır. Süreya, “şok” etkisini ön plana çıkarır. Yayımlanma ve Etkisi: 1953-1957 arası şiirlerden seçilen 29 şiirle (sonraki baskılarda artmıştır) çıkan kitap, kısa sürede tükenmiş ve 1959 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazanmıştır. İkinci Yeni’nin öncü eserlerinden biri olarak kabul edilir; alışılmadık imgeler, dil oyunları, erotizm ve bireysel duyarlılıkla Garip şiirine tepki niteliğindedir. Dil ve Biçim: Serbest vezin, yeni kelimeler (neologizmler), imge yoğunluğu, konuşma dili unsurları ve anlam çok katmanlılığı öne çıkar. Şair, kelimeyi zorlayan bir şiir anlayışı benimser. Kitap, Süreya’nın erotizmi direnç ve özgürlük aracı olarak kullandığı, bireysel ile toplumsal olanı harmanladığı bir dönüm noktasıdır. “Üvercinka” Şiirinin Analizi Şiir, kitabın kalbidir ve Süreya’nın otobiyografik bir deneyiminden beslenir. “Üvercinka”, şairin eşi Seniha hamileyken tanıştığı ve tutkulu bir ilişki yaşadığı bir kadına taktığı isimdir (gerçek kimliği gizemini korur). Şiir, bu tutkulu aşkın, ayrılık kararının ve duygusal karmaşanın yansımasıdır. Aşk ve Erotizm: Şiir, bedensel tutkuyu (boyun, saç, sevişmek) çarpıcı imgelerle betimler. Kadın figürü hem fiziksel hem simgeseldir; özgür, cesur ve hayat vericidir. “Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor” gibi dizeler, sevgiliyi canlı ve çoğul kılar. Özgürlük ve Dayanma: “En uzun
ÜvercinkaCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 201821,8bin okunma
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
“Mahşerin Dördüncü Atlısı”, dünya tarihi boyunca insanlığın, adeta bir üst organizma tarafından nasıl şekillendiğini ve toplumsal olayların ölümle kol kola gezen bir olgu tarafından nasıl etkilendiğini anlatır. Kitap, ölümle iç içe olmanın hissini aktarırken, yüzyıllar boyunca aralıklarla değişen salgınları—tifüs, sıtma, veba, frengi gibi salgın hastalıkları—ve bunların etkilerini de ele alır. Örneğin cüzzam için, Mısırlılar ona “ölümden önce ölüm” adını vermiştir ve Avrupa’ya bıraktığı en etkileyici miras, çokça bulunan cüzzam evlerinin, ilerleyen dönemlerde hastanelerin temeline öncülük etmesidir. Veba ise, 1348 yılında başlayıp, adeta bir kasap gibi Avrupa’nın üçte birini çok kısa sürede yok etmiştir. Hatta bazı doktorlar ve rahipler, bu hastalığın tedavisini, o dönemin yetersiz tıp bilgileriyle çaresizce aramış; ısırgan otu yedirmiş, güvercin pisliği kullandırmış; hatta çocukları kesip etleriyle beslenmenin tedavi olacağını düşünmüşlerdir. Bu dönemde, doktorlara ve rahiplere karşı ciddi bir güven kaybı yaşanmıştır. Vebanın bir diğer yönü ise, dünya çapında, özellikle Avrupa’daki feodalizmin sonunu getirmesidir. Çok fazla ölüm nedeniyle işçi sayısı azalmış, topraklar bölünmüş ve toprak sahipleri, daha önce ömür boyu emeklerine sahip olduklarını düşündükleri insanlara kiralamaya başlamışlardır. Böylelikle işçi maliyeti o denli yükselmiş ki, haftada iki gün çalışarak bile geçinmek mümkün olmuştur. Frengi için ise yazar, özellikle 14. yüzyılda, Fransa, İngiltere ve Almanya gibi bölgelerde hamam kültürünün yaygın ve insanların bugünkünden bile fazla yıkandığı bir dönemde, frenginin yayılmasıyla hamam kültürünün tamamen yok olduğunu ve yasaklandığını belirtir. Bu süreçte insanlar daha az yıkanmaya başlamış, yün elbiseler kokmasın diye iç çamaşırı ve akabinde parfüm
Mahşerin Dördüncü AtlısıAndrew Nikiforuk · İletişim Yayıncılık · 2022246 okunma
7/10
·448 syf.··
2026 28. kitabı
Kitap cadılar ile cadı avcılarının ölümcül bir düşmanlıkla birbirinden ayrıldığı bir dünyada geçiyor. Cadı olan Lou, kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalışırken kader onu bir cadı avcısı olan Reid ile zorla evliliğe sürüklüyor. Hikaye ilk bakışta “nefretle başlayan bir birliktelik” üzerine kurulmuş gibi görünse de, zamanla ikisini sadece birbirine değil, aynı zamanda kendi inançlarına ve geçmişlerine de sorgulatan bir sürece dönüşüyor. Lou karakteri benim için oldukça renkli ve keyifli bir karakterdi; onu okumak gerçekten çok eğlenceliydi. Reid ise tam anlamıyla “adamın dibi” diyebileceğim bir karakter. Anlayışı, sabrı ve ince düşünceleriyle tam bir green flag diyebilirim. Sadece Lou ve Reid’in ilişkisi kağıt üstünde “düşmandan aşka” dinamiği taşısa da, geçişler bazı yerlerde hızlı ya da eksik hissettirdi. Bu yüzden zaman zaman “ne ara bu noktaya geldiler?” diye düşündüğüm oldu. Fantastik taraf ise aslında büyük bir sır üzerine kurulu; karakterlerin sandığından çok daha derin soy bağları ve geçmiş bağlantılar ortaya çıkıyor. Finalde ben de karakterlerle birlikte şaşırdım çünkü herkesin birbiriyle akraba çıkması “Ben neyi kaçırdım?” diye sorgulattı. Bu kısım kafa karıştırıcıydı. Yan karakterler, özellikle Coco ve Ansel, hikayeye güzel bir renk katıyor ama onların hikayeleri ve dünyaları da daha derin işlenebilirdi. Bu yüzden genel olarak “potansiyeli çok yüksek ama tam açılmamış” bir evren hissi bıraktı bende. Özetle; sevilebilir karakterler ve ilgi çekici bir dünya var. Ancak özellikle sonlara doğru romantik gelişim ve fantastik mitoloji dengesi tam kurulamadığı için hikaye biraz hızlı toparlanmış ve aceleye gelmiş gibi hissettirdi.
Yılan ve GüvercinShelby Mahurin · Yabancı Yayınları · 20212,649 okunma